Abdullah BİR Evlen(me)mek mi Daha Doğru!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Evlen(me)mek mi Daha Doğru!
Abdullah BİR

Evlen(me)mek mi Daha Doğru!

TÜİK’in ülkemizde ki evlilik çağında bulunan kadın ve erkeklerin evlilik oranlarının düşmesi, evlilik yaş ortalamasının yükselmesi, boşanma sayılarının artması konusunda açıkladığı istatistik rakamlarına bakılırsa yakın bir gelecekte milletimiz ve devletimiz “Yaşlı Nüfus artışı ve Nüfus artış oranının düşmesi, emekli sayısının artması, Sosyal Güvenlik açıkları” vb konularda ciddi problemlerle uğraşmak zorunda kalacak.

Bu sorunların üzerine çalışan kadınlara uygulanan pozitif ayrıcalık, 6284, Cedaw ve İstanbul Sözleşmesi gibi erkeği potansiyel ve peşin suçlu kabul eden yasal düzenlemeleri eklediğimiz de günümüzün bekar ve dul erkekleri “ günde-haftada-ayda bir bardak süt içmek için evde huysuz ve doyumsuz bir inek beslemeye gerek yok, çarşı Pazar pastörize süt dolu” düşüncesiyle evlilikten uzaklaşıyor, sevgili hayatı ( haram olan nikahsız birliktelik, zina) yaşamaya yöneliyor. Ülke nüfusunun büyük bir çoğunluğunun ( % 70) kimsenin başkasının hayatına karışmadığı, akrabalık ve aile bağlarının kopuk olduğu şehirlerde yaşadığını, özellikle kızların “rahat ve özgür yaşama” yaşamak adına üniversite hayatı için büyük şehirleri tercih etmesini göz önünde bulundurduğumuzda gençler arasında ki gayri meşru yaşantının hangi oranda olduğunu tahmin etmek hiç de zor olmuyor.

Bunların üzerine bekârlıkların da sevgilileri ile her haltı yiyen, ama iş evliliğe geldiğinde “Türkiye de eli ayağı düzgün, ahlaklı, haddini bilen, bedenen olduğu gibi düşünsel olarak da namuslu “el değmemiş” Müslüman kız-kadın kalmamış” şikayeti ile namuslu kız arayan günümüzün şerefiz gençleri ve erkeklerini de eklediğimizde insanlarımızın ahlak anlayışının ne olduğu da net olarak görülüyor.

Evlilik çağında ki kızların ve ailelerinin kendi maddi ve fiziksel durumlarını göz ardı ederek erkek ve erkeğin ailesinden talep ettikleri fiziksel, maddi beklentiler de namuslu, Müslüman genç veya dul erkeklerin evlilik-nikah-düğün denildiğinde kuduz itten kaçarcasına evlilikten kaçmasının en büyük sebeplerinden bir tanesi.

Bir, iki, üç derken yukarıda ki nedenlerden dolayı erkeklerin olumsuz sonuçlanan evlilik çabaları Müslüman ve Namuslu erkeklerin evlilikten umudu kesmelerine sebep oluyor ve bu erkekler bir süre sonra  ” Türkiye de ve dünya da eli ayağı düzgün, ahlaklı, haddini bilen, bedenen olduğu gibi düşünsel olarak da kadın olan Müslüman kız-kadın kalmamış” düşüncesiyle evlenmekten vaz geçiyor.

Bizim aşağıda ki sözlerimiz böyle dar ve kısır düşünen Namuslu Bekar veya Dul Müslüman erkeklere, o yolun ( evlilik dışı hayat yaşayan) yolcusu olan diğer erkek ve kızlara sözümüz tesir etmez zaten…

Siz nasıl gençlersiniz ki önünüze çıkan iki kıytırık engelden sonra gönlünüze göre hanım bulmaktan ve evlenmekten umudunuzu kesiyorsunuz?

Doğru kızı-erkeği bulma ve evlilik konularında neden bu kadar umutsuzsunuz, “çok ideal değil ama bununla % 50 mutlu ve huzurlu olabilirim” dediğiniz, diyebileceğiniz bir kız-erkek ile yeni bir yuva kurmaktan, helal bir hayat yaşamaktan ne için bu kadar çok korkuyorsunuz?

Emin olun ben sizin yerinizde olsam bir kez bile “zina” bataklığına düşme “riskiyle” karşılaşmaktansa doğru insanı bulana kadar (hatalı da olsa) İslami şartlara uygun 2-3 evlilik yapardım şimdiye kadar.

Olmaz mı?

Neden olmasın?

Tercihleriniz hatalı da olsa ne kaybedersiniz?

Biraz zaman ve para.

Ne kazanırsınız?

Zina yapmamış, namuslu erkek olmanın şerefini, Ahiret için sermaye, Sabır, tecrübe ve İlim.

Tercihiniz doğru olursa ne kazanırsınız?

Dünya huzuru, göz aydınlığınız olacak bir hanım ve göz nuru çocuklar.

Diğer taraftan (pek mümkün değil ama ) bu koca ülkede kafanıza göre evlenecek kız bulamadınız, iyi de kardeşim ülkede yoksa günümüzde ki iletişim imkanlarını dikkate aldığımız da artık kocaman global bir köy haline gelmiş dünyada da mı aradığınız özelliklerde bir kız yok?

Dünya sizin yaşadığınız ilçeden, şehirden, bölgeden ve Türkiye den ibaret değil ki.

Yakın çevremizde ki ülkelerde ( Makedonya, Ukrayna, Rusya, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Suriye vb) bizim yerli kızların beklenti ve taleplerinin % 25- 30 una sizi bir ömür mutlu edebilecek kız ve kadınlar var.

Ama yabancı kızlarla evlilik için Rusya ya pirince giderken elde ve evdeki paradan olmamak,  kısaca dolandırılmamak için uyanık ve dikkatli olmak zorunda olduğunuzu da göz önüne alın.

Özetle Sevgili kardeşlerim eminim sizler biliyorsunuz ama belki “unutmuşsunuzdur” düşüncesiyle ben bir kez daha hatırlatayım.

İSLAM’IN EMİR ve YASAKLARI’nın TAMAMININ TEMEL AMACI İNSANLARIN KENDİLERİNE, TOPLUMA, DİĞER CANLILARA ve ÇEVREYE ZARAR VERMELERİNİ ÖNLEMEKTİR.

Bu nedenle de İslam da;

TOPLUMSAL-BİREYSEL ZARARLARIN ÖNLENMESİ BİREYSEL FAYDANIN SAĞLAMASINDAN DAHA ÖNCELİKLİ ve ÖNEMLİDİR.

Örnek:

KÖTÜ ÖRNEK, FİTNE ve ZİNA gibi sonuçları itibarıyla zararları “Çok Boyutlu, Yıkıcı ve Toplumsal” olan konulardan dolayı meydana gelebilecek zararları “hatalı bir insan ile evlilik yaparak” da olsa önlemek, bir insanın yanlış kişiyle yapacağı evliliği yapmamasının getireceği faydayı sağlamaktan daha öncelikli ve gereklidir.

Bu nedenle öncelikle umudunuzu, sabrınızı kaybetmeyin ve kafalarımızda kendi ellerimiz ile TAĞUT-İLAH-RAB yaptığımız, korktuğumuz EL-ALEM putlarının NE DER-DEMEZ korkularını yüreklerinizden ve kafalarınızdan silerek, hatta mümkün olduğu kadar o putları yıkarak işe başlayın işe.

Bir işe kalkıştığınızda Kafanız ve yüreğinizde ki ilk düşünce,

“ALLAH NE DER, NE DÜŞÜNÜR, NE YAPMAMI İSTİYOR” olsun, çünkü

Su akar yatağını bulur
Her şey olacağına varır,
Kişi er veya geç dengine varır
Rüzgâr eken, fırtına biçer
Bir kız-erkek de Namus ve Ahlak olmaz ise kişi layık olduğu ile muhatap olur…

Allah hayırlı, doğru karar ve işlerinizde Yar ve Yardımcınız olsun.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER