Yaşar BAŞ Cemaatler Denetlensin mi!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Cemaatler Denetlensin mi!
Yaşar BAŞ

Cemaatler Denetlensin mi!

Zaten denetlenmiyor mu? Bu ülkede yasal denetim yolları herkes için işlemiyor mu? Hangi cemaat denetime kapalı ki? Hangi cemaat mensubu suç işledi de işlediği suç nedeniyle yasal denetim yolları işletilmedi?

 

Türkiye’de hiç kimse herhangi bir cemaatin denetim dışı olduğunu iddia edemez. Mali ve cezai denetim zaten yapılıyor. Suç işlediği bilgisine ulaşılan herkes te soruşturuluyor ve suç işlemişse de cezalandırılıyor.

 

FETÖ’nün inşa ettiği asimetrik tablo, adına cemaat demeye dilim varmayan bu multikarakter suç örgütünün, denetim organlarını ele geçirmesine bağlı olarak ortaya çıkan çok yönlü krizin karakterini de doğru okumak lazım.

 

Bu milleti binlerce yıl ayakta tutan ve kıtalar ötesine taşıyan cemaat olgusu ve değerlerinin, bir suç örgütü tarafından devlet kuvvetlerini ele geçirerek paralel bir örgüt kurma aracı haline getirilmesinin vebali cemaat olgusu ve değerleri değildir.

 

Herhangi bir suç örgütünün hareket noktası nadiren dini bir motivasyon olur ama nadiren de olsa  olabilir.

 

Birçok suç örgütü var. Bunların kaç tanesi dini bir motivasyon ekseninde örgütleniyor ki?

 

Peki bir suç örgütü tamamen en başından itibaren devleti ele geçirme amacıyla sahih bir geleneği kopyalayarak dini motivasyon ekseninde örgütlenebilir mi? Elbette örgütlenir. İşte FETÖ. Tam olarak böyle örgütlendi.

 

Peki başlangıçta sahih bir İslami gelenek üzere olan herhangi bir cemaat, iktidarın parçası olma iştahı ile suç örgütüne dönüşebilir mi? Elbette dönüşebilir. Bunların da örneğini görüyoruz.

 

Tartıştığımız konular, devlet kuvvetleri içinde örgütlenerek devleti ele geçirme, paralel bir devlet örgütü kurma amacı taşıyan örgütlenmeler oluyor ama tamamen çıkar amaçlı cemaat görünümlü suç örgütleri de olabilir.

 

Cemaatlerin güçlü örgütsel motivasyonunu ve hiyerarşisini, devlet içinde paralel örgütler kurmak için araç haline getirilmesi elbette bir kırmızı çizgi olmalı. Zaten de kırmızı çizgidir.

 

Sadece cemaatler değil her türlü örgütlenme biçimi suç örgütüne dönüşebilir veya suç örgütü işin perde haline getirilebilir.

 

Örneğin bir veya birden çok dernek şeklinde örgütlenmiş suç örgütü tespit edildiğinde, derneklerin tümden yasaklanmasını öneren oluyor mu?

 

Cemaat kavramını istismar ederek suç örgütüne dönüştürenler zaten en büyük zararı sahih geleneğe temsil edenlere veriyor. Hayatı boyunca sahih İslami geleceği takip etmek dışında hiçbir amaç taşımayan, cemaat görünümlü suç örgütlerinin zaten mağduru olan insanlardan bir de bu namussuzların hesabının sorulması adil bir çözüm olur mu?

 

Bunun dışında cemaatlerin kategorik olarak tamamının potansiyel suç örgütü olarak görülmesi bizi doğru noktalara götürmez. Türkiye’nin esas sorunu özellikle de 28 Şubat döneminde Türkiye’nin cemaat çeşitliliğinin yok edilerek, dini motivasyon taşıyan insanların bulunduğu sahanın kökü dışarda bir terör örgütüne teslim edilmesi olmuştur.

 

Devlet içinde paralel örgütsel hiyerarşi kuran, devlet kuvvetlerini yasal olmayan amaçlar için kullananlar elbette takip edilmeli ve gereken müdahale de yapılmalı.

 

Yapılıyor da zaten. Dini bir motivasyon ekseninde insanları toparlayıp dolandıranlar, ırzına namusuna göz koyanlar, yasadışı amaçlar için kullananlar zaten cezalandırılıyor mu..

 

Ancak suiistimaller var diye bin yılı aşan bir irfan geleneğinin bütünüyle potansiyel sanık haline getirilmesi doğru bir fikir olamaz.

 

Cemaatler de içinde bulundukları bu ortamın gerektirdiklerini çok iyi kavramak zorunda. Bu tablonun sorumlusunun kim olduğu da önemli ama sebebi ne olursa olsun sürdürülebilir bir yeni düzen inşa etme konusunda herkes eşit sorumluluk altında.

 

Bir temel kavram istismar edildiğinde, o kavramı terk etmek asla bir çözüm olamaz. Aksine kavramın özünün ve esasının güçlendirilmesine ve istismarının önlenmesine ihtiyaç olur.

 

Devletin görevi, asli esaslara bağlı kalanla bunu istismar edeni ayırmak ve istismar edenden hesap sormaktır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER