Eyüphan KAYA Hdp‘Nin Kapanması Çare Mi!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Hdp‘Nin Kapanması Çare Mi!
Eyüphan KAYA

Hdp‘Nin Kapanması Çare Mi!

Esefle belirteyim ki devlet olarak dünya ölçülerinde dört başı mamur vatandaş yetiştirememişiz. Tarih derslerinde kökümüz olan Osmanlı tarihini lekelerken, cumhuriyet dönemini da cilalayarak parlatarak anlatmışız, bir de baktık ki Kemalizm denen ladini, ne olduğu belirsiz bir sistem karşımıza çıktı.

 

Bu sitemin, dini yok, dil yok, örfü yok, tarihi yok.

*Malumunuz  laiklik ilahi öğretiyi tanımıyor,

*28 harflik bir alfabe var elimizde, konuşma dilimize cevap veremediği için  kelimelerimizin yarısı yamuk yumuk çıkıyor,

*Örf, Adet, gelenek zaten hukuki açıdan norm sayılmaz,

*Tarih ise bir hayli taraflı ve çoğunlukla yalan üzerine kurgulanmış vaziyette,  gel de bu sitemde yetişen insandan başarı bekle, akıl karı mı?

 

Dolayısıyla bu başarısızlık sistemin tüm çarklarına yansıdığı gibi siyasete de yansımış vaziyette. CHP’yi Türklerin başına bela ettiler, yetmedi HDP’yi de Kürtlerin başına bela ettiler.

Tek parti döneminde on binlerce babayiğitler öldürüldü, 5816 numaralı yasadan dolayı o dönemi yeterince  eleştiremiyoruz.

HDP de on binlerce vatandaşlarımızın öldürülmesine sebep olan JİTEM-PKK kavgasının ürünü olarak karşımıza çıktı. Yaşanan mağduriyetler münasebetiyle vatandaş HDP’yi kucağında gördü.

Ak Parti iktidarıyla gelişen insani münasebetler sonucu bu oyunlar artık tutmuyor, CHP kendini vatandaşa kabul etme yollarını ararken kabahatleri kaba olduğu için bir türlü siyasette açtığı yara kapanmıyor,

HDP ise, ben buyum isteyen arkamda gelir isteyen gelmez dercesine yoluna devam ediyor, yüzlerce yarım hocaları Seyda diye tanıtıp dini açıdan da Kürt halkı nezdinde kendini akredite etti, 80 vekille meclise gidene kadar. O zamana  kadar da duyarlı Kürtlerin bir kısmı bir ihtimal belki toplumsal huzura bir katkısı olur diye HDP’yi pek eleştirmedi, fakat ondan sonra yapılan erken seçimde 21 vekilini halk geri aldı, yine umurlarında değil. Onlar kendince şöyle düşünüyorlar “biz bizi birkaç seçim idare edecek kadar seküler bir taban yetiştirmişiz, sandalye sayımızın az yada çok olması önemli değil önemli olan meclise olmamız ve küfre hizmet etmemizdir” dercesine bir siyaset yapıyorlar. Vatandaşın önüne aro/garo bırakarak meclise vekil yerine emir eri gönderiyorlar.

O gün bu gündür her seçimde oyları düşüyor, ama kankası CHP ile yer yer biri diğerine katkı veriyorlar.

 

Bu süreçte bu defa kapanması gündemde eğer böyle bir durum söz konusu olursa HDP için gün doğar, mağduriyet üzerinde tekrar karşımıza çıkar. Yine bir dönem hebaen mensura(boşa) gider, 2023 sonrası yine mecliste horoz döğüşü devam eder.

Halbuki bunun yerine millet ve memleket adına, hak ve adalet için HDP’nin su-i istimal ettiği argümanları elinden alınsa zaten kendiliğinden barajın altında kalacak, baraj için düşünülen %5 yada %7’yi aşsa da küçük marjinal bir grup olarak meclisin bir köşesinde gel git yaparlar, varsın birilerinin sesi olarak orada olsunlar, birbirini yesinler, 30-40 vekilden ne çıkar?

Yani eğer bu memleketin huzur ve selameti isteniyorsa HDP’nin kapanması gibi bir derdimiz olmamalı, doğru siyaset yaparsak vatandaş HDP’yi sandığa gömer, çünkü yaşaması için bir gerekçe kalmaz, siyasetçilerimizin tam tersine “biz nerede yanlış yapıyoruz ki HDP vatandaşlarımızdan oy alıp karşımıza dikiliyor” sorusunun cevabını bulmalılar.

Vatandaş tam da HDP’den soğuyup bir çare arıyorken, bir kurtuluş yolu ararken bir de bakıyoruz ki vatandaşın yönünü HDP’ye çevirmek için bir gerekçe oluşturuyor.

AK Parti ve MHP ve duyarlı birkaç parti daha bir araya gelip aşağıdaki çalışmaları yaparsa HDP’nin pabucu dama atılır,

1-Ankara’da Kürt Araştırma Merkezini kurup, hem kendi ülkemizin Kürtlerine hak ve adaletle muamele eder, hem de diğer ülkelerdeki Kürtleri haklarına sahip çıkmalı,

2-Pilot okullarda anadil eğitimi ve iki dilli eğitim verilmeli,

3-Diyarbakır’da Şeyh Sait ve arkadaşlarının ruhuna Fatiha okuyup, iadeyi itibar edilmeli,

4-İletişim dilinin her alanına Kürtçe de eklenmeli,

5-PKK ile olan mücadele devam etmeli, sürecin neden bozulduğu anlatılmalı, HDPKK’nin Kürt halkı ve Kürt haklarıyla bir derdi olmadığı uluslar arası bir oyunun parçası olduğu anlatılmalıdır.

6-AK Partinin içindeki hırsız/arsız kimselerin partiden ayıklanmalı,

7-Hiçbir vekil adayı iki dönem vekillik yapmış kimselerden seçilmemeli,

8-Cumhurbaşkanlığı istişare kurulu gibi cumhur ittifakının da nitelikli bir istişare grubu olmalı, ama bunlara masrafları dışında bir ödeme yapılmamalı,

9-Bir şehrin 7 vekil adayı varsa her yedisi de halk tarafından kabul görmeli,

10-Vekil adaylığı için 8-10 şart getirerek vekilliğin bir değer olduğu hissi vatandaşa hissettirilmelidir. Elini kolunu sallayan sıradan kimseler “selamünaleyküm ben vekil adayınızım”  diyebilme sakatlığı ortadan kaldırılmalıdır.

Gör bakayım oylar nasıl da adresini buluyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan 50 yıllık hayatıyla bir duruş ortaya koymuş, vatandaş o olmadan bu sitemin oturmayacağını biliyor, ama onun da bunun kıymetini bilmesi lazım, çevresinde bir sürü sakat insanlar var. Danışmanlarının çoğu sorun, sıkıntıları ona iletmiyorlar.

Mesele budur, yoksa duygularımıza yenik düşüp, kendimizi aşmayıp halkın önüne çıkılmazsa valla peşinen kaybetmiş sayılıyoruz bunu unutmayalım.

Benden söylemesi.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER