Bülent ERTEKİN 2 8 Ş u b a t' a d a i r i l g i n ç i k i h a t ı r a
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
2 8  Ş u b a t' a  d a i r  i l g i n ç  i k i  h a t ı r a
Bülent ERTEKİN

2 8 Ş u b a t' a d a i r i l g i n ç i k i h a t ı r a

Sıkılanlar...

Usananlar...

"Bıktık artık!!!" diyenler olabilir. Bıkmadan usanmadan herbiri bir ibretlik olan 28 Şubat'ın her anını iliklerine kadar yaşayan insanların bizzat yaşadıklarını yazmaya her daim devam edeceğiz.

Birinci Hatıra:

Eski vekil Şeref Malkoç anlatıyor.

"Nisan 1998'de Erbakan hoca telefonda bana 'Ankara emniyetinden polisler beni almaya geldiler' dedi.

'Hocam nasıl olur, siz başbakansınız, evinizde 10 koruma var.

Size bunu nasıl yaparlar?' deyince 'Hemen gel' dedi. Balgat'taki konutuna gittim.

Elleri silahlı polisler evi kuşatmışlardı. Amirleri ile görüştüm, 'emir var' dediler.

Hemen Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne gittim. Emniyet Müdürü Cevdet Saral'a;

-Bunu nasıl yaparsın? Sen Erbakan hocayı, bir başbakanı nasıl polise aldırırsın?' diye sorunca kendisi bana

-Bunun savcı Nuh Mete Yüksel'in talimatı olduğunu söyledi.

Emniyet ve hükümetle görüşüp polisleri konuttan geri çektirdik."

İkinci Hatıra

"28 Şubat'ta olan bir olayı anlatacağım.

Bunu bir Hasan Gül bir de ben bilirim.

İsmail Hakkı Karadayı, Çevik Bir, Tansu Çiller, Süleyman Demirel ve Erbakan Hoca bir toplantıya girdi.

28 Şubat postmodern darbesi öncesi Milli Güvenlik Genel Sekreterliği'nde son toplantıydı.

Saat 10'da toplantı başladı. Saat, 13.00'a kadar sürdü. Öğle ezanı okundu.

Çiller'e yanındakiler kuşburnunu hazırlıyor. Demirel'e yanındakiler ilacını hazırladı. Onlar tedbirli gelmişti.

Bizde ne çanta ne de başka bir şey var.

Hasan Gül bana "İbrahim, Hoca kesin abdest almaya çıkacak" dedi.

Havlu, terlik hiçbir şey yok. Mola verdiler.

Hoca, kan ter içinde kalmış.

Erbakan Hoca, Hasan abiye "Hasan bana bir abdest aldırın" dedi.

Koca Başbakanı aldık, asker tuvaletine götürdük.

Ben, rahmetlinin ceketini aldım.

Havlu kağıtlarını hazırladım.

 Merhumun biraz kilosu vardı. Askeriyenin lavaboları yüksekti. Bacağını zor kaldırıyordu.

Hasan müdür, Erbakan Hocanın koluna girdi, tam sağ ayağından abdest alırken, içeriye Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı girdi.

İsmail Hakkı Karadayı, alaycı bir tavırla ve uygun olmayan bir görüntü ile,

-Hoca, abdest mi alıyorsun?" dedi.

Erbakan Hoca da ayağını indirdi ve,

-Evet, abdest alıyorum dedi.

Başbakan Erbakan'ın karşısında pisuara gülerek aşağılayıcı bir şekilde küçük abdestini yaptı. Çok çirkin bir görüntü yaşandı.

Ülkenin Genelkurmay Başkanının, Başbakana yaptığı saygısızlığı asla unutmadım.

Erbakan Hoca abdestini yeni baştan almaya başladı.

Abdest tazeledi, Hoca ayakkabısının arkasına bastı. -Nerede namaz kılacağız" dedi.

Bu ülkenin Başbakan'a askeriyede namaz kılacak yer arıyoruz.

Bu duruma bakar mısınız?

Bir Astsubay, Erbakan Hocanın namaz talebini duyunca

-Aman Çevik Bir görmesin dedi. Astsubay,

-Benim odamda seccade var.

Orada gizlice kılabilirsiniz. dedi.

Erbakan Hocayı namaz kılarken kimse görmesin diye adeta her şeyi yaptık.

Erbakan Hoca, öğle ile ikindiyi cem etti.

Şaban Kalafat

Yüzyıllık yakın tarihmizde,  koynunda gizli Haç taşıyanların, Hilalin çocuklarına hayasızca tasallutundan sadece küçücük bir kesit bu!

Umarım içimizdeki çıbanbaşı kriptoları farkediyoruzdur. Umarım ders almışızdır.  

 

Selam ve dua ile...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Web Tasarım