Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2
29.03.2021 07:58:12

 

Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2

Geçen yazımda temas ettiğim mevzûnun asıl yönü şudur. Bilhassa “münevver” olma iddiasında bulunan kimselerin, Külliyat’ı takdir etmekle birlikte onu anlamaya çalışmama gibi bir samimiyetsizlik içinde hapsolmalarıdır.

 “Risale-i Nur’u anlamıyorlar, yahut anlamaya çalışmıyorlar” şeklindeki sayhalaşmış çığlık meseleye ne güzel dikkat çeker. Aziz ve Muhterem Müellifin, eserlerinin “dâvâ değil, dâvâ içinde bürhan” olduğunu beyanla  en büyük kuvvetinin bundan geldiğini ifade etmesi, Külliyat’ı anlamak isteyenlerin onun temel bakış açısını kavradıktan sonra harekete geçmelerinin mecburiyetini çok iyi anlatır. (Kastamonu Lahikası)

Eskilerin “şerh-i mütun” adını verdikleri metin tahlili çalışması şu esası öngörmektedir. Bir eser “tefhim” edilmeye çalışılırken, yazıldığı günün-veya yılların şartları tam olarak anlaşıldıktan sonra işe girişmek gerekir.

Eğer o metin veya eser devrin “hakikî” zaruretleri ve o husustaki mesuliyeti kaldırıcı hâlleri, ihbar ve beyânlar kavranmadan değerlendirilip referans alınmaya kalkışılırsa bu gayretin neticesinin “müsbet” olacağı hayallenemez bile.

 "Değerlendirme” mefhumu ile “tefhim”in eş manalı olmadığını belirtmek gerekir. Değerlendirme, sübjektif ve oportünist yaklaşımlara daha açıktır.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER