Canik belediyesi gururla sunar!
Canik Belediyesi değerli başkanı Osman Genç önderliğinde Samsun’un geleceğine, Kültürüne ve sanatına katkı sunmaya devam ediyor
Türkiye
- 18-10-2015 11:00
Canik Belediyesi değerli başkanı Osman Genç önderliğinde Samsun’un geleceğine, Kültürüne ve sanatına katkı sunmaya devam ediyor..
Doçent Doktor Önder Duman’ın kaleminden Meşrutiyetten Beyaz Devrime Canik – Samsun’da Seçimler ve Siyaset..
Canik Belediyesi olarak siyaseti insana hizmetin bir vasıtası olarak görüyoruz..
Çünkü insanlığa huzur ve mutluluğu getirecek olan siyasettir. Bu nedenle siyaseti doğru öğrenilmesinin ve doğru uygulanılmasının gerektiğine inanıyoruz..
Siyasetin geçmiş, bugün ve gelecek bağlantıları içinde düşünülmesi zorunludur. Daha açık olarak söylersek siyaset; sosyal yapının temel özelliklerini, geçmişten gelen, bugünde şekillenen ve geleceğe çevrilen boyutlarıyla kavramayı gerektirir.
Bize göre Siyaset, gelecekte ne olup biteceğini bugünden başlayarak belirleme öngörüsüdür.
Yine bize göre Samsun'un siyasi tarihi Türkiye'nin geçmişinin aynasıdır.
Bu nedenle Canik Belediyesi olarak, geleceğimizi şekillendirme adına son derece önemli bulduğumuz bir kültür hizmetine imza atarak Meşrutiyet’ten ‘Beyaz Devrim’e Canik-Samsun’da Seçimler ve Siyaset (1877-1950) adlı kitabımızı Samsun kültürüne hazinesine kazandırmanın mutluluğuyla yeniden karşınızdayız.
Bundan önce Samsun’un kültürüne sunduğumuz "İlkçağdan Cumhuriyete Canik (Samsun)", "Tarih Boyunca Karadeniz Ticareti ve Canik", "Bilim, Ahlak ve Sanat Bağlamında Çağdaş İslam Algıları" ve "Gelenekten Moderniteye (1923-1950)", “Geçmişten Günümüze Samsun/Canik ve Değerleri” kitaplarımızla birlikte olarak bu son eserimizin Samsun’un siyasi tarihini göz önüne sererken aynı zamanda geleceğimiz için önemli mesajlar ve önemli ipuçları vereceğini düşünüyoruz.
Bu kitabımızda Samsun’un neden “Demokrasi Şehri” unvanını alması gerektiğini tarihi gerçeklikleriyle öğrenmiş olacaksınız.
Bu eser özellikle geleceğimiz olan gençlerimiz başta olmak üzere herkesin mutlaka okuması, incelemesi ve üzerinde düşünmesi gerektiğine inanıyoruz.
Çünkü; Türk tarih ve kültürüne yaklaşık bin yıldır büyük katkılar sağlayan Canik'in unutulan ve bilinmeyen değerlerini ortaya çıkarmayı, mevcut değerleri korumayı Canikli gençlerin omuzlarındaki büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Türk tarihinin ilk genel seçimleri 1839 yılında halkın isteklerini göz önünde tutan daha etkin bir yönetim anlayışını ikame etmek için bir fermanın uygulamaya konulmasıyla gerçekleştirildi.
Bu seçimler bir ilk olmanın da ötesinde doğrudan demokrasinin en çarpıcı örneğini ortaya koyması açısından da önemlidir.
1876 yılında yürürlüğe giren Kanun-ı Esasi, Anayasada Meclis-i Umumi olarak anılan ilk parlamentonun “Heyet-i Mebusan ve “Heyet-i Ayan” olmak üzere iki kanattan ve Mebusan kanadının seçimle oluşması öngörülüyordu.
Seçmen olmak ve seçilebilmek için erkek olmak, Türkçe bilmek, itimada layık olmak, iyi ahlak sahibi olmak, 25 yaşından aşağı olmamak, az çok emlak sahibi olmak gerekiyordu.
Bu esaslar dahilinde Mebusan Meclisi için seçimler vilayetler bazında 31 seçim çevresinde 1877 yılı başında yapıldı. 68’i Müslüman, 48’i gayrimüslim 116 mebus ile ilk Osmanlı Mebusan meclisi 19 Mart 1877’de II. Abdülhamit’in açılış konuşmasıyla Sultanahmet Darülfünun binasında açıldı.
93 Harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlı Rus Harbi sırasında Meclisin padişah iradesi ile kapatılması ile anayasa ve dolayısıyla meşruti idare askıya alındı.
23 Temmuz 1908’de Meşrutiyet’in yeniden ilanı sonrasında yıl sonunda seçimler yapıldı ve bu seçimlerde Canik Sancağı kendi müstakil mebuslarını Mebusan Meclisine gönderdi.
Tarihimize sopalı seçimler olarak geçen 1912 seçimleri tüm ülke genelinde olduğu gibi Canik’te de İttihatçıların mülki ve askeri erkânı arkalarına alarak, daha doğrusu bunları bir baskı unsuru olarak kullanarak kendi adaylarını seçtirmiş, Hacı Mehmet, Hakkı, Süleyman ve Talat beyler Canik mebusu olmuşlardır. 1914 seçimlerinde de yine İttihatçıların adayları Avnizade Talat Bey, Todoraki Efendi, Osman ve Nihat beyler mecliste Canik’i temsil ettiler.
Son Osmanlı Mebusan Meclisi 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgali sonrasında İtilaf Devletlerinin baskısı ile kapatılması sonucu Ankara merkezli Milli Mücadele hareketi kendi milli meclisini oluşturdu.
Mart ayı sonu Nisan ayı başında yapılan seçimler sonucunda 23 Nisan 1920’de ilk Büyük Millet Meclisi çalışmalarına başladı.
Bu meclise Canik, diğer sancaklar gibi 5 mebus gönderdi. Mehmet Şükrü Bey, Ahmet Nafiz Bey, Süleyman Bey, Ahmet Hamdi Bey ve Hasan Fehmi Bey I. TBMM’de Canik mebusu olarak bulundular. Bu ilk mecliste son Osman meclisinde bulunanların da katılma hakkı olduğu için Emin Bey de yine bu ilk TBMM’de Canik mebusu olarak görev yaptı.
TBMM 1923 Nisan ayı başında seçimleri yenileme kararı aldı ve seçim kanununda değişiklik yapıldı. Her 50.000 erkek için bir mebus seçilmesi ve seçmen yaşının 18 olarak belirlenmesi ile vergi verme şartının kaldırılması en dikkat çekici yeniliklerdi. Seçimler bu yeni esaslar doğrultusunda yaz başında gerçekleştirilirken Müdafaai Hukuk Grubunun adayları ülke genelinde olduğu gibi Canik’te de seçimleri kazandı. Talat Avni, Cavit Paşa ve Süleyman Necmi Bey Canik mebusu olarak Ağustos 1923’te Meclise girdiler.
1923’ten 1945’e kadar devam eden bu tek parti döneminde iki kez çok partili hayata geçiş denemesi oldu. İlki Milli Mücadele döneminin önemli isimleri tarafından kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, diğeri ise Serbest Cumhuriyet Fırkası’dır (TPCF). Kasım 1924’ten Haziran 1925’e kadar sadece 7 ay siyaset sahnesinde kalabilen TPCF herhangi bir seçime katılamamış, programında yer alan “efkâr ve itikad-ı diniye hürmetkâr” olma ilkesi ile Şeyh Sait isyanı arasında bağlantı kuran İstiklal Mahkemesi kararı ile kapatıldı. İkinci deneme olan SCF ise tamamen Mustafa Kemal’in isteği doğrultusunda Fethi Okyar tarafından kurulmuş, ancak o da sadece 99 gün siyasi hayatta kalabilmişti.
Taşradaki ilk şubesi Samsun’da kurulan SCF, 1930 belediye seçimlerinde başta Samsun olmak üzere pek çok yerde gösterdiği başarı karşısında, kurucu Fethi Okyar’ın siyasi sahada M. Kemal’le karşı karşıya kalacağını gerekçe göstererek fesih kararı alması ile siyasi arenadan çekildi.
Tek parti dönemi boyunca yapılan 1927, 1931, 1935, 1939, 1943 toplam beş genel seçimde CHP dışında başka bir partinin seçimlere katılma şansı olmadı. Dolayısıyla tüm bu seçimlerde seçmenden beklenen, partinin göstermiş olduğu adayları onaylaması, tasdik etmesiydi.
Bu şekilde cereyan eden tek parti döneminin ilk seçimi olan 1927 seçimlerinde Samsun nüfusuna nispetle altı mebusluk için yaz aylarında seçim yaptı. Parti tarafından gösterilen Avni, Asım, Ethem, Adil, Ali Ra’na ve Nusret Sadullah beyler mebus sıfatı ile Ankara’ya gittiler.
1931 seçimlerinde CHP ülke genelinde 30 mebusluğu boş bırakarak, buralara bağımsızların seçilmesine yönelik bir çalışma yürütmüş, bunlardan 2’si de Samsun için tahsis edilmiştir. Samsun’daki seçimlerde partinin aday gösterdiği Asım, Ethem, Emin Hacı Yunuszade Mehmet beyler seçilirken, boş bırakılan 2 mebusluk için bağımsızlara tek bir oy bile çıkmadı. Buralar için sonradan seçim yapılmış, CHP adayları Zühtü Bey ve Aziz Hızır bey mebus olmuşlardır.
1935 seçimlerinde seçim kanununda yapılan değişiklikler sonucu kadınların da seçime katılımı sağlanmış, seçmen yaşı 18’den 22’ye çıkarılmıştır. Şubat 1935’te yapılan seçimlerde 17’si kadın 386 CHP adayı ile 13 bağımsız mebus Meclise girdi. Samsun’da 1935 seçimlerinde CHP bir de kadın aday göstermiş, Samsun Lisesi Edebiyat Öğretmeni Meliha Ulaş diğer 7 aday ile birlikte 5. Dönemde Samsun’u Meclis’te temsil etmiştir.
1939 ve 1943 seçimlerinde de Samsun mebusları CHP adaylarından oluştu. Mehmet Ali Yörüker, Meliha Ulaş, Ruşeni Barkın, Zühtü Durukan, Süleyman Necmi Selmen, Naşit Fırat, Sabiha Gökçül Erbay, Nasuhi Erzurumlu, Mehmet Cemil Bilsel, İhsab Ezgü, Fahri Ergin, Nail Öztuzcu 6. Ve 7. Dönemlerde TBMM’de Samsun’u temsil ettiler.
Çok partili siyasi hayatın ilk partisi 1945 yılı sonunda Nuri Demirağ’ın kurduğu Milli Kalkınma Partisiydi. Bunu 1945 yılında Meclis’te görüşülen Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu tasarısında oluşan görüş ayrılıklarının etkisiyle CHP yönetimine dörtlü takrir veren Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü tarafından 7 Ocak 1946’da kurulan Demokrat Parti izledi.
Demokrat Partinin taşradaki ilk şubesi Samsun’da Şefik Avni Özüdoğru’nun başkanlığında kuruldu.
21 Temmuz 1946 tarihindeki ilk çok partili seçimlerde ilk kez bir siyasi rekabet yaşandı. Seçimler 21 Temmuz 1946’da yapıldı. 496 sandıkta yapılan seçimlerde açık oy, kapalı tasnif yöntemi uygulanmış ve bu yöntem pek çok itiraz ve şaibeyi de beraberinde getirmiştir. Seçimde özellikle Kavak, Havza, Bafra ve Terme’de yerel idarenin ve jandarmanın CHP lehine müdahalesi seçimin demokratik niteliğine ciddi biçimde gölge düşürdü.
Bu seçimlerde DP Samsun’dan milletvekili çıkaramasa da ülke genelinde baskılara rağmen 66 milletvekilini Meclis’e taşıdı.
1950 yılına gelindiğinde CHP ve DP ile birlikte Millet Partisi (MP) de siyasi arenada yerini almıştı ve gelecek olan seçimlerin önemli gelişmelere gebe olacağı aşikârdı.
14 Mayıs 1950’de seçim sonuçları açıklandığında DP’nin 487, CHP’nin 69, MP’nin 1 ve bağımsızların 9 milletvekili çıkardığı görüldü. Dolayısıyla DP’lilerin seçimden önce dile getirdiği “Beyaz Devrim” gerçekleşmiş, DP, yani halk iktidara gelmişti.
Samsun halkı oyunu DP’ye vermekten çekinmemiş, Kavak Karaaslan Köyü
Örneğinde olduğu gibi yine Samsunlu baskılara boyun eğmeyerek, demokratik seçim talebini cesaretle dile getirebilmiştir.
Tarihi bir gerçekliğin sonucu olarak haklı bir biçimde “Atatürk’ün şehri” ve “19 Mayıs şehri” unvanlarına sahip olan Samsun, yukarıdaki tespitlerin gereği olarak “demokrasi şehri” unvanına da haklı bir biçimde layıktır.
Bu kitap Canik Belediyesi olarak bizim Samsun’a ve Canik’e duyduğumuz sevginin nişanesi olmakla birlikte sizlerin de Samsun’a ve Samsunlulara duyduğunuz sevgi ve hayranlığı daha da arttıracağına inanıyoruz..