“ÇÖZÜM SÜRECİ” KİTAPLAŞTIRILDI
2013 Nevruzundan hemen sonra AK Parti Hükümeti’nin PKK ve BDP ile müzakere ederek başlattığı Barış Sürecini Gazeteci Mustafa Kılıç “Çözüm Süreci” ismiyle Parafiks Yayınevi aracılığıyla kitaplaştırdı.
Gündem
- 02-06-2014 11:48
2013 yılında başlatılan sürecin meyvelerinden biri olan ateşkes sürecinin bölgeye yansımalarını kaleme alan Kılıç, kitapta gözlemlerinin yanı sıra halka mikrofon tutuyor. Kürt sorunun kalbi olarak bilinen Diyarbakır’ı ve ilçelerini gezerek halkın barış sürecindeki umudunu ve beklentilerini kitaplaştıran Kılıç, bununla barışa katkı sağlamak istediğini belirtiyor.
AYDINLARIN GÖRÜŞLERİDE KİTAPTA YER ALIYOR
Çözüm Süreci isimli bu kitapta Kitap, Nevruz kutlamaları ve bölgeyi gözlemlerinden oluşuyor. Ayrıca Kılıç, “Kürt sorunu” üzerine fikir üreten kimi aydınlarla röportajlar da yaparak bu söyleşileri kitabın sonuna ekledi. Bunlar; Ortadoğu Çözüm Platformu sözcüsü ve Yaza Ahmet Ay, Gazeteci Ahmet Zeki Gayberî, Gazeteci-Yazar Prof. Dr. Mehmet Altan, Gazeteci Melik Duvaklı, Bölgenin kanaat önderlerinden yazar Mevlüt Mergen, Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, Gazeteci Oral Çalışlar, Gazeteci Süleyman Özışık, Kürt Aydın Yazar Ümit Fırat, Diyarbakır Said Özşanlı Barış Komitesi üyesi Yahya Kamçı ve Kürt Yazar İbrahim Sediyani’den oluşuyor.
ÇÖZÜM SÜRECİ BÖLGEYE UMUT IŞIĞI OLDU
Gazeteci Mustafa Kılıç kitabındaki takdim yazısında; “Bu güne kadar yaşanan olayların son bulması bu ülkede yaşayan herkesin hayalidir. Ölüm haberlerinin alınmadığı, yaslı ve karanlık sabahlara uyanmak yerine, güneşli ve pırıl pırıl sabahlara uyanmaktı hepimizin hayali. Bu mana da 2013’te başlatılan çözüm sürecinin bu hayallerin gerçekleşmesi adına bir umut ışığı yaktığına şahit olduk gittiğimiz, gördüğümüz yerlerde. Bölge insanlarının bu sürece nasıl baktıklarını öğrenmek, yılardır çektikleri acıların son bulacağını dair umutlarını televizyon ekranlarından çıkartıp yazıya dökmek istedim. Söz uçar yazı kalır hesabı yaşanan bu tarihi günlere bir not düşmektir amacım. Çalıştığım gazetede yaptığım yazı dizileriyle başladı bu süreç. Gazetemin sayfalarına sığmayacak notlarımı bir araya getirip kitap haline getirmemi Parafiks Yayınları’na borçluyum. Çıktığım bu umutlu yolculukta kimseyi kırmak değildir amacım. Sadece olayların bölge penceresinden nasıl göründüğünü televizyon ekranlarından izleyip ahkâm kesenlere asıl olanı göstermeyi görev belledim kendime. Bu amaçla hazırladım bu kitabı” dedi.
ARKA KAPAK SÖZLERİ
Mümtaz’er Türköne: Ben doğrusu tam 29 yıl süren bir dönemin kapandığını düşünüyorum. Silahlar yeniden konuşmaya başlarsa bu ateşkesin sona erdiği anlamına gelmeyecek. Doğrudan yepyeni bir dönemin başlaması olacak. Dönem dediğim farklı dinamikleri, farklı araçları ve amaçları olan stratejiler.
Ümit Fırat: Bu süreç, aynı zamanda Türkiye’nin geçmişiyle de bir yüzleşme ve demokratikleşme sürecine dönüşmesi nedeniyle hem kendi içersin de, hem de dünya ölçeğinde daha itibarlı bir konuma gelmesine yol açabilir. Keza siyasi itibarının yanı sıra, ekonomik olarak da çok daha iyi noktalara ulaşılabilir.
Oral Çalışlar: Türkiye şimdi zaten barışı yaşıyor. Barışın kalıcı bir hale dönüşmesi, Kürtlerin taleplerine ilişkin bazı önemli adımların atılmasıyla mümkün olacak. Tabii en önemlisi ırkçı vurguları olmayan yeni bir Anayasa yapılması.
Gazeteci Melik Duvaklı: Türkiye’nin barışa her zamankinden daha yakın olduğunu düşünüyorum. Barış çabası aleni olarak yürütülüyor ve toplumun geniş kesiminden destek görüyor. Türkiye kandan uzaklaştıkça ilişkiler de, bakış açısı da daha fazla normalleşiyor. Bu normalleşme de barışı arayışını besleyip, büyütüyor.
Gazeteci Süleyman Özışık: Feryat evlerindeki çığlıklar sustu, bundan önemlisi var mı? Her gün birkaç kente ölüm haberleriyle ilgili bağlanmıyoruz. Ölümler durdu. Sıra sıra gelen tabutlar yok artık.
Gazeteci Ahmet Zeki Gayberi: Savaşlar bir nevi, siyasetin şiddet araçlarıyla yapılmasıdır. Hiçbir savaşın kazananı, hiçbir barışın da kaybedeni yoktur. Ve her çatışma, şiddet ve savaş sonunda barış umudu olmadıkça sürdürülemez.
Ahmet Ay: Silahların susması 80 yıl ihmal edilen kardeşliği canlandırdı. 80 yıl boyunca hor görülen yerel inisiyatif ve dinamiklerimizi harekete geçirdi. Benzeri sorunları yaşayan hiçbir ülke bu kadar sağlıklı bir süreç yaşamadı. Biz 1150 (bin yüz elli) yıllık kardeşlik ve 943 yıllık berberliği yeniden keşfettik.
Mevlüt Mergen: Devlet şahıslara karşı işlenen suçları affedemez ama kendine karşı işlenen suçları istediği takdirde affedebilir.