Şimdi kaldığımız yerden devam edeceğiz. Linkini paylaştığım yazıda daha öncede söylediğim gibi hocalar hakkında doğrudan konuşmayı sevmiyorum. Fakat Cübbeli Hoca ipe sapa gelmez işlerin peşinde koşmaya devam edince, bende bu konuyla ilgili ikinci bir yazıyı gerekli gördüm.
Bu yazıyı Cübbeli Hoca’ya had bildirmek, hakaret etmek için yazmıyorum. Böyle büyük hocalara bildikleri şeyleri hatırlatmak için yazıyorum. Onlara akıl vermek bizim haddimiz değildir; insanız, bazen bildiğimiz şeyleri unutur, hataya düşeriz. Derdim Cübbeli Hoca’nın unuttuğu hakikatleri O’na hatırlatmaktır.















