Cuma Hutbesi’nde Mesaj

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu haftaki cuma hutbesinde yetim ve öksüzlere sahip çıkmanın önemi vurgulanırken, Gazze başta olmak üzere savaş ve zulüm altında yaşam mücadelesi veren çocuklara dikkat çekildi.

Güncel - 14-08-2026 14:15

Cuma Hutbesi’nde Mesaj

Hutbede, “Akrabalarımızın ve komşularımızın geride bıraktığı yetimler bizim olduğu gibi, mazlum coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler de bizimdir” mesajı verildi.

Bu haftaki cuma hutbesinin konusu “Her Yetim Bir Emanet” oldu. Hutbede, yetimlere kol kanat germenin İslam’ın temel merhamet anlayışının bir gereği olduğu belirtilirken, savaş bölgelerinde yetim ve öksüz kalan çocukların durumuna da dikkat çekildi.

Müslümanlara yetimlere karşı sorumluluklarını hatırlatan hutbede, yetimlerin yalnız bırakılmaması, korunup gözetilmesi ve maddi-manevi desteklenmesi çağrısı yapıldı.

Peygamber Efendimiz Yetimleri Bağrına Bastı

Hutbede, Hz. Ca‘fer-i Tayyâr’ın şehit olmasının ardından geride bıraktığı üç yetim üzerinden Peygamber Efendimiz’in yetimlere yaklaşımı anlatıldı.

Allah Resûlü’nün, “Kardeşim!” dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr’ın şehadetinin ardından yetim kalan çocuklarını yanına çağırdığı, onları bağrına bastığı ve ihtiyaçlarını giderdiği hatırlatıldı.

Peygamber Efendimiz’in yetime sahip çıkanlara yönelik müjdesine de yer verilen hutbede, yetime kol kanat geren kimsenin cennette Resûlullah’a yakın olacağı bildirildi.

“Gazze’de Çocuklar Yetim ve Öksüz Kalıyor”

Hutbede, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaş ve zulümlerin çocuklar üzerindeki ağır sonuçlarına dikkat çekildi.

Gazze başta olmak üzere farklı coğrafyalarda insanların varoluş mücadelesi verdiği belirtilen hutbede, günlük hayatın telaşı içerisinde mazlumların yaşadığı acıların unutulmaması gerektiği vurgulandı.

Hutbede şu ifadelere yer verildi:

“Ekranlar haber yapmayı kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken, Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor.”

Hutbede, her gün çok sayıda çocuğun savaşların ortasında hayatını kaybettiği veya yetim ve öksüz kaldığına dikkat çekildi.

“Çocukların Büyüyemediği Bir Dünyada Huzur Olmaz”

 

Savaşın çocuklar üzerindeki yıkımına dikkat çekilen hutbede, “Bizim buralarda çocuklar büyümez!” sözünün insanlığın kaybettiği merhametin acı bir itirafı olduğu belirtildi.

Hutbede, çocukların oyun alanlarının kabirlere dönüştüğü bir dünyada insanlığın huzur içinde yaşayamayacağı ifade edildi.

Yetim ve öksüzlerin başlarını okşayacak, yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta zorlandığı bir çağda Müslümanların da rahat olamayacağı vurgulandı.

 “Yetimlere Sahip Çıkmak Peygamberimizin Sünnetidir”

Hutbede, yetimlere sahip çıkmanın yalnızca sosyal bir sorumluluk olmadığı, aynı zamanda Peygamber Efendimiz’in sünneti olduğu hatırlatıldı.

“Yetimlere sahip çıkmak, onları himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in sünnetidir**” denildi.

Müslümanların kendi çevrelerindeki yetimlerin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde zulüm ve savaşlar nedeniyle hayata tutunmaya çalışan çocuklara karşı da sorumluluk taşıdığı belirtildi.

“Merhametin Coğrafyası Olmaz”

Hutbenin en dikkat çeken mesajlarından biri ise kardeşlik ve ümmet bilinci üzerinden verildi.

Aile, mahalle, şehir ve ülke sınırlarının ötesinde mazlum coğrafyalardaki yetimlerin de Müslümanlar için emanet olduğu belirtilen hutbede, “Merhametin coğrafyası olmaz” vurgusu yapıldı.

Hutbede, “Ümmet olmak bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır” denildi.

“Duyarsızlaşmamak Elimizde”

Savaşları durdurmanın her zaman bireylerin elinde olmayabileceği ancak mazlumları unutmamanın, duyarsızlaşmamanın ve onların sesi olmanın herkesin sorumluluğu olduğu ifade edildi.

Hutbede, geleceğe hazırlık yapılması ve zulme karşı güçlü bir toplum oluşturulması gerektiği belirtilerek, yetimlere sahip çıkmanın herkesin yerine getirebileceği önemli bir görev olduğu kaydedildi.

“Evimizi ve Gönlümüzü Yetimlere Açalım”

Hutbede, Kur’an-ı Kerim’in “Yetimi sakın incitme!” emri hatırlatılarak yetimlerin biçare bırakılmaması istendi.

Müslümanlara evlerini ve gönüllerini yetimlere açmaları, gerektiğinde koruyucu aile olmaları ve maddi-manevi imkânları ölçüsünde onların yanında bulunmaları çağrısında bulunuldu.

“En Hayırlı Ev, Yetime İyi Davranılan Evdir”

Cuma hutbesi, Peygamber Efendimiz’in yetimlere yönelik merhameti anlatan hadis-i şerifiyle sona erdi:

“Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir…”

Hutbenin ana mesajı ise tek cümlede özetlendi: Yetim yalnız değildir; yetim, Müslümanların omuzlarında taşıdığı bir emanettir.

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Memcan İnşaat

Memcan İnşaat

14-08-2026 - Güncel

Kayyım Yerine Belediye Meclisi içinde Seçim Formülü

Kayyım Yerine Belediye Meclisi içinde Seçim Formülü

13-08-2026 - Güncel

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat