"Ekonomik Görünüm ve Para Politikaları"

KASTAMONU (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, "Tasarrufları arttırmak bizim için stratejik bir amaçtır" dedi

Ekonomi - 11-09-2014 14:07

KASTAMONU (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, "Tasarrufları arttırmak bizim için stratejik bir amaçtır" dedi.

Başçı, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası'ndaki "Ekonomik Görünüm ve Para Politikaları" konulu sunumunda, Türkiye'de zayıf alanlardan bir tanesinin tasarrufların düşük olması olduğunu ve bunun yüzde 13'lere kadar düştüğünü belirterek, Türkiye'deki en düşük tasarruf oranının bu olduğunu söyledi.

Bu oranın dünyayla karşılaştırıldığında oldukça düşük olduğunu ifade eden Başçı, Çin'de tasarruf oranının yüzde 50'nin üzerinde bulunduğunu kaydetti.

Başçı, yeterli tasarruf olmadığı için firmaların kredi talebini yurt dışından borçlanarak karşıladığını dile getirerek, "Tasarrufları arttırmak bizim için stratejik bir amaçtır. Kesinlikle 10. Kalkınma Planı'nda da bu var ve stratejik amacı gerçekleştirmek için de her türlü çabayı göstermeliyiz. Türkiye için hemen bire bir cari açığa bu yansıyor. Yatırımların oranı yüzde 19'lar seviyesindeyse aradaki fark cari açık olarak kendisini gösteriyor. Yani cari açığın ilacı Türkiye'de tasarrufların artması diye özetleyebiliriz" şeklinde konuştu.

- "Tasarruflar Türkiye'de artmadan biz kalıcı şekilde problemlerimizi çözemeyiz"

Nihai yurt içi talebin daha yatay seyrederken gayri safi hasılanın daha ılımlı artış gösterdiğini, aradaki "makasın" kapanmaya başladığını vurgulayan Başçı, bunun ılımlı bir uyum süreci olduğunu bildirdi.

Bunun bitmesinin ardından Türkiye'nin büyümesinin sorunsuz şekilde daha hızlı seviyelere ulaşabileceğini anlatan Başçı, şöyle konuştu:

"Miktar endeksi bu ihracat ve ithalat açısında görünüyor, buna altından hariç bakıyoruz sürekli. İhracatta altın hariç artış var, ithalatta altın hariç nispeten yatay bir seyir söz konusu, dolayısıyla dengelenme süreci öngörüldüğü şekilde devam ediyor. 10. Kalkınma Planı'nda ne demiş, '2018'de Türkiye'de tasarrufların gayri safi hasılaya oranının yüzde 19'a yükseltilmesi planın hedefi' diyor. Kulağa hoş gelen bir rakam, gerçekten yüzde 19'a ulaşırsak yatırımlarımızın daha yüksek oranlarda olma ihtimali var veya cari açığın sıfıra inme ihtimali var. Yatırımın gayri safi hasılaya oranı yüzde 19 olursa, cari açık diye bir şey Türkiye'de kalmaz ve sıfır cari açık olur. Ya da yüzde 1, 2, 3 gibi açık veririz ama yatırımlarımızın gayri safi hasılaya oranı yüzde 20, 21, 22 şeklindeki seviyelerde olur. Türkiye'nin büyüme potansiyeli güvenli şekilde artar. Bu anahtar. Tasarruflar, Türkiye'de artmadan biz kalıcı şekilde problemlerimizi çözemeyiz. Bunun nasıl artacağı önemli, her yıl tasarruflarımızın artması gerekiyor. Bunun için oturup kamu otoriteleri olarak düşünüldü ve düşünülmeye devam ediyor. Yeni fikirlere de açığız."

Başçı, tasarruf artırıcı önlemlerden olan yapısal reformların en önemli alanlarından birisinin emeklilik olduğunu bildirerek, bireysel emekliliğin kamudan ciddi katkı alan güzel reform olduğunu söyledi. Bireysel emeklilikten kaynaklanan bir tasarruf artışı başladığını dile getiren Başçı, bunun hızlı olmadığını ama tasarruflardaki artışa katkı yaptığını kaydetti.

Başçı, emeklilik yaşının bir dönem erkeklerde 42, kadınlarda 37 olduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu olacak iş değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir durum yok. Buradaki reform tamamlandı ve emeklilik yaşı 65'e, iş gücüne yeni başlayan için yükseltildi. Bugün halen daha ortalama emeklilik yaşı düşük ama kademeli şekilde artıyor. Bunun da tasarruflara olumlu katkısı olacak. 'Erken yaşta emeklilik maaşı alacağım' diyenler tasarruf etmeyebilir. 65'te emekli olacaklar kendi adına da tasarruf yapmaya başlayabilir. Bu da önemli reformdu. İkincisi, mevduat artışını destekleyici önemler... Bu pek konuşulmuyor. Türkiye'de mevduatı nasıl arttırız, onun üzerinde çalışılması gerekiyor. İlave destekleyici tedbirler de olabilir. Ufak bir sinyal vermiştik. Mayıs ayında finansal istikrar raporu yayınladık ve burada dikkatle izlediğimiz oran var. Mevduat ne kadar, kredi ne kadar. 'Eğer mevduatınız fazlaysa o zaman size ilave teşvikler verebiliriz' yönünde açıklamamız olmuştu. Bankacılık sektörü bunu hararetle bekliyor. Onun bir kısmını mevduat sahibine yansıtıp, daha fazla getiri verebilirler. Burada kasım ayındaki rapor öncesinde bunu kamuoyuna duyurmaya hazır hale gelebileceğimize inanıyorum. Ama o mevduata ufak etki yapar. Esas büyük etki faiz oranlarının kendisi. Getirisi enflasyona göre çok düşükse o zaman mevduat artmayabiliyor. Kredilerin en temel kalıcı kaynağı mevduat. "

Basiretli borçlanmaya yönelik önlemleri anlatan Başçı, şunları kaydetti:

"Bu da şu demek, mevduat artışına uyumlu kredi büyüsün ki yurtdışına muhtaç olmayalım. 'Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz' diye atasözümüz var. O da bugünkü şartlara tam uyuyor. Ama ülkenin kendi tasarrufları daha güvenli. Hem şirketlerimiz hem de bankalarımız için öz kaynaklarımız güçlüyse en sağlam kaynak özkaynak artı mevduatlar. Dolayısıyla oraya yönelmemiz gerekir. Onun uyumlu kredi büyümesi makro açıdan, mikro açıdan da firmalar üzerindeki kaldıracı makul düzeylerde seyrediyor. 50 borca, 50 özkaynak. Bankalar buraya kadar geldi, bunun üzerine çıkarlarsa biraz daha dikkatli olmaları gerekir. Çok tedirginlik verici değil ama basiretli borçlanma derken her bir firmanın durumunu düşünüp, aşırı borçlanmaya girmemesi lazım. İş planlarıyla uyumlu riskleri de gözeten borçlanma stratejisine gitmesi lazım. Hanehalkı için de geliriyle orantılı borçlanma... Bunu yapmak için de finansal eğitim, okullarda basiretli borçlanma anlatılabilir. Bunlar olana kadar kamu burada devreye girip, bazı önlemler devreye girebilir. Bankalarımızın vatandaşın gelirinin ne kadar olduğunu bilmesi... Bu yönde veri tabanı hızla gelişiyor. Makro açıdan da mevduat artışıyla orantılı kredi büyümesi ki biz onu yüzde 15 olarak zikrettik. Yüzde 15'lik kredi büyümesi Türkiye'nin makro dengeleri açısından hem enflasyon hem de denge açısından uyumludur."

- "Finansal eğitim çalışmaları"

Kamuda aşırı borçlanma olmaması gerektiğini belirten Başçı, hükümetin bütçe açıkları açısından iyi bir performans sergilediğini söyledi.

Başçı, bu konuda Türkiye'nin Avrupa'ya örnek olduğunu bildirerek, bankaların risk yönetimi açısından iyi bir yerde bulunduğunu kaydetti.

Hanehalkı açısından makro ihtiyati önlemlerin alındığını dile getiren Başçı, burada gelire nispetle borç ödemeleri anlamında bir önlemin kaldığını vurguladı.

Başçı, dünyada da bu önlemlerin alındığını belirterek, "Finansal eğitim bir çaba gerektiriyor. Sermaye piyasası bunu koordine ediyor. Merkez Bankası da kendine düşen kısımda elinden geleni yapmaya başladı. Burada tasarruf bilinci ve kuruş kullanımıyla ilgili kısım var. 'Kuruşunuzun kıymeti bilin' gibi tasarruf duygusunu çocuklardan başlatmak şeklinde kamuoyunda bilinçlendirme çabası olacak. Onun dışında medya mensuplarına finansal eğitim anlamında Merkez Bankası koordinatör kuruluş olarak belirlendi. O yönde de çabalarımız başladı. Bu sonuç alması uzun süren finansal eğitim ama o vakte değer. Çünkü kalıcı bir şekilde Türkiye'nin profilini çok sağlıklı hale getirebilirsiniz" ifadesini kullandı.

(Sürecek)

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Varlık Barışı vergi reformu paketi komisyonda

Varlık Barışı vergi reformu paketi komisyonda

07-05-2026 - Ekonomi

Mehmet Ali Çamoğlu’ndan  Kur Korumalı Arsa Satış Modeli

Mehmet Ali Çamoğlu’ndan Kur Korumalı Arsa Satış Modeli

04-05-2026 - Ekonomi

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik