FAİZLER DAHA DA DÜŞECEK

Ekonomi Bakanı Çağlayan, "Faizler, daha da düşecek. İki yıldır söylememe rağmen direnen Merkez Bankası da hidayete erdi"

Fikir - 24-05-2013 09:46

FAİZLER DAHA DA DÜŞECEK
Çağlayan, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) tarafından düzenlenen Sodex Ankara 2013 İklimlendirme Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Birliğin 1,5 yıl önce kurulmasına rağmen yaptığı ihracat ve sağladığı istihdam ile kendine önemli bir yer edindiğini söyledi.
 
Türkiye'nin dünyada kasırgaların yaşandığı bir dönemde önemli başarılar elde ettiğini dile getiren Çağlayan, geçen yıl dünyada ihracatını en fazla artıran ülkenin Türkiye olduğunu hatırlattı.
 
Ülkenin gelmiş olduğu noktayı yeterli görmediklerini belirten Çağlayan, "Bizim için yeni bir ideal var. 2023 hedefine kilitlenmiş durumdayız" diye konuştu.
   
"İklimin kalitesi arttı"
   
Çağlayan, 2001 yılında Türkiye'nin dönemin en büyük ekonomik krizini yaşadığını ifade ederek, hiç kimsenin hesap etmediği çok büyük bir depremle karşı karşıya kalındığını söyledi.
 
Bugün benzer krizlerin tüm dünyada görüldüğüne işaret eden Çağlayan, "İklimlendirme kelimesi ben de başka çağrışımlar yaratıyor. Dünya iklimine baktığımız zaman Avrupa'da esen rüzgarlar, ABD'de kopan kasırgalar, Ortadoğu'daki sıcaklara rağmen Türkiye'nin ikliminin kalitesi her geçen gün arttı" diye konuştu.
 
Ülkenin bugün kriz ortamında bile Uluslararası Para Fonunu (IMF) elinin tersiyle ittiğini, Fonun çıpası yerine kendi müteşebbisinin çıpasına tutunduğunu kaydeden Çağlayan,toplam kamu borcunun, milli gelirin 3'te 1'ine kadar düştüğünü dile getirdi.
 
Maastricht kriterlerinin en önemlilerinden olan iç ve dış borcun milli gelire oranı açısından Türkiye'nin 24 AB ülkesinden daha iyi durumda olduğunu anlatan Çağlayan, "Bu kadar yatırım harcamalarına rağmen Türkiye, toplam borcu, milli gelirin sadece 3'te 1'i olan bir ülke" ifadesini kullandı.
 
Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolar mal ihracatı, 2 trilyon dolar milli gelir hedefini toplumun her kesiminin benimsediğini belirten Çağlayan, şöyle devam etti:
 
"Elimizdeki imkanlar, mevcut teknoloji, pazarlama imkanlarımız bizi 2012'ye kadar getirdi. Ancak bundan sonra rotamızı değiştirmemiz gerekiyor. Geçmişteki alışkanlıklarla hayatımızı devam ettirmemiz mümkün değil. Bunun için de hükümet olarak politikalarımızı yüksek teknoloji, yüksek katma değerli ürün imalatı ve ihracatına yönelik olarak ortaya koyduk."
   
"Kilogram başına ihracatı artırmalıyız"
   
Türkiye'nin kilogram başına ihracatının Avrupa'nın gelişmiş ülkelerinin gerisinde olduğuna dikkati çeken Çağlayan, ihracat fiyatının kilogram başına en az 3 dolar seviyelerine çıkması gerektiğini söyledi.
 
İklimlendirme sektörünün kilogram başına ihracatının Türkiye ortalamasının üzerinde olmasına karşın geçen yıl, bir önceki yıla göre düşüş yaşandığını vurgulayan Çağlayan, sektörün, bir kilogram ihracatını 4,15 dolara gerçekleştirirken, aynı oranın Almanya için 25 dolar, Fransa için 14,5 dolar, İtalya için de 8 dolar civarında olduğunu kaydetti.
   
"Faizler daha da düşecek"
   
Küresel krizin, Türk girişimcisinin özgüvenini artırdığını belirten Çağlayan, Türkiye'nin kendi gündemini kendisi belirleyen bir ülke konumuna geldiğine işaret etti.
 
Son 10 yılda Türkiye'ye ciddi miktarda uluslararası doğrudan yatırım geldiğini anlatan Çağlayan, "Daha da gelecek. Yeter ki Türkiye siyasi, ekonomik istikrarına devam etsin. Bakın bu faizler, daha da düşecek. İki yıldır söylememe rağmen direnen Merkez Bankası da hidayete erdi" dedi.
 
Türkiye'ye gelecek yıllarda çok daha ciddi sermaye girişi olacağını ifade eden Çağlayan, küresel sermayenin kendisine güvenli alanlar aradığına vurgu yaptı.
   
Çözüm süreci ve teşvikler
   
Çözüm sürecine de değinen Çağlayan, terör nedeniyle binlerce gencin hayatını kaybettiğini ve 400 milyar dolara yakın bir maddi bedel ödendiğini dile getirdi.
 
"Kürt de, Türk de, Alevisi, Sünnisi, Arabı da bu ülkenin asli unsurudur" diyen Çağlayan, teşvik kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki 15 ile pozitif ayrımcılık yaptıklarını söyledi.
 
Yeni teşvik paketinin açıklanmasının ardından bölgeye yönelik bir yatırım patlaması yaşandığını anlatan Çağlayan, öngörülen sabit yatırım tutarı, istihdam konularında nisan ayı sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre ciddi artışlar görüldüğünü kaydetti.
 
Ankara'da uluslararası bir fuar alanı oluşturulması hakkında da konuşan Çağlayan, bu konuda gerekli desteği vermeye hazır olduklarını belirtti.
 
Çağlayan, açılışın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
 
Gümrük Birliği konusunda bugün basında yer alan sözlerinin hatırlatılması üzerine Çağlayan, 1 Ocak 1996'da anlaşma imzalandığında kendisinin Ankara Sanayi Odası Başkanı olduğunu anımsattı.
 
Gümrük Birliğinin mevcut haliyle Türkiye'nin aleyhine çalışmaya başlayan bir sistem olduğunu dile getiren Çağlayan, anlaşmanın ilk imzalandığı dönemde ise Türk sanayisine önemli etkileri olduğunu belirtti.
 
Bugün Gümrük Birliği Anlaşmasının bazı kötü mirasını yaşadıklarını dile getiren Çağlayan, "AB'ye tam üyeliğin yolu olarak gösterilmişti. Aradan geçen 17-18 yılda bunun böyle olmadığını gördük. Gümrük Birliği Anlaşması yapıp, sanayi ürünlerinde gümrüklerini tamamıyla sıfırlamış olan Türkiye-AB ilişkilerinde ekonomik anlamda önemli entegrasyon sağlanmıştır" diye konuştu.
 
Türkiye'nin, ihracatının yüzde 38,8'ini AB'ye yaptığını anımsatan Çağlayan, AB'den ise 89 milyar dolarlık ithalat yapıldığını söyledi.
 
Taraflar arasında 150 milyar dolar civarında dış ticaret hacmi bulunduğunu ifade eden Çağlayan, buna karşın Birliğin Türk iş adamlarına hala vize uyguladığına ve nakliye araçlarına kota koyduğuna işaret etti.
 
Buna karşın AB üçüncü ülkelerle üyelik müzakeresi yaparken Türkiye'nin aynı masaya oturtulmadığını dile getiren Çağlayan, bu durumun da Gümrük Birliği anlaşması imzalayan dönemin hükümetinin kötü bir mirası olduğunu belirtti.
 
"Gümrük Birliği bu haliyle centilmenlikten çıkmıştır. Serbest pazar, serbest ticaret anlayışından uzaklaşmıştır" diyen Çağlayan, bu nedenle Gümrük Birliği anlaşmasının sürmesinin Türkiye'nin lehine olmadığını dile getirdi.
 
Anlaşma revize edildiği takdirde Gümrük Birliğine devam edilebileceğini anlatan Çağlayan, aksi halde Gümrük Birliğini taşımanın bir anlamı olmadığını, yerine serbest ticaret anlaşması yapılması gerektiğini kaydetti.
 
Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığına dikkati çeken Çağlayan, "Krizlerde büyüyen, gelişen ve dünyanın 17'nci büyük ekonomisi olan bir ülke" değerlendirmesinde bulundu.
   
"Bunlar bahar, yazı bekleyin"
   
Japon kredi derecelendirme kuruluşu JCR'nin Türkiye'nin notunu artırması ile ilgili bir soru üzerine Çağlayan, Fitch, Moody's ve Standart and Poor's'un gecikmiş kararlarının tüm dünya tarafından görülmeye başlandığını söyledi.
 
JCR'nin Türkiye'ye daha önceki dönemde de olumlu baktığını belirten Çağlayan, "Ekonomik ve siyasi istikrarın, krizden pozitif ayrışan bir ülke olmanın avantajını yaşıyoruz" dedi.
 
Türkiye'nin aldığı notları "bahar dönemi" olarak nitelendiren Çağlayan, "Daha yazı bekleyin" diye konuştu.
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Din, İlim ve Sanatta Hermenötik’e Akademik Mercek

Din, İlim ve Sanatta Hermenötik’e Akademik Mercek

16-05-2026 - Fikir

Yusuf Kaplan’dan Başörtüsü Uyarısı!

Yusuf Kaplan’dan Başörtüsü Uyarısı!

15-05-2026 - Fikir

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik