Hiçbir siyasi partiden nemalanmadım, hiçbir partiye üyeliğim dahi olmadı. Ama bu demek değildir ki sessiz kalacağım. Ben bu vatan, bu devlet, bu aziz millet için canımı her zaman vermeye hazır, ömrünü ülkesine adamış tarafsız bir vatandaşım.
İşte tam da bu bağımsız vicdanın sesiyle haykırıyorum: Çok tanıdık, çok bildik bir siyaset tiyatrosu bu! Seçim yaklaşınca bir bakıyorsunuz kapalılara, sakallılara, cemaatlere rozet takma yarışları başlamış. "Paris’te yer açalım" vaatleri havada uçuşuyor. Muhafazakar seçmeni saf yerine koyup oy devşireceklerini sanıyorlar. Ama ne zaman ki seçim bitiyor, sandıklar kapanıyor... İşte film orada kopuyor. Maskeler jet hızıyla düşüyor, herkes kendi öz kimliğine geri dönüyor. Kendilerine oy vermeyen insanları "koyun", "makarnacı", "kömürcü" diye aşağılamaya, tepeden bakmaya başlıyorlar. Kibir hiç değişmiyor.















