Hakk Merkezli İmtihanlar Zor Geçer
11 Kasım 2015 seçimlerinde Saadet Partisinin oyu yüzde birin altına düştü
Türkiye
- 18-11-2015 16:48
11 Kasım 2015 seçimlerinde Saadet Partisinin oyu yüzde birin altına düştü. Yerinde durma sorunu yaşayan dostlarımızdan bazıları bu durumu fırsat bilerek, “Orada daha ne işin var” gibi ifadelerle benimle akıllarınca biraz kafa buluyor ve biraz da boşuna emek veriyorsun demeye getiriyorlar.
Onların bana olan samimi duygularını bildiğim için yarı kinayeli ve yarı da beni himaye içeren sözlerine sevinmem mi, yoksa üzülmem mi gerektiğini bilemiyorum.
Her şeyden önce, bir siyasi oluşumun sayısal çoğunluk tarafından kabul görmüş olması, o zihniyetin haklılığının delili olarak kabul edilemez. Çünkü istikametteki doğruluk, ancak Allah’ın (c.c.) koyduğu kurallara uygun olan doğruluktur. Buna uygun düşmeyen her şey yanlıştır.
Sonra aklınız varsa, ayrılıp koptuğunuz baba ocağını yıpratmakta bu kadar ileri gitmeyin. Hatta elinizden geldiğince Saadet Partisine destek verin. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki şu anda mensubu olduğunuz AKP, sizin inanç değerlerinizi temsil etmiyor.
Kişiye endeksli siyasi akımların ve kurumların ömürleri, biat edilen şahsın ömründen daha uzun vadeli değildir. Bunun yanında darbe ürünü işbirlikçi siyasi yapılanmaların ömürleri de önceki örneklerden bilindiği üzere en çok 15 ile 25 yıl arası kadardır.
Saadet Partisini yıkmaya çalışma yerine o yapının ayakta kalmasına katkı sağlamanız hem sizlerin, hem ülkenin ve hem de İslâm âleminin menfaatine olacaktır. Darbe ürünü diğer örneklerinde olduğu gibi AKP çatısı da yerle bir olunca hem sığınacak bir baba ocağınız ve hem de bu ocağa gelmeye yüzünüz olsun.
Sonra bir Müslüman Hakk bildiği ve inandığı davadan neden vaz geçsin? Zorluklar onu neden yıldırsın? Tasavvuf gurupları da dâhil olmak üzere toplumun çoğunluğunun yanlış tercihi neden Şuurlu Müslümanı da Hakk ve doğru olduğuna inandığı çizgiden kopmaya mecbur etsin?
Saadet Partisine karşı olanlar, Saadet Partisinin İslâm Birliği, D-8, Havuz Sistemi gibi evrensel projelerini, manevi kalkınma gibi inanç değerlerini ve özetle Milli Görüşün üstlendiği sorumluluk alanlarını asla eleştiremiyorlar. Hatta sıkışınca Biz de Milli Görüşçüyüz diyorlar. Peki, neyi eleştiriyorlar? Sayın Genel Başkanın konuştuğu Televizyon kanalını veya orada kullandığı bir cümleyi!
AKP nin savunduğu evrensel bir projesi var mı? El cevap, yok. Peki, Ülke insanını ve dünya mazlumlarını soygundan kurtaracak olan Havuz sistemi ve D-8 gibi projeler gündemlerinde var mı? Yok. İslâm Birliğini kurma gibi bir gayretleri var mı? Yok. Bu yoklular içinde AKP sadece liderin albenisi üzerinden siyaset yapıyor.
İşte Saadet Partisi ile AKP arasındaki fark bu. Saadet Partisi Hakk merkezli evrensel boyutu olan projeler ile kalıcı siyaset yaparken, AKP en çok bir insan ömrü ile sınırlı ve yok olmaya mahkûm şahıslara üzerinden siyaset yapıyor.
Bunlar farklılık, Saadet Partisinin davam dediği Milli Görüş mefkûresi ile ilânihaye dimdik ayakta kalacağını ve siyasi hayatına devam edeceğini ve AKP nin ise diğerleri gibi yokluğa mahkûm olacağını gösteriyor.
İşin en vahim yanı, dün bizimle milli ve manevi değerlere karşıtı olanlar ve din düşmanları uğraşıyorlardı. Bugün ise dün bizimle beraber aynı safta olan eski dostlar uğraşıyorlar.
Ne yaparsın, Hakk merkezli yolun imtihanı hep zorluklarla geçiyor. Allah ayaklarımızı sabit kılsın.
Âmin. 18.11.2015