HARAMIN İSLAMİLEŞTİRİLMESİ

Dinler olmasaydı neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair bilgimiz söz konusu olamazdı. Günümüzdeki tüm ölçülerin dinsel kökenli olması bu anlamda yadsınamaz gerçekliktir. Neyin hırsızlık kapsamına girdiği, insan öldürmenin yanlışlığı, yalan söylemenin kabul edilemezliği gibi tüm ölçüleri dinler koymuştur. Hukukun bunları suç kapsamına almış olması veya bilimin bu olayları yanlış kabul etmesi de tamamen bu duruma dayalıdır.

Köşe Yazıları - 12-08-2014 16:13

HARAMIN İSLAMİLEŞTİRİLMESİ

Yaşamı salt biyolojik evrimsel süreç üzerinden ele aldığımızda, her insanın yaşamını devam ettirebilmesi için acımasız doğa kurallarına tabi olması gerekecekti. Besin veya diğer gereksinimlerini elde etmek için ya kaba kuvvetine ya da zekâsına güvenerek yapacağı hilelere göre hareket edecekti. Sonuçta acımasız, hileci, kan dökücü, bozguncu ve zalimin teki olacaktı. Bu olumsuz özellikleri en üst düzeyde kendinde bulunduran ise her zaman egemen konumda olacaktı. Ancak vahyin insanlığa ulaştırılması sonucunda bu yapı olumsuzlanmış, çeşitli ilkelere bağlanan kurallar dizisi getirilmiştir. Bu bağlamda insan öldürmenin, hırsızlığın, yalan söylemenin ve pek çok şeyin yasaklanması sağlanmış, sonuçta insanlaşma aşamasına geçilmiştir.

İnsanlık için çok önemli olan sosyolojik evrim sürecinde doğru-yanlış, iyi-kötü, haklı-haksız gibi kavramlar vahiy ile tanımlanarak sınırları belirlenmiştir. İnsan müdahalesi veya menfaatinin etkisi olmadan “hayır ve şer” Allah tarafından saptanmıştır. Ancak vahye karşı mücadele etmeyi kendine şiar edinmiş içimizdeki sinsi ses olan “şeytan”, insan fıtratını bozmaya yönelik çalışmalarını sürdürmeye devam etmiştir. Hak ve batıl mücadelesi olarak özetlenen bu yapı nedeniyle pek çok insan bozgunculuk özelliğinin gereğini yapmış, Allah’ın çizmiş olduğu bu sınırları fiilen altüst etmiştir. Bununla da yetinmeyerek konulan ölçüleri de bazen ret ederek bazen de bozarak süreci devam ettirmiştir.

Örneğin yalan söylemek, eminlik vasfının yitirilmesine yol açacağı nedeniyle Allah tarafından net bir dille yasaklanmıştır. Ancak insanoğlu bir müddet sonra yalan söylenebilecek yerler adı altında bir takım tasniflere gitmiştir. “Savaşta, insanların arasını bulmada ve eşleri barıştırmada” yalan söylenebileceği gibi bir anlayış oluşturulmuştur. Aslında prensip olarak yalanın her türlüsünün yanlış olduğu bilinmesine karşın uygulamada bu koşullarda yalan söylenmesi olağan karşılanmaktadır. Bu kriterler üzerinden sınırlanması koşuluyla yalanın pek bir zararının olduğu da söylenemez. Ancak bu durum dahi yalana bir kapı açmaktadır. Zira bu kriterlerden yola çıkarak yalan söylenebileceği kabul edildikten sonra, bu sefer yalan söylenebilecek yerlerin tanımında sorun çıkmaktadır. Savaş kavramından kastedilen nedir, fiilen yapılan savaş mı yoksa psikolojik savaş mı, savaşılan tarafın Müslüman olup olmaması durumu değiştirir mi değiştirmez mi, savaşılan Müslümanlar haklı mı haksız mı, karşı taraf Müslüman olsa da eline fırsat geçtiğinde o da bu yalan söyleme iznini kullanıyor mu kullanmıyor mu gibi endişeler, Allah’ın koymuş olduğu sınırları kulların altüst etmesine neden olmaktadır. Bir de işin içine “kutsal yalan sistemi” olarak nitelenebilecek “takiyye” de girince güven ortamı düzeltilemeyecek şekilde bozulmaktadır. Allah adına yalan uydurmanın dahi olağan olduğu bu sistemde, ilahi sınırlar diye hiçbir şey ortada kalmamaktadır. Yalan İslamileştirilmektedir!

Aynı değerlendirmeyi faizin tanımlanması konusunda da görmekteyiz. Bir zamanlar isminin dahi Müslümanları rahatsız ettiği bu konuda, büyük bir rahatlık yaşıyoruz. Faizin her türlüsünün Resulullahın ayakları altında olduğuna inanmamıza rağmen “her türlü” ifadesinden bile istisnalar çıkarmaya başlıyoruz. Sonuçta faizin tanımı, kapsamı, içeriği gibi kavramların arkasına saklanarak mevcut yapı korunmaktadır. Faiz İslamileştirilmektedir!

Her İslami olduğunu iddia eden yapı, yolundan gittiği din bilgininin ve okuduğu kitabın çerçevesinde bir dinsel anlayış geliştirmekte, Kurani kavramları yeniden tanımlamaktadır. Hatta her mezhep/tarikat/cemaat yapısı kapısına “Her türlü İslami kavram ve kural itina ile suiistimal edilir.” yazısını fiilen asmaktadır. Kendilerine gelir temin etmek adına kamuya ait gelirlerin ve malların yağmalanması, iyilik ve sosyal faaliyet yapılarının kariyer edinme yeri olarak kullanılması, infak edilen paraların kendi yapıları içerisinde egemenliği güçlendirmek için kullanılması, infaka muhtaç kitlelerin dinsel veya sosyal sınıflara göre ayrım yapılarak belirlenmesi de bu bağlamda öne çıkmaktadır. Özellikle kamuya, yani halka ait olan her türlü mal ve geliri kendi mezhep/tarikat/cemaat adına kullanmak amacıyla, Allah’ın emirlerini kelime oyunları ve bir takım hukuka/ahlaka/dine aykırı yöntemlerle değiştirenler de Allah’a savaş açmışlardır. Amaçları her ne kadar İslami bir takım terimlerle ifade ediliyor olsa da, söylemleri İslami gibi görünse de sonuç itibariyle dünyevi kazanç için Allah’ın dini kullanılmaktadır. Haram İslamileştirilmektedir!

Allah Kuran’ın hiçbir yerinde dinin yayılması ve yerleşmesi için, dine aykırı yöntem ve yolları önermemektedir. Dinin sınırları içerisinde kalınarak yaşanmasını özellikle emretmektedir. Dünyevi egemenlik ve rantın yönetilmesi için dinin ve dince önemli sayılan değerlerin feda edilmesini, değiştirilmesini, anlamının kaydırılmasını, yumuşatılmasını, takiyye ile gizlenilmesini istememektedir. Müslümanlar başta olmak üzere insanlara karşı art niyetli olunmamasını emretmektedir. Yalanın, faizin, başkalarının hakkını gasp etmenin ve her türlü İslam dışı uygulamanın, bir takım İslami terimlerle yeniden tanımlanarak veya kelime oyunları yapılarak İslamileştirilmesini hiçbir koşulda kabul etmemektedir. Çünkü Allah’ın rızası, emrolunduğu gibi dosdoğru olmaktadır (11/112).

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Telef  olan, rotasız hayatlar

Telef olan, rotasız hayatlar

14-05-2026 - Köşe Yazıları

Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!

Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!

14-05-2026 - Köşe Yazıları

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik