Her Satırı Olay Gülen Cemaati Açıklaması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP'deki muhaliflerin olağanüstü kongre talebiyle ve Gülen Cemaati'yle ilgili flaş açıklamalarda bulundu
Türkiye
- 01-03-2016 15:03
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP'deki muhaliflerin olağanüstü kongre talebiyle ve Gülen Cemaati'yle ilgili flaş açıklamalarda bulundu.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP'deki son gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli, Gülen cemaatinin MHP'yi ele geçirmek istediğini ve siyasi sığınak arayışında olduğunu iddia etti.
MHP üzerinde hesaplar yapıldığını ve oyunlar oynanmak istediğini belirten Bahçeli, amacın"ülkücü hareketi sokağa çekerek MHP'yi operasyon partisi haline getirmek" olduğunu söyledi.
"GÜLEN CEMAATİ BU AMAÇLA SAHNEYE ÇIKMIŞTIR"
MHP lideri Bahçeli, açıklamasında Gülen cemaatini de hedef aldı. Cemaatin partileşme ve siyasi sığınak arayışında olduğunu söyleyen Bahçeli, "Son dönemde MHP’yi ele geçirerek partileşme ve siyasi sığınak arayışında olan Gülen Cemaati de bu amaçla sahneye çıkmıştır" ifadelerini kullandı.
İŞTE BAHÇELİ'NİN YAPTIĞI AÇIKLAMA
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİNİ HEDEF ALAN KOMPLO VE TEZGAHLARIN ARKASINDAKİ GÜÇLER VE DEĞİŞMEYEN HEDEFLER
Milliyetçi Hareket Partisi, Türk - İslam ülküsünden feyz alan değişmeyen ilkeleri, inançları, idealleri ve siyasi hüviyetiyle 47 yıldır siyaset sahnesindedir.
İç bünyesine fitne ve fesat sokulması, birlik ve dayanışmasının yara alması, bölünmesi ve parçalanması için sahneye konulan senaryolarla mücadele ederek bugünlere gelmiştir.
Türk siyasi hayatında üzerinde en fazla siyasi hesaplar yapılan ve karanlık oyunlar oynanmak istenen siyasi parti Milliyetçi Hareket Partisi’dir.
Milliyetçi Hareket her devirde siyasi suikastların hedefi olmuş, entrika ve psikolojik saldırılarla içten çökertilmeye çalışılmıştır.
Her dönemde birilerinin elleri sürekli Milliyetçi - Ülkücü Hareket’in içinde olmuştur.
Geçmişte yaşanan acı tecrübeler hafıza kayıtlarımızda durmaktadır:
- 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası Milliyetçi - Ülkücü Hareketin yeni bir siyasi parti çatısı altında varlığını sürdürmesinin engellenmesi için başvurulan oyunlar ve tezgahlar unutulmamıştır.
- 1992’de Ülkücü Hareket’te yaşanan kırılma ve kopmada hangi fitne mekanizmalarının harekete geçirildiği ve bu süreçte dış mihrakların oynadığı rol de hatırlanmaktadır.
- 12 Eylül sonrası kapatılan MHP’nin yeniden açılmasının gündeme geldiği dönemde 27 Aralık 1992’de Söğütözü’nde yapılan kongrede hangi tahriklerin sahnelendiği ve kimlerin hangi tezgahlara başvurduğu da hafızalardan silinmemiştir.
- 2002 yılından başlayarak “MHP’siz Meclis” için yapılan zorlamalar, sonuçsuz kalan karalama kampanyaları, yakılan fitne ateşleri, sahneye sürülen taşeronların, bunların hezeyanları ve nihayet 2009’da MHP’yi mahkeme yoluyla kayyuma teslim etmek için başlatılan hukuki süreçler de herkesin malumudur.
“Hafızayı beşer nisyan ile malüldür” denilse de, bu sancılı süreçlerin acı hatıraları Milliyetçi Hareket’in ortak bilincinde silinmeyecek izler bırakmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi, bu davanın asli sahibi ülkücü neferlerin çelik gibi sağlam iradesi sayesinde bütün bu siyasi hesapları ve tezgahları boşa çıkarmış, karşı karşıya bırakıldığı bu badireleri atlatarak siyasi varlığını sürdürmüştür.
Devirler boyunca Milliyetçi Hareket’in altını oymayı amaçlayan kirli tezgahların aktörleri, maşaları ve figüranları değişmiş, ancak bu melanet odaklarının nihai hedefleri değişmemiştir.
Ülkücü iradenin bunları iyi görmesi, anlaması ve doğru değerlendirmesi, Milliyetçi Hareket’in geleceği bakımından hayati önemdedir.
MHP üzerinde yapılan hesapların ve oynanmak istenen oyunların başlıca hedefleri şunlardır:
- MHP’nin siyasi çizgisini saptırmak, fikri omurgasını kaydırmak, etkisizleştirerek silik ve marjinal bir konuma itmek, seçim barajının altında kalmasını sağlamak ve siyasetten tasfiye sürecini harekete geçirmek.
- MHP’yi kendi karanlık emelleri için içten yıkarak ele geçirmek ve Türkiye üzerinde karanlık emelleri olan güç odaklarının dümen suyuna sokmak.
- Milliyetçi - Ülkücü Hareket’i siyasi hesapları doğrultusunda kullanmak ve sokağa çekerek “Operasyon Partisi” haline getirmek.
Tek bir cümleyle özetlemek gerekirse değişmeyen nihai amaç “MHP’siz siyaset, MHP’siz Meclis”dir.
Bu emeller peşinde koşan ve her devirde farklı maskelerle karşımıza çıkan melanet ve husumet cephesinin içinde şunları görebilirsiniz:
- Siyasi iktidarlar ve arkasındaki güç ve çıkar odakları.
- Devletin karanlık dehlizlerinde sinsi hesaplar yapan gruplar.
- Yeminli Türklük ve Türkiye düşmanları.
- Bölücü hainler ve bunlara payandalık yapan kokuşmuş zihniyetler.
- Son dönemde MHP’yi ele geçirerek partileşme ve siyasi sığınak arayışında olan Gülen Cemaati de bu amaçla sahneye çıkmıştır.
İçimizdeki piyonlar – taşeronlar
Siyasi tarihimize baktığımızda, farklı dönemlerde farklı amaçlarla MHP üzerinde kirli hesaplar yapan çevrelerin içimizde maşa, taşeron, siyasi misyoner ve Truva atı bulmakta güçlük çekmediği görülecektir.
- MHP’nin içinde müzmin fitne, fesat ve tezvirat yuvası olarak siyasi kariyer yapan, gemlenemeyen ihtirasları akıllarının önünde koşan ve bulanık suda balık avlamak için pusuda bekleyen odaklar her devirde olmuştur.
- Yanar döner fenerlere, kıymeti kendinden menkul siyaset asalaklarına, Milliyetçi Hareket’i karanlık siyaset borsasında pazarlama hesapları yapanlara, bu kutsal davayı biryerlere yamamak için seferber olanlara her dönemde rastlanmıştır.
- Bunlar bazen “Parti içi demokrasi ve değişim” sloganıyla ortaya çıkarlar ve gerçek amaçlarını, şaibeli geçmişlerini ve karanlık ilişkilerini bu klişenin arkasında saklamaya çalışırlar.
- Bazen de “MHP’nin önünü açmak” sloganına sarılırlar. Gerçekte açmak istedikleri şahsi ikbal ve çıkar kapısıdır.
- Bir kısmı MHP’nin için karıştırmak için sahte ülkücü kimliğiyle siyaset bezirgânlığı yaparlar.
- Bazıları milletvekili adayı gösterilmedikleri için intikam hırsıyla MHP’nin “Sahte kurtarıcısı” rolüne soyunurlar.
- Bazıları da milletvekili adayı olup seçimi kaybettikten sonra “MHP bitti” diyerek felaket tellallığı yaparlar ve kendilerine yeni bir siyasi kariyer alanı açmak için çırpınırlar.
- Kimileri iktidar kapısında çıkar peşinde koşar, kimileri güç odaklarının taşeronluğunu yapar, kimileri de cemaatin yularını boyunlarına takarlar. Ama yine de hiç sıkılmadan “Ülkücü irade. Ülkücü gelenek” kavramlarının arkasına sığınırlar.
- Ülkü, dava ve parti çıkarlarının bunlar için hiçbir anlamı yoktur. Yegane pusulaları siyasi ihtirasları ve çıkar hesaplarıdır.
- Meşum siyasi amaçlarına ulaşmak için her türlü yalan, saptırma, iftira, hile ve desiseyi mubah görürler.
- “Meşru hedeflere ulaşmak için her gayrı meşru yol mübahtır”diyen Makyavel’i çırak çıkarırlar, ama hiç sıkılmadan siyasi ahlak ve dürüstlükten dem vururlar.
- Böyle siyaset madrabazları maalesef her devirde içimizde bulunmuştur. Türkiye sırat köprüsünden geçiyor.
Türkiye yakın siyasi tarihinin en karanlık ve bunalımlı döneminden geçmektedir;
- Milli kimliğimiz sorgulanmakta,
- Milli değerlerimiz ayaklar altına alınmakta,
- Milli birliğimiz sarsılmakta,
- Milli varlığımız tehdit edilmektedir.
- Terör azmış, bölücülük hız kazanmıştır.
- PKK, silahlı şehir ayaklanması başlatmıştır.
- Terör örgütünün siyasi maşaları, özerklikten federasyona ve nihayet bağımsız Kürt devletine giden yolun açıldığını hayasızca ilan etmektedir.
- İhanet kol gezmekte, Türkiye adım adım bir kardeş kavgasına sürüklenmektedir.
- Türkiye içeride bölünmenin, dışarda da savaşın eşiğine gelmiştir.
- AKP hükümeti Türkiye’yi Suriye bataklığına sürüklemiştir.
- Irak’tan sonra Suriye sınırımızın güneyinde de ikinci Kürt devleti yoldadır. Türkiye bir husumet çemberi içine alınmıştır.
- Türkiye terör örgütlerinin serbestçe hareket ettiği kanlı eylem alanı haline gelmiştir.
- PKK, PYD, YPG, IŞİD, DHKP-C ve aklınıza hangi terör örgütü geliyorsa, tümü at oynatmaktadır.
Karşımızdaki tablo her yönüyle topyekün bir iflas, zillet ve hezimet tablosudur.
Türkiye kontrolsüz bir şekilde uçuruma sürüklenmektedir dedi.
internethaber