İNSAN METAFORUNDA SİSTEM ELEŞTİRİSİ
Hızla değişen ve gelişme yolunda evrilen ülkemizde, değişime ayak direyenler ile kendisine göre değişim bekleyenler, sürekli olumsuz eleştiri yapma hastalığına yakalanmışlardır
Kategorilenmemiş
- 01-01-1970 03:00
Hızla değişen ve gelişme yolunda evrilen ülkemizde, değişime ayak direyenler ile kendisine göre değişim bekleyenler, sürekli olumsuz eleştiri yapma hastalığına yakalanmışlardır. Ayrım yapmadan her türlü gelişmeyi olumsuz olarak niteleyip, bu arada güzel olanları da reddetmektedirler. Günümüzde aydın geçinen bazı bireylerin mevcut sistemi algılama ve analiz etmede nerede duracağını bilmemesi, bu tip hatalara düşülmesinde etken olmaktadır. Analiz yaparken tamamen ideolojik saplantı doğrultusunda ret veya kabul etmek yanında, günübirlik çarpıtılmış veya eksik sunulmuş bilgi de bu duruma zemin hazırlamaktadır.
Sistemi ve işlerliğini analiz ederken hangi parametrelerin kullanılacağı, ne adına eleştirel yaklaşım getirileceği, düşünsel namus bakımından oldukça önemlidir. Analiz ederken uygulanacak olan yöntem, düşünsel sağlamlık ve varılan sonuçların tutarlılığı bakımından çok önemlidir. Ancak gelinen noktada aydınların çoğu ölçütlerini kaçırmış durumdadır. Günübirlik rant, ait olunan kitle, hayatı hedonist açıdan ele alma çerçevesinde değerlendirme yapmaktadırlar. Dolayısıyla farklı zamanlarda elde edilen sonuçların da kendi aralarında tutarlılık veya mantıklı olma özelliklerini taşımadığı görülmektedir. Bir dünyevi ideolojiye göre analiz yapılan olayda, dinsel çözümler üretmek bu duruma en güzel örnektir. Seçici yaklaşımlar veya hedeflenen sonuca uygun yaklaşımlar da en sık kullanılan yöntemlerin başında gelmektedir.
Günümüzde var olan toplumsal ve siyasal gelişmelerin analizinde isabet derecesinin düşük olmasının temelinde bu yapı bulunmaktadır. Ancak tek başına belirleyici olmamaktadır. Etken olan bir diğer önemli faktör ise olayları veya sistemi analiz ederken bulunulan konum veya sisteme bakış açısıdır. Klasik fil tarifi bu konuda yol gösterici olmakla birlikte insan metaforu daha çarpıcı ve açıklayıcı olmaktadır. Yaşanan olayları tümevarımcı bir yaklaşımla tek tek ele alıp analiz etmek hem zaman kaybı, hem de yanlıştır. Zira içerden ve tekçi yaklaşımla, olayların birbirini destekler veya köstekler olması ile sinerjik etkisi de görülememektedir. Ele alınan her bir olay birbirinden bağımsız gibi değerlendirilmekte, olaylar arası ilişki ve sistemde icra ettiği fonksiyon göz ardı edilmektedir.
Sistemin içerisinden olayları analiz etmek, bir insanın içinden organlarını tek tek değerlendirmeye benzemektedir. Beyin ele alındığında, insanın mükemmel ve karmaşık bir yapıdan meydana geldiği düşünülebilir. Kalp ele alındığında tamamen kanlı bir ortamdan oluştuğu, akciğerin ise havadar güzel bir yer olabileceği söylenebilir. Mide ise her şeyi eriten yok eden bir yapıyı, karaciğer her türlü sorunlu maddelerden koruyan yapıyı temsil edecektir. Ancak iş ince bağırsağa, hele kalın bağırsağa gelince işler tamamen karışacaktır. Bu durumda tek tek ele alınarak yapılan değerlendirmeler insan denilen organizmayı tanımlamaya ve anlamaya yeterli olmayacaktır. İçinden bakılınca bu kadar farklı değerlendirilebilecek bir yapıya sahip olan insanı, en güzel ve doğru değerlendirmenin yolu, dışarıdan yapılan değerlendirmedir. İnsanı bir bütün olarak ele alıp genel görünüş, ortaya koyduğu değerler, kazanımlar gibi faktörler bakımından değerlendirmek doğru olanıdır. Ne beyne takılıp olduğundan fazla büyütüp hayal kırıklılığına uğramak, ne de kalın bağırsağa takılıp tamamen dışkıdan oluşmuş gibi ele almak büyük hatadır. Zira bize itici gelse de dışkının varlığı, beynin işlevini sağlamasının aynı zamanda sebebi ve sonucudur. Her biri insan denilen sistemin temel bileşenleri olup, özellikleri ve güçleri oranında sistemin oluşmasına ve işlerliğine katkıda bulunmaktadırlar.
Günümüzde yaşadığımız olayları da tek tek ele alıp günübirlik yayınlar üzerinden algılamak, sonuçlar elde etmek, ertesi günkü yayınla görüş değiştirmek, ortaya atılanların çerçevesinde her gün farklı görüşlere sahip olmak, hedeflenen sonuçtur. Kafası karışık amorf düşünceli bireyler haline getirmek