Eser, dikkat çekici biçimde resmî tarih anlatısının önemli tanıklarından Falih Rıfkı Atay’ın “Çankaya”sını temel kaynaklardan biri olarak kullanıyor.
Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluş dönemi ve İstiklâl Harbi üzerine yıllardır sürdürülen tarih tartışmalarına yeni bir kitap daha eklendi. Dr. Seyfi Say tarafından kaleme alınan “Kurtuluş Savaşı’nın Sansürsüz Tarihi”, yerleşik anlatının dışında kalan iddiaları ve tartışmalı başlıkları gündeme taşıyor.
İslambol Yayınları tarafından 2026 yılında yayımlanan 16 bölümlük eser, özellikle Mustafa Kemal’in yakın çevresinde bulunan isimlerin aktardığı bilgiler üzerinden farklı bir tarih okuması yapmayı amaçlıyor.
RESMÎ TARİHİN KAYNAKLARIYLA RESMÎ TARİH SORGULANIYOR
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, eleştirisini yalnızca resmî tarih anlatısının karşısında duran hatırat ve eserlere dayandırmaması.
Dr. Seyfi Say, kitabın omurgasını Falih Rıfkı Atay’ın “Çankaya” adlı eserinde aktardığı hadiselerin oluşturduğunu belirtiyor.
Bu tercih, kitabın temel iddiasını da farklı bir zemine taşıyor. Say, resmî anlatının dışında yeni bir kaynak aramak yerine, bizzat bu anlatının içerisinde yer alan isimlerin aktardığı bilgileri tenkidî bir okumaya tabi tutarak farklı sonuçlara ulaşılabileceğini savunuyor.
Bu yönüyle eser, bir anlamda “resmî tarihin şahidiyle resmî tarihi sorgulama” iddiası taşıyor.
MUSTAFA KEMAL’İN ANADOLU’YA GEÇİŞİNDEN MİSAK-I MİLLÎ’YE
Kitapta İstiklâl Harbi ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecine ilişkin çok sayıda tartışmalı başlık ele alınıyor.
Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçişinde İngilizlerin tutumu, Erzurum Kongresi’nin arka planı, Yunan saldırısı sırasında yaşanan siyasî gelişmeler, Millî Mücadele’de geri planda kalan isimler, Sakarya günlerindeki Başkumandanlık meselesi, Mustafa Kemal’in liderlik tarzı, Fransızlarla ilişkiler, Misak-ı Millî ve şapka inkılabı eserde mercek altına alınan başlıklardan bazılarını oluşturuyor.
Kitabın bölüm isimleri de yazarın klasik tarih anlatısına yönelik itirazının oldukça sert olduğunu ortaya koyuyor.
“ADI UNUTULAN KAHRAMANLAR” TARTIŞMASI
Eserde özellikle Millî Mücadele’nin tek bir lider ve tek bir kahramanlık anlatısı üzerinden okunmasına itiraz ediliyor.
Kitabın dikkat çeken bölümlerinden biri, “Adı unutulan kahramanlar ve zaferden sonra makam mevkileri kapıp edebiyatçılar tarafından şişirilen sahtekârlar” başlığını taşıyor.
Say, bu bölüm üzerinden Millî Mücadele’ye katkı sağlayan ancak sonraki dönemlerde isimleri geri planda kalan şahsiyetleri gündeme getirirken, zafer sonrasında oluşturulan tarih anlatısının bazı isimleri olduğundan daha büyük gösterdiği iddiasını da tartışmaya açıyor.
“Ordular, ilk hedefiniz Kayseri!”, “Kaçak Kemal ya da Firari Atatürk”, “Deha değil, belki kurnazlık” ve “Mustafa Kemal’in asıl misyonu” gibi bölüm başlıkları ise kitabın yerleşik kabullere yönelik sert üslubunu ortaya koyuyor.
“SANSÜRSÜZ TARİH” TARTIŞMASININ MERKEZİNDE 5816 VAR
Kitabın isminde yer alan “sansürsüz” ifadesi de eserde ayrıca tartışılıyor.
Dr. Seyfi Say, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun yürürlükte olduğu müddetçe Cumhuriyet’in kuruluş döneminin bütün yönleriyle özgür biçimde tartışılmasının mümkün olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.
Yazar, geçmişte farklı tarih okumalarının karşılaştığı baskılara örnek olarak Kâzım Karabekir’in İstiklâl Harbi’ne ilişkin eserinin toplatılması ve imha edilmesi hadisesini hatırlatıyor.
Say’a göre Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına ilişkin tarihçilikte, siyasî ve hukukî sınırların tarih anlatısının oluşumu üzerindeki etkisinin de ayrıca ele alınması gerekiyor.
FALİH RIFKI ATAY VE MAZHAR MÜFİT KANSU MERCEK ALTINDA
Kitapta Mustafa Kemal’in yakın çevresinde bulunan isimlerin hatıratlarına özel önem veriliyor.
Başta Falih Rıfkı Atay ve Mazhar Müfit Kansu olmak üzere dönemin önemli tanıklarının aktardığı bilgilerin, dikkatli ve karşılaştırmalı bir okumaya tabi tutulduğunda yerleşik tarih anlatısının dışında yeni sorular ortaya çıkarabileceği savunuluyor.
Say, bu durumu Koca Ragıp Paşa’nın,
“Şecaat arz ederken merd-i Kıptî sirkatin söyler”
mısraıyla açıklıyor. Yazarın yaklaşımına göre dönemin önemli aktörlerinin kendi bakış açılarıyla aktardıkları olaylar, tarihçinin farklı bir okuma yapmasına imkân sağlayabilecek önemli malzemeler barındırıyor.
TARİHİN TARTIŞILMAZLARI YENİDEN TARTIŞMAYA AÇILIYOR
“Kurtuluş Savaşı’nın Sansürsüz Tarihi”, İstiklâl Harbi ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına ilişkin “değişmez” kabul edilen anlatıların kaynaklar üzerinden yeniden değerlendirilmesi çağrısı yapıyor.
Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçişinden Erzurum Kongresi’ne, Sakarya günlerinden Misak-ı Millî’ye ve Cumhuriyet’in ilk dönemindeki inkılaplara kadar uzanan geniş bir dönemi ele alan eser, okuyucuyu tarihî hadiseleri yalnızca hazır kabuller üzerinden değil, dönemin tanıklıkları ve hatıratları üzerinden değerlendirmeye davet ediyor.
Dr. Seyfi Say’ın “Kurtuluş Savaşı’nın Sansürsüz Tarihi” adlı eseri, İslambol Yayınları tarafından yayımlandı.
Kitap, Cumhuriyet’in kuruluş dönemine ilişkin yerleşik anlatıları yeniden tartışmaya açması bakımından önümüzdeki dönemde tarih ve siyaset çevrelerinde yeni tartışmaların da kapısını aralayacak eserlerden biri olmaya aday görünüyor.















