Makedonya’da ‘Birliktelik’ Mesajı

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Saraybosna, Sofya ve Tiran güçlü olmazsa İstanbul da güçlü olamaz. Eğer kalkınacaksak birlikte kalkınmalıyız''

Tarih - 21-12-2012 11:25

Makedonya’da ‘Birliktelik’ Mesajı
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na, Makedonya'nın başkenti Üsküp'teki Aziz Kiril Metodi Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verildi.
 
Bakan Davutoğlu, fahri doktora unvanı takdimi için düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Aziz Kiril Metodi Üniversitesi'nde ikinci kez bulunduğunu hatırlatarak, kendisinin önceden çok ödül aldığını ama bu ödülün çok anlamlı ve kendisi için büyük onur kaynağı olduğunu söyledi.
 
Kendisini entelektüel ve manevi anlamda Aziz Kiril Metodi Üniversitesi'nin bir parçası olarak hissettiğini ifade eden Davutoğlu, ''Bu ödül benim için özeldir. Çünkü Üsküp benim çocukluğumdan bu yana hayal şehrimdir. Üsküp sadece Balkanlar'ın değil, Avrupa'nın ve ortak kültürümüzün kültürel ve entelektüel merkezidir'' diye konuştu.
 
Üsküp'ün entelektüel vizyon ve hoşgörünün de şehri olduğunu ifade eden Davutoğlu, ''Gelecek açısından bütün kurumların önemi büyüktür, ancak toplum ve insanlığın geleceği açısından en önemli kurumlar üniversitelerdir'' dedi.
 
Bakanlık görevine başlamasının ardından çoğu zaman insanların kendisine ''hocam'' diye hitap ettiğine dikkati çeken Davutoğlu, ''İnsanlar bazen 'hocam' diye hitap ettikleri için özür dilemeye başlardı. Ben de 'hocam diye hitap ettiğiniz için özür diliyorsanız beni incitiyorsunuz' diye yanıtlardım. Çünkü bakan olmak ya da başka bir görevde olmak geçicidir. Ancak hoca olmak, yani profesör olmak ölümünüzden sonra da devam eden bir görevdir'' diye konuştu.
 
Üniversitelerin misyonun, tarih, günümüzde olanlar ve gelecek arasında bağlantı kurmak olduğuna işaret eden Davutoğlu, ''Hatıraları olmayan bir kişinin kimliği olamaz. Günümüzde yaşanan olayları anlamadan bir kişi ayakta kalamaz ve vizyonu olmayan kişi geleceğin bir parçası olamaz'' ifadesini kullandı.
 
''Yeni vizyon ve yeni ideallere ihtiyacımız var''
 
Üniversitelerin misyonunun aynı zamanda insanlığa yararlı olacak nesiller yetiştirmek olduğunu söyleyen Davutoğlu, şöyle devam etti:
 
''Tarihin bu kritik döneminde, gelecek nesillerimiz için yeni vizyonlara ve yeni ideallere ihtiyacımız var. Özellikle bu bölgede, Balkanlar'da. Tarihimizden dersler çıkarmalıyız. Biz sayın Cumhurbaşkanı ile daha önce bir kaç defa Balkan savaşlarının 100. yıl dönümü kapsamında, 2012 yılını Balkanlar'da barış yılı ilan etme konusu hakkında konuştuk. Geçtiğimiz 100 yılda Balkan ülkelerinde yaşayan insanlar, halklar bir çok zorluk ve felaketle karşılaştı. Şimdi hem Balkanlar hem Avrupa için yeni bir vizyon gerekli.''
 
Makedonya'ya Finlandiya'dan geldiğini belirten Davutoğlu, orada Somali diasporasıyla toplantıları olduğunu ve Türk bir bakanın Somali entelektüelleriyle Finlandiya'da buluşmasının önemine işaret etti. Davutoğlu, ''Bu küresel toplum. Onlara verdiğimiz desteklerden dolayı bize teşekkür ettiler. Son yüzyıla dönüp baktığımızda üç aşama görebiliriz. Bölgemiz iki dünya ve bir Balkan savaşı yaşadı. Çok büyük acılar yaşadık. Birinci Dünya Savaşı Balkanlarla başladı. İkinci Dünya Savaşı ise bölgemize çok zarar verdi. Yeni ülkeler, yeni kimlikler kuruldu ve biz hepsine saygı duyuyoruz. İkinci aşamada ise Soğuk Savaş vardı. Bu sefer ise bölgemiz 1989'a kadar ideolojik olarak bölünmüştü. NATO üyeleri, Türkiye ve Yunanistan, Varşova Paktı üyeleri, Romanya, Bulgaristan, Makedonya'nın da dahil olduğu eski Yugoslavya üyesi ülkeler. Arnavutluk neredeyse tek kalmıştı'' diye konuştu.
 
Soğuk savaşın ardında yeni Balkanlar ve yeni Avrupa'nın ortaya çıktığını anlatan Davutoğlu, bu dönemde ise Bosna ve Kosova'da etnik savaşlar yaşandığını hatırlattı. Davutoğlu, sorunun aslında insanların mantalitesinde olduğunu, eşitlik üzerinde bir mantaliteye ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
 
''Farklılık içinde bir olmak parolasına inanıyoruz''
 
Balkanlar bölgesinin her zaman çok kültürlü ve çok dinli bir bölge olduğunu ifade eden Davutoğlu, Balkan tarihinin düşünüldüğü gibi savaşlar ve uzlaşmazlıklar üzerine kurulu olmadığı, bölgenin yüzyıllarca üzerinde farklı ırkların, dinlerin ve medeniyetlerin yaşadığı çok etnikli bir bölge olduğunu belirtti.
 
Balkanlar'daki kültürel farklılığın korunması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, ''Çünkü bu, tüm halklar için zenginliktir. Biz farklılık içinde bir olmak parolasına inanıyoruz. Balkan bölgesine güçlü bir ekonomik işbirliği gerek. Çünkü bu bölge petrolüyle zengin değil ya da diğer Avrupa ülkeleri gibi sömürgecilikten zengin olmadı. Ancak, bizim insani kaynaklarımız ve inançlı ve dürüst insanlarımız var. En önemlisi inadımız var. Sizin Balkanlar'da dediğiniz gibi bu sizin istekleriniz gerçekleştirmenize yardım ediyor. İhtiyacımız olan, bu insani sermayemizi etnik çatışmalar yerine ekonomik kalkınmaya dönüştürmek'' şeklinde konuştu.
 
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Eğer İstanbul güçlü olmazsa Üsküp de güçlü olmaz. Aynı şekilde eğer Saraybosna, Sofya ve Tiran güçlü olmazsa İstanbul da güçlü olamaz. Eğer kalkınacaksak birlikte kalkınmalıyız" dedi.
 
Bakan Davutoğlu, daha sonra Makedonya'nın başkenti Üsküp'te faaliyet gösteren Yunus Emre Türk Kültür Merkezi'nin ek hizmet binasının açılışını yaptı.
 
Açılış törenine, Bakan Davutoğlu'nun yanı sıra Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir, Makedonya Türk Demokratik Partisi Genel Başkanı Kenan Hasip, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan ile çok sayıda davetli katıldı.
 
Üsküp Yunus Emre Türk Kültür Merkezi'nin faaliyetleri hakkında Kültür Merkezi Müdürü Tayfun Kalkan'dan bilgi alan Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, iki yıl önce de Yunus Emre Türk Kültür Merkezi'nin Üsküp'teki açılışını yaptığını hatırlattı.
 
"Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri'ni her açışımda ben hep toprağa atılan bir tohumu düşünüyorum" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Öyle bir tohum ki, ta asırlardır bizim derin kültürümüzü değişik coğrafyalarda attığımızda yavaş yavaş yeşeren çınarlar gibi şimdi de 21. yüzyılın Türkçe'nin konuşulduğu bir yüz yıl olması için Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri açıyoruz. Bizim medeniyet sembolümüz çınardır. O tohumdan biz çınarların yetişmesini bekliyoruz. Gölgesinde insanların huzur ve sükun bulacağı çınar ağaçlarının ilk tohumlarını atıyoruz."
 
Bakan Davutoğlu bu tohumları dünyanın her yerinde attıklarını belirtti.
 
"Üsküp Türkçesiz, Türkçe de Üsküpsüz olmaz"
 
Üsküp'ün tarih ve kültürümüzdeki önemine de değinen Davutoğlu, "Bunu Prizren'de de söylemiştim. Biz Üsküp'e kültür merkezini kültürümüzü tanıtmak için değil, kültürümüzü öğrenmek için açıyoruz. Eğer bir kültür birikimimiz ya da kültür şehrimiz varsa belki de bunların başında Üsküp gelir. Biz buraya öğrenmeye geliyoruz, öğretmeye değil. Üsküp'ün tarihi sokaklarında dolaştığınızda Yahya Kemal'in izlerini görürsünüz. Üsküp bizim için her bir sokağında kendi kültürümüzü öğreneceğimiz büyük bir medresedir. Burada Türkçemiz kısmen unutulmuş olabilir ama Üsküp Türkçesiz olmaz, Türkçe de Üsküpsüz olmaz" diye konuştu.
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Tekerlekli Sandalye Tarihçesi

Tekerlekli Sandalye Tarihçesi

12-04-2023 - Tarih

Millî Mücadelenin Yerel Tarihleri Projesi Batı Anadolu’da

Millî Mücadelenin Yerel Tarihleri Projesi Batı Anadolu’da

25-10-2022 - Tarih

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik