Gençlik Yılları ve Akademiye İlk Adımlar
29 Temmuz 1906'da İzmir Ödemiş'te doğan Muzaffer Şerif Başoğlu, eğitim hayatının ilk yıllarını işgal altındaki bir Türkiye'de geçirdi. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden 1926 yılında mezun olan Şerif, o yıllarda aktif bir Türk Ocakları delegesi olarak toplumsal olayların merkezinde yer aldı.
Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenlik yaptığı dönemde kazandığı bir bursla Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek Harvard ve Columbia üniversitelerinde psikoloji alanında derinleşti. Berlin'de Gestalt psikolojisi üzerine yaptığı çalışmalar, onun ileride geliştireceği özgün sosyal psikoloji kuramlarının temelini oluşturdu.
İdeolojik Kırılma ve "Adımlar" Süreci
Türkiye’ye dönüşünün ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde doçent olarak görev yapmaya başlayan Şerif, burada Niyazi Berkes, Behice Boran ve Pertev Naili Boratav gibi isimlerle bir araya geldi. "Yurt ve Dünya" dergisi ile "Adımlar" dergisinde kaleme aldığı yazılar ve 1943 yılında yayımladığı "Irk Psikolojisi" eseriyle üstün ırk ütopyalarına ve Turancılık düşüncesine yönelttiği eleştiriler, onun dönemin siyasi ikliminde hedef haline gelmesine neden oldu.
Hapis, Sürgün ve Akademik Yıkım
16 Mart 1944 tarihinde, "Komünizm propagandası ve milli menfaatlere düşmanlık" iddiasıyla gözaltına alınan Şerif, sıkıyönetim mahkemelerinde 27 yıl hapis cezası istemiyle yargılandı. 40 günlük tutukluluğun ardından, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın girişimleri ve konjonktürel siyasi değişimlerin etkisiyle "yurt dışına çıkma koşuluyla" serbest bırakıldı.
Askeri bir uçakla Amerika’ya giden Şerif, hayatının geri kalanını geçireceği ve dünyaca ünlü "Gerçekçi Çatışma Kuramı"nı geliştireceği akademik yolculuğuna başladı.
Vatansız Bir Bilim İnsanı ve Sosyal Psikolojinin Zirvesi
1947 yılında Türkiye’ye dönme girişimleri, eşi Carolyn Wood’un yabancı uyruklu olması bahane edilerek engellendi. Bu tarihten itibaren akademik çalışmalarında "Muzafer Sherif" ismini kullanmaya başlayan bilim insanı, Türkiye ile bağlarını neredeyse tamamen kopardı. Bir dönem FBI tarafından "komünist sempatizanı" olduğu gerekçesiyle sorgulanan Şerif, akademik başarılarına rağmen büyük bir yalnızlık ve vatansızlık duygusu içerisinde hayatını sürdürdü.
Bilime Miras Kalanlar
Sosyal psikoloji alanına; Otokinetik Etki Deneyi, Gerçekçi Çatışma Kuramı ve Robbers Cave Deneyi gibi çığır açan katkılar bırakan Şerif, Amerikan Sosyoloji Derneği’nden "Cooley-Mead Ödülü"nü alan ilk isim oldu. 16 Ekim 1988’de Alaska’nın Fairbanks şehrinde kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğinde, geride 60’tan fazla makale ve 24 kitaplık devasa bir külliyat bıraktı.
Akademik kariyerinde birey ve grup ilişkilerine dair ortaya koyduğu "norm oluşumu" teorileri, bugün dahi sosyal psikolojinin en temel başvuru kaynakları arasında yer almayı sürdürüyor.















