Samsun Yazılı Basınında Yer Alan Bilişsel Çarpıtmalar
Gazete haberlerini yazan muhabirler aynı zamanda Samsun kültürünün birer öğesi olarak belirli bilişlerin, şemaların ortak paydasında buluşmaktadırlar. Bir diğer farklılık ise bu dört gazetenin Samsun’da yaşayan farklı toplumsal kesitlerin beğenisine hizmet vermeleridir. Her bir gazetenin okur kitlesi farklı özellikler taşımaktadır.
Türkiye
- 24-02-2013 10:51
Samsun ilinde tiraj olarak birbirine yakın yayın yapan yerel Haber, Halk, Denge ve Arena gazeteleri 01-15 Temmuz 2011 döneminde incelenmiş ve bu tarihler arasında ilk sayfalarında yer alan tüm haberler bilişsel çarpıtma olgusuna ilişkin olarak sayısal ve niteliksel bir değerlendirme yapılmıştır.
Bu araştırmada aşağıdaki bilişsel çarpıtma alanları dikkate alınmıştır:
1. Akıl Okuma: Kişilerin düşünceleri hakkında yeterli bilgisi olmamasına rağmen onların ne düşündüklerini bildiğini varsaymak. Örnek: “Benim aptal olduğumu düşünüyor.”
2. Keyfi Çıkarsama: Geleceği tahmin etmek. Örnek: “Öylesine canım sıkılacak ki hiç bir şey yapamayacağım.”
3. Ya hep ya hiç türü düşünme: Olaylara ve insanlara ya hep ya hiç algısı ile bakmak. Örnek: “Eğer tam bir başarı elde etmediysem, başarısız oldum demektir.”
4. Aşırı genelleme: Tek bir olay üzerinden genel olumsuz şeyleri algılamak. Örnek: “Toplantıda kendimi kötü hissettiğime göre, insanlarla arkadaşlık kurma yeteneğim yok.”
5. Zihinsel süzgeç: Olumsuz şeyleri ayırarak her zaman onlara odaklanmak. Örnek: “Değerlendirme formunda bir tane de olsa olumsuz puan almam, işimi iyi yapmıyorum demektir.”
6. Olumluyu geçersiz kılmak: Kendisinin veya başkasının sahip olduğu olumlu şeylerin önemsiz olduğunu iddia etmek. Örnek: “O projede başarılı oldum, ama bu benim yeterli olduğum anlamına gelmez. Sadece şansım yaver gitti.”
7. Hemen bir sonuca varma: Elimizde düşüncelerimizi destekleyecek kesin kanıtlar olmadığı halde, hemen olumsuz yorumlar yapmaktır. Örnek: “Ne söylerseniz söyleyin, ne yaparsanız yapın, onu bu konuda ikna edemezsiniz.”
8. Aşırı büyütme ya da aşırı küçültme: Olayları gerçekçi olmayan standartlar açısından değerlendirme. Örnek: “Sınavlarda ortalama notlar alırsam, bu yetersiz olduğum anlamındadır.”, Yüksek notlar alıyor olmam demek, zeki olduğum anlamına gelmez.”
9. Duygusal mantık yürütme: Gerçeği yorumlamada duyguların rehberlik etmesine izin verme. Örnek: “İşte pek çok şeyi iyi yaptığımı biliyorum, ama hala kendimi başarısız hissediyorum.”
10. Meli-malı cümleler (Dayatmalar): Her şeyi basitçe ne olduğunu anlamaya odaklanmak yerine, nasıl olması gerektiği açısından yorumlamak. Örnek: “Her zaman en iyisini yapmalıyım. Hata yapmam korkunç olur.”
11. Kişiselleştirme: Olumsuz olayları büyük oranda kendisine atfetme. Örnek: “Tamirci benim yüzümden öyle ters davrandı.”
12. Etiketleme: Bazı genel olumsuz özellikleri kendisine veya başkasına yüklemek. Örnek: “Ben bir hiçim.” “Beş para etmeyen biridir.”
Bilişsel çarpıtmaları bilgiyi işleme sürecindeki özgün yanlılıklar veya eğilimler olarak görebiliriz. Bilişsel hatalar bilginin hatalı işlenmesi sonucunda duruma uygun olmayan ve duygusal sıkıntıya yol açan düşüncelere yol açmaktadırlar. Bilişsel çarpıtmalar değişen ölçülerde bütün bireylerde görülmektedir. İnsanlar özgün hatalı bilişsel çarpıtmalara meyillidirler (Türkçapar, 2007; Kılınç, 2005). Bu çalışmada 12 bilişsel çarpıtma alanına ilişkin olarak;
a. Bilişsel çarpıtma içeren haberlerin gazetelere göre dağılımı,
b. Bilişsel çarpıtma içeren haberlerin haber içeriğine göre dağılımının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Tablo 1 e bakıldığında Bilişsel çarpıtmalardan akıl okuma % 41.66 ile Denge gazetesinde yer aldığı, keyfi çıkarsama % 41.66 ile Arena gazetesinde, Ya hep ya hiç tarzı düşünme % 57.14 ile Haber gazetesinde, Aşırı genelleme % 50 ile Arena gazetesinde, Olumluyu geçersiz kılma % 66.66 ile Arena gazetesinde, Hemen sonuca varma % 46.15 ile Arena gazetesinde, Aşırı büyütme-küçültme % 50 ile Arena gazetesinde, Duygusal mantık yürütme f.66 ile Halk gazetesinde, Meli-malı cümleler % 74.07 ile Arena gazetesinde, Kişiselleştirme % 75 ile Halk gazetesinde, Etiketleme ise % 71.42 ile yine Arena gazetesinde geçmiştir. Zihinsel süçgeç ile ilgili bilişsel çarpıtmaya hiçbir gazete rastlanmamıştır.
Tablo 2’deki yüzdeliklere bakıldığında Akıl okuma siyaset ile ilgili haberlerde % 58.34 “Karadeniz PKK’ya dar geldi, Bakan Çağlayan nükleer enerjik karşıtlarına yanıt verirken Sinop’ta nükleer santral kurulacağının sinyallerini verdi.” keyfi çıkarsama ekonomi ile ilgili haberlerde % 41.66,ın”Samsun kabuğuna sığmayacak”, Yap hep ya hiç tarzı düşünme % 56.25 ile siyasetle ilgili haberlerde ‘Eleman yoksa yatırım da yok’, Aşırı genelleme % 43.33 ile yerel haberlerde ”Salıpazarı’nda balın tadı yok”, Olumluyu geçersiz kılma % 33.33 ile siyaset “Samsuna katkısı az Bakan”, sağlık ‘Hekime güven azaldı” ve yerel haberlerde ”Hiçbir Veteriner kliniğinin telefonlarına bakmamasına sinirlenen hayvan sevenler son çare zabıtayı aramakta buldu”; Hemen sonuca varma % 46.15 ile yerel haberlerde, “Bunalıma girdi kendini vurdu”; Aşırı büyütme-küçültme % 45.45 ile yerel haberlerde “İntihar sayısındaki tırmanma eğilimi il yöneticilerini de alarma geçirdi”; Duygusal mantık yürütme % 50 ile siyaset haberlerinde “Dört yıllık süreç içinde inanın 25 Bakanlık Samsun’un emrinde olacak”; Meli-malı cümleler % 44.11 ile siyaset haberlerinde “Konunun polemik konusu yapılmaması gerektiği kanaatindeyim”; Kişiselleştirme % 75 ile yerel haberlerde “Kredi kartı yüzünden”. “DSİ deki arkadaşlarımızı sınav tarihi vererek beklenti içine sokan ve hayal kırıklığı yaratanlara DSİ çalışanlarımız gerekli cevabı vereceklerdir”; Etiketleme % 57.14 ile siyaset haberlerinde ’Genç’in vatandaşa hizmet götürmek yerine belediyenin arsa sağlamaktan başka hiçbir katkısının olmadığını’ yer almıştır. Zihinsel süzgeç ile ilgili bilişsel çarpıtmaya hiçbir haberde rastlanmamıştır.
Genel olarak incelenen yerel gazetelere bakıldığında belli oranlarda bilişsel çarpıtmaların kullanıldığı gözlenmektedir. Birey olarak gazete haberi yapan kişi ele aldığı haber içerisinde objektif olma sorumluluğunun yanı sıra sahip olduğu bilişsel şemalarından sıyrılmalı ve toplumun ortak oluşturduğu şemalardan yola çıkarak metnini oluşturmalıdır. Metni tamamen gazetecinin yorumunu yansıtmaktadır. Bilişsel yaklaşıma göre, insanın duygularını ve bununla ilişkili fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen şey, herhangi bir durumun değil, o duruma ilişkin yaptığı yorumlardır (Beck, 2001). Haber yazma işi ise gerçeğin verilmesinden daha çok yorum içermekte ve bireyin öznel düşüncelerini dolaylı olarak içerisinde barındırmaktadır. Bu sebeple bireyin bilişsel yaklaşımları verdiği mesajların niteliği bakımından önem taşımaktadır. Bu mesajlar yazılı haber haline geldiğinde hem yazan kişi hem de okuyucu için bilişsel çarpıtmalarını harekete geçirici bir özellik taşıyabilmektedir.
Yerel basın olarak kamuoyu oluşturmanın çok yönlü etkilerinden söz etmek mümkündür. Takip edilen haber metinleri bireyler tarafından farklı algılanmaktadır. Bu sebeple haber metinlerini yazan bireylerin sorumlulukları artmaktadır. Yerel basın bu anlamda yansız ve objektif haber oluşturma aşamasında bireysel yanlılıklarının da farkına vararak metabilişsel bir yaklaşım sergilemelidir.
Seher BALCI ÇELİK * Müge YILMAZ** Esat ŞANLI*** Cem GENÇOĞLU****
SAMSUN SEMPOZYUMU 2011