Balcı sosyal medyadan yaptığı yorumda Ali Erbaş’ın kılıçlı resminin altına
“Elde kılıç!
sözde barış!
dilde İslam!
hutbede hamaset
asılsız fetih hadisi ile siyaset!
Vallahi Hz. Peygamberin anlattığı İslam bu değil”
Sözde Müslüman ve özde İlahiyatçı profesör(ler)den İslam adına ümidimizin kalmadığı bir dönemden geçtiğimiz için Balcı’nın bu hamasi çıkışına ve tribünlere oynama gayretine hiç şaşırmadık.
İslam’ın barış dini olduğu tezini ‘silahlı peygamber gerçeğinin üzerine örterek sunan ve bazı mahfillere şirin gözükmeye çalışan Sözde Müslüman ve özde İlahiyatçı profesör bunu hep yapıyor.
Bazen hadisi red ve inkar ediyor, bazen peygamberimizi arkadaşı olarak görüyor ve kabul ediyor, kendisi o seviyeye çıkamayınca Allah’ın Resulünü ve peygamberlik makamını kendi seviyesine indiriyor.
İslam’ın barış dini olduğunu bir türlü idrak edemeyen Sözde Müslüman ve özde İlahiyatçı profesör Balcı, şimdi de Şair ve hekim Abdülhak Molla'nın bundan 150 yıl öncesinden adeta bugüne seslendiği şu beytini hiç ama hiç duymamış gibi yapıyor;
"Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh; Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh."
İslam adına yapılan her şeyi hamaset, hadisleri asılsız olarak gören ve kabul eden Sözde Müslüman ve özde İlahiyatçı profesör İsrafil Balcı ve gibilerine son sözümüz;
Yahu şu İslam’ın Ehli Sünnet geleneğinin hiç mi güzel yanı yok…
Her fırsatta eleştirip yerden yere vuruyorsun…
Rahat bırak artık dini değerlerimizi…
“…………. Senin dinin sana, bizim dinimiz bize……….”
Bi düş artık yakamızdan…..

















Ali
Yorum yazacaktim, fakat Cahit Kolbay bey hissiyatima tercüman olmuş. Rabbim ilahiyat fakültelerini tam olarak Ehli sünnet e çevirsin. Milletin parasıyla milletin dinine saldıranları def etsin amin 4 yıl önceFatih DURU
Adam haklı. 4 yıl önceCahit KOLBAY
Ne yazık ki, sadece dil sınavını geçen, tez hazırlayan, çok makale yayınlayan (içeriği önemli değil), hatta yurt dışı saygın dergilerde! islamiyete önyargı ile bakan editörlerin onayladığı makalelerle kendini geliştiren, profesör kadrosuna kadar szöde liyakat adı altında yerleşen bu kişiler akademisyen olduğu sürece "İlahiyat Fakülteleri" sadece sözde kalır. Nitekim, aynı sistem içerisinde bir çok fetöcü (Adil Öksüz vb.) de bu kadrolarda yer bulmuştu. Lütfen Uyanalım Artık. 6 yıl önce