Uykuları uyutsak…
Bir gece yarısı sancılarla kıvrandıran karın ağrısı gibi şiddetli, contası bozulmuş damlayan musluk gibi sürekli, sesini duyurabilmek için var gücüyle bağıran simitçi kadar ısrarcı oluyor bazen yaşamak… İlle de yaşamak…
Uyuyarak uzaklaşsak mı biraz… Bir de kendimizce güzel bir ninni tutturduk mu her şey tamam demektir
Köşe Yazıları
- 19-10-2013 11:32
Bir gece yarısı sancılarla kıvrandıran karın ağrısı gibi şiddetli, contası bozulmuş damlayan musluk gibi sürekli, sesini duyurabilmek için var gücüyle bağıran simitçi kadar ısrarcı oluyor bazen yaşamak… İlle de yaşamak…
Uyuyarak uzaklaşsak mı biraz… Bir de kendimizce güzel bir ninni tutturduk mu her şey tamam demektir.
“Ninnilerin benim olsun
Uykularım senin olsun…”
Gece ürpertici karanlığıyla dolaşıyor yanıbaşımızda. Verilmiş bir sözümüz var. Biz geceyle sözleştik. Gecenin koynunda çalmadan bozulmuş bir plak gibi şaşkınız. İçimizdeki ıssızlığı dolduramasa da kulağımıza çalınan üç beş güzel cümle, hal dilimize derman olmaya çalışmakta...
Bir akşam kuytusunda randevusuna yetişememiş, ceza verilecek endişesiyle trafiğin keşmekeşliğine karışarak telaşla yol almaya çalışıyorum. Öyle girift ki zihnimdekiler, adeta düşünemiyorum. Ve ne yaparsak yapalım hiçbir silgiyle silinmiyor beynimizin fiyakalı yalnızlığı…
Beynimde karınca sürüleri dolanıyor hatta dolanmıyor da hep bir ağızdan türkü söylüyor. Karıncalar da türkü söyler miymiş demeyin sakın… Düşünceler ve karıncalar arbede çıkarıyorlar beynimde… Gözlerim isyan bayrağını çekmiş direnmekte… Uyku bu gece de selam vermeden çekip gitmiş… Uykumuzun baharında rengimiz kehribar…
Bir yaşamak heyulası tutturmuş da gidiyoruz… Kimileri yatakta uyuyor kimileri ayakta… Uyuyarak yaşıyoruz. Uyanıkken göremediklerimizi uykunun sırlı koynunda arıyoruz. Yoksa aslında uyumuyor da uyuyor taklidi mi yapıyoruz?
Gece olsa, bir bardak çayın yanına bir demet dost sohbetini katık yapsak, ardından biraz da tefekkür… Uykuları uyutsak…
Sen uyuyorsun ben uyuyorum, cümlelerimiz uyuyor… Bir olmamışlık sonrası umutla olacak olanı ummaya devam…
Diyor ya Sadi Şirazi “Uykusu uyanıklığından hayırlı olanlar varsın ölsün” diye… Bizim de yok ise bir hayrımız şu deveran-ı aleme, varıp ölelim ya da acilen eyleme geçip yaşayalım…
Ayak izlerimizdir söylediklerimiz. Nereye doğru yola koyulmuşsak onun izlerini bırakırız ardımızda. Saklanamayız…
Vakit geç olmadan bir tutam hayat alalım cebimize de öyle devam edelim yolumuza…