Her zaman olduğu gibi yazmaktaki amacım sadece laf üretmek, birilerini üzmek veya kırmak olmadı ve bundan sonra da olmayacak. Eylemlerim ve söylemlerim her zaman olduğu gibi Allah (c.c.) rızasına uygun olacaktır. Bir kalp yıkmanın ne kadar ağır sorumluluk getirdiğini bilen birisi olarak kardeşlerimi üzmek veya kırmak gibi bir hataya düşmekten Allah’a sığınırım.
Buna rağmen bazı kardeşlerimin yazdıklarımdan rahatsız olduklarını ve neden “Nuri abiye yazdırıyorsun” diye tepki gösterdiklerini biliyorum. Sadece ve sadece kendilerine kalbi muhabbet duyduğum dünyevileşme hastalığına yakalanan kardeşlerimi ikaz amaçlı yazılarımdan rahatsız olanlara; doğrulara kızmak yerine nefislerini hesaba çekmelerini ve nazarlarını vicdanlarına çevirmelerini tavsiye ediyorum.
Her Müslüman; Allah’ın (c.c.) mülkünde O’nun nizamına itaat etmekle sorumludur. Hiç kimsenin Allah’ın kendisine emanet ettiği bedeni ve canı istediği gibi kullanma lüksü yoktur. Kendisine verilen emaneti hayatın her alanında Allah’ın nizamını hâkim kılma yolunda harcamak ve o büyük günün hesabına hazırlanmak zorundadır. Dünyevileşerek yanlış yolda yürüyen kardeşlerini uyarmaya çalışmak her Müslüman’ın vazgeçilmezi olmalıdır.
Âcizane ben de; Üç günlük dünyanın cazibesine kapılarak yanlış kulvarda çılgınca koşuşturan kardeşlerime karşı sorumluluğumu yerine getirmeye çalışıyorum. Dilsiz şeytan konumuna düşmemek ve hesap gününde elimde bir belge olması için gayret ediyorum.
Hayatlarını Allah’ın belirlediği çizgide yaşayanlar, tarih boyunca toplumun güç merkezleri, çıkarcı kesimi ve meselenin ciddiyetini sağlıklı kavramada sorun yaşayanlar tarafından hoş karşılanmamışlardır. Bu nedenle başta peygamberler olmak üzere, Allah’ın emir ve yasaklarını halka tebliğ eden din adamları zalim sistemlerin baskısını her an enselerinde hissetmişlerdir.
Bunun aksine, zulüm sistemlerinin ve bilmeden kendi nefislerine zulmeden yöneticilerin destekçisi olan ve avamın nefsini okşayan fetva üreten sahte din adamları, dünyevileşenler tarafından her zaman hep alkışlanmış ve el üstünde tutulmuşlardır. Günümüzde bunların sayısı hiç de az değildir.
Yazılarıma yeniden başlarken amacım alkış almak değil, birilerini kırmak hiç değildir. Amacım toplumun yanlış yolda koşar adım felakete yürüdüğü ve ülkemin günübirlik değişken kararlarla sonu belli olmayan maceraya sürüklendiği bir zaman diliminde gördüklerimi sadece Allah (c.c.) rızası için dile getirmek olacaktır.
Bunun aksi bir tutum ve davranıştan Allah’a sığınırım. Allah (c.c.) fert, toplum ve millet olarak ahir ve akıbetlerimizi hayırlı eylesin. 15. 07. 2016















