Yılan ve Of’lu…

Ne iş yaparsak yapalım, nerede yaşarsak yaşayalım insanlığımızın gereği sürekli aynı şeylerle uğraşıyor olmamızdan olsa gerek hayatımızı idame ettirirken çoğunlukla “Allah’ın bir parçası olarak kabul ettiğimiz ruhun ölümü” demek olan rutin ve tek düzelik hastalığına yakalandığımızı anlamadığımızı, görmediğimizi düşünüyorum

Köşe Yazıları - 22-06-2012 11:47

Yılan ve Of’lu…
Ne iş yaparsak yapalım, nerede yaşarsak yaşayalım insanlığımızın gereği sürekli aynı şeylerle uğraşıyor olmamızdan olsa gerek hayatımızı idame ettirirken çoğunlukla “Allah’ın bir parçası olarak kabul ettiğimiz ruhun ölümü” demek olan rutin ve tek düzelik hastalığına yakalandığımızı anlamadığımızı, görmediğimizi düşünüyorum. Müslümanlar olarak yaşadığımız en büyük sıkıntının, acıların, mutsuzluğun temelinde de bu “körlüğün” yattığına inanıyorum.
 
Bazı zamanlarda koskoca ülkede “zalime dur diyecek tek bir adam” bulmak için yollara düşer, 40 gün 40 gece dere tepe dümdüz gider, aradığımız “adam gibi adamı” bulamadığımız için “ neden, niçin” sorularıyla boğuşarak kafa patlatırız, bazen de gün olur Allah (cc) bize “inanıyorsanız üstünsünüz” buyuruyor ama biz inanlar neden sürekli “zulme uğruyoruz” diye düşünürken k…mızı yırtarız. Ama bir çoğumuz,
 
“Ey iman edenler, (gerçekten) iman edin” ayetini dikkate almaz, kendimizi  bu uyarı ayetinin muhatabı olabileceğimizi kabul etme cesaretini gösteremeyiz.
 
Bazen takip edilecek, yapılacak ve sonuçlandırılacak günlük işlerin yoğunluğundan, sorumluluklarımızın boyunduruğundan, standart düşünen, robotlaşmış sosyal çevremizin üzerimize yıktığı mecburiyetlerin, mahalle baskısının, kimi zamanda özgürlüğümüz, zulme rıza göstermeyen kişiliğimizden dolayı kölelikten kurtulmak için zalimin zulmüne ettiğimiz isyanlarımızın zaman ve mekan uygun olmadığı için başarısızlığa uğramasından ötürü feleğimiz şaşar. Uzun bir süre belimizi doğrultamayız.
 
Haliyle de biz bu suni ve zorlama gündemler ile uğraşırken mutluluğu, hayatın güzelliklerini, farklılığımızın bize kazandırdığı gerçek değeri ve düşünen insan olarak kalitemizin ne kadar yüksek olduğu gerçeğini, kısaca “hayatı ıskalarız”
 
Sonuçta da biz  günlük rutin işlerle, gelenek ve göreneklerimizin üstümüzde ki görünmez baskısıyla uğraşırken muhatap olduğumuz  zalimlerin sadece her haliyle zalim olduğu belli olan kişiler olmadığını, yıllarca koynumuzda beslediğimiz yılandan bihaber olduğumuzu ancak “O yılan” bizi ısırdığında anlarız. Tabi biz bunu fark ettiğimizde çoğu zaman iş işten, atı alan da çoktan İstanbul boğazını geçmiş olur.
 
 
Biz farkında olmasak, birileri bu gerçeği ısrarla kabul etmese de bizi yılan ile aynı çuvala koyan ve yıllar boyu o yılanın bizi çatal dilliyle taciz ve tahrik ederken diğer taraftan da Zehirli dişlerini ense kökümüze geçirmesine sessiz ve tepkisiz kalmamızın nedenidir “gönüllü köleliğimiz” ve bu köleliğe olan tepkisizliğimiz.
 
Şahsen ben bu saatten sonra “nerelisin” diye soranlara “Elhamdülillah Of’”luyum cevabını veren doğuştan şanslı Of’lulardan olamayacağıma göre “ kurtarın beni buradan”  diye bağıran “yılan” değil ben oluyorum mecburen.
 
Gerçi bağırmak da fayda etmiyor çoğu zaman. Ben 13 yıldır “kurtarın beni bu yılanın elinden” diye bas bas bağırıyorum da ne oldu.
 
Kimse çığlıklarıma kulak asmadı.
 
En yakınımdakiler bile “o yılan değil, senin k… bağırma boşuna” sözleriyle onu değil beni yargıladı. Tabi Yılanda yıllar önce anlamış olsa gerek kimsenin beni ciddiye almadığını her fırsatta bir yandan o çatal diliyle beni taciz ve tahrik ederken, diğer taraftan da zehirli dişlerini boğazıma geçirmiş sülale boyu kanımı emmeye devam etti.
 
Ta ki…
 
Ben baktım bu yılandan kurtulma konusunda kimseden bana fayda yok. Canımı dişime taktım, her şeyimi kaybetmeyi göze aldım ve sarıldım bu çatal dilli yılanın boğazına. O’ na dedim ki…
 
 
Bu çuval artık ikimize dar.
 
Biz aynı çuvala sığmıyoruz.
 
Ya seni ya da beni yakacak bu nar.
 
Ya sen, ya da ben bu çuvaldan çıkıyoruz.
 
 
 
Mevla’m gazamı mübarek eyleye (amin)
 
 
Benden size birkaç dost tavsiyesi.
 
1- Öncelikle çevrenizde ki inanan insanların çığlıklarına kulak verin.
 
2- Yılanlardan kurtulma konusunda alışkanlıklarınızın, gelenek ve göreneklerin baskısıyla “el alem ne der” korkusuyla değil “ bu konuda “Allah ne emrediyor”sa onu yapın.
 
3- Havalar ısındı ve yılanlar çoğaldı. Çevrenizde ve koynunuzda ki yılanlara dikkat edin.
 
4- “Benim yanımda ki yılan değil, bir melek” diyorsanız ve bundan da eminseniz o meleğin kıymetini bilin. Tutun kanatlarından ve ne olursa olsun sakın bırakmayın.
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Zuhruf Suresi 15. Ayeti

Zuhruf Suresi 15. Ayeti

16-05-2026 - Köşe Yazıları

Telef  olan, rotasız hayatlar

Telef olan, rotasız hayatlar

14-05-2026 - Köşe Yazıları

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik