“Küresel Sumud Konvoyu” Gazze’de açlıktan ve susuzluktan bitap düşerek ölümü bekleyen Müslüman halka bir nebzecik umut olmak adına harekete geçti. Güzel bir hareket olduğunu, alkışı hak ettiğini düşünüyorum. Vicdanın henüz ölmediğinin ispatıdır bu sivil yürüyüş. İnsanlığın henüz köleleştirilmediğinin de bir başka ifadesidir.
Keşke “Küresel Sumud Konvoyu”na halkı Müslüman olan ülkelerin “Askeri filoları” da eşlik edebilseydi. Hareket hedefine varmakla kalmaz iki yıldır işlenen şeniyetlerin, cinayetlerin ve soykırımın tekrar etmesine de tam anlamıyla engel olurlardı.
Gazze’de meydana gelen katliamlar ve yaşatılmakta olan soykırım bize laik ve demokratik yönetimlerin Müslümanlara ait bir yönetim biçimi olmadığını bir kez daha kanıtlamış oldu. Yoksa Gazze bu hale düşmezdi. Laik ve demokratik yönetim biçimi Müslümanları koruma, kollama ve bir arada tutma yöntemi değildir. Bu tür yönetimler gayr-ı müslimleri koruma, kollama ve yönetme biçimi olduğunu Gazze aynasından baktığımız vakit göreceğimiz ilk görüntü olacaktır. Maalesef Müslümanların yaşadığı devletlerin tam ortasında, Gazze’de, tam iki yıldır eşine rastlanmayan büyük bir soykırım uygulanmaktadır.













































































































































































































