AK PARTİ KİMSENİN YAŞAM TARZIYLA MEŞGUL DEĞİL
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel, "AK Parti kimsenin inancıyla, kimsenin mezhebiyle, kimsenin giyimiyle, kuşamıyla, kimsenin yediğiyle, içtiğiyle meşgul bir parti değildir" dedi.
Siyaset - 30-10-2013 10:46
Türkiye'de o tarihten bu yana çok önemli değişimler yaşandığını, en önemlisinin de demokratikleşme adına yürütülen çalışmalar olduğunu anlatan Türel, "AK Parti'nin demokratikleşme ve özgürlükler adına ortaya koyduğu değişim, bugüne kadar yapılan köprülerden, barajlardan, altyapıdan, üstyapıdan çok daha önemli. Bir ülkede demokrasi ne kadar yükselirse, ne kadar güçlenirse, ekonomi de halkın refahı da o kadar artar, o ülke de o kadar genişler" diye konuştu.
Türkiye'de demokrasisinin AK Parti iktidar oluncaya kadar ayağına prangalar vurulmuş bir vesayet demokrasisinden ibaret olduğunu savunan Türel, sandıkta istedikleri sonuçları alamayanların bir takım oyunlarla, tezgahlarla ülkeyi karıştırdığını, bunun akabinde de diledikleri bir siyasi iktidarı antidemokratik yöntemlerle iktidara getirerek halkın üzerinde hakimiyetlerini sürdüğünü kaydetti.
Gezi Parkı odaklı gelişmeler
Konuşmasında Gezi Parkı eylemlerine de değinen ve bunun 3-5 ağacı korumak kadar basit bir olay olmadığını belirten Türel, "Sandıkta AK Parti'yi yenemeyeceğini anlayanlar, Gezi Parkı ile farklı bir sivil darbe girişiminde bulunmayı denemiş ama başarılı olamamıştır. Halkın birliği, beraberliği bu oyunu da bozmuştur. Bu oyunlar hala cüretle, cesaretle, halkın özgürlükten demokrasiden yana iradesine rağmen oynanabilmektedir" şeklinde konuştu.
Yaşam tarzına müdahale iddiaları
AK Parti'nin kuruluş aşamasında yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele edileceğini duyurduğunu hatırlatan Menderes Türel, bugün Türkiye'de yasakları kaldıran, yasakları demokrasi bayramına dönüştüren partinin AK Parti olduğunu vurguladı.
Türel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"AK Parti'yi halkın yaşam tarzına karışmakla suçlayanlar aslında kendileri halkın yaşam tarzına karışmaktadır. AK Parti kimsenin inancıyla, kimsenin mezhebiyle, kimsenin giyimiyle, kuşamıyla, kimsenin yediğiyle, içtiğiyle meşgul bir parti değildir. O yüzden yola çıkarken 'dinsel milliyetçilik bizim defterimizde yazmaz' dedik, 'etnik milliyetçilik bizim defterimizde yazmak' dedik, 'bölgesel milliyetçilik bizim defterimizde yazmak' dedik. Müslümanı, Hristiyanı, hangi din grubuna aitse her kim ise Türkiye'de, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduktan sonra o inanç ve özgürlüğüne sonuna kadar sahip olmalı, onun teminatı da AK Parti iktidarıdır."