Bin yıl geçse de asla unutmayacağız!
28 Şubat post modern darbesiyle ilgili Samsun Konak sineması önünde Samsun Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı Nejdet Güneysu ve Memur-Sen Konfederasyonun Birim Başkanları, üyelerimizinde katıldığı bir basın açıklaması yaptı.
Tarih - 29-02-2012 12:59
Güneysu açıklamasında; "Bugün, siyasilere nasıl karar alacaklarının, yargı mensuplarına nasıl karar vereceklerinin bizzat cuntacılar tarafından brifinglerle öğretildiği 28 Şubat darbesinin 15. Yıldönümündeyiz. Tüm kurumlara askeri uygun adım derslerinin verildiği, hukukun yok sayıldığı, irtica yaygaraları ile darbe ortamının hazırlandığı, vatandaşların fişlendiği, ülkenin ekonomik krizlere sürüklendiği 28 Şubat postmodern darbe süreci, siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. 28 Şubat’ın “yavuz” darbecileri, “şecaatlerini arz ederken” darbe döneminde yaptıkları baskı ve tehditlerini ikrar etmektedirler. Üniversitelerde özgürlükten yana olan öğretim üyeleri ihraç edilmiş, YAŞ kararları ile itiraz hakkı tanınmadan birçok rütbeli askerin görevine son verilmiş, düşünceye hapis cezaları verilerek ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir. Bu sürecin devamında kesintisiz sekiz yıllık eğitim ucubesi ile tüm meslek liseleri İmam hatip liselerinin önünün kesilmesine kurban edilmiş, katsayı uygulamaları ile eğitimde tarihin en büyük zulmü işlenmiştir. Vatandaşın çocuklarına kendi inancını öğretmesi Kur’an Kurslarına gitme yaşı yükseltilerek engellenmiş, vicdani ve hukuki hiçbir dayanağı olmadığı halde on binlerce Anadolu kadınının başörtüsü yasağı ile eğitim ve öğrenim özgürlüğü gasp edilmiş, çalışma hakları ellerinden alınmış, üniversite kampüslerinden halk eğitim merkezlerine, ehliyet sınavlarından nüfus kimlik kartlarına kadar kılık kıyafet zulmü yaygınlaştırılmış, eşinin kıyafetinden dolayı birçok kamu çalışanı mağdur edilmiştir. Varlığını herkesin iliklerine kadar hissettiği 28 Şubat darbesinin bu güne kadar yargılanamamış olması, herkesin hukuka olan inanç ve güvenini sarsmaktadır. Ayrıca yaşanan hukuksuzlukların cezalandırılamaması, darbecilerin yaptıklarının yanlarına kar kalmasına sebep olmaktadır. En kötüsü ise cunta heveslilerini halen cesaretlendirebilmektedir. Bugün, herkes, yaşanan hukuksuzluklara açıkça tanıklık etmektedir. Her gün yeni tanıklar, 28 Şubat cuntacılarının, oluşturduğu sahte sanaryolarla, zaman zaman taşeronlar kullanarak, toplumda kin ve düşmanlığı tahrik edici eylemlerle nasıl darbe ortamı hazırladıklarını ortaya koymaktadır. Ayrıca, mağdurların antidemokratik süreçlerde yoksun kaldıkları hakları devlet tarafından tazmin edilmelidir. Bu çerçevede, devlet; inancı gereği başını örttüğü için mesleğinden atılan kamu çalışanları, eğitim öğretim hakkı ellerinden alınan kız öğrenciler gibi bütün sosyal kesimlerden bedel ödeyenlerden özür borcunu yerine getirmeli, mağdurların açıkta geçirdikleri sürelere ilişkin hak kayıplarını telafi etmeli ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini onlar adına yerine getirmelidir. Hakları iade edilmeyen hiçbir mağdur kalmamalıdır İmam Hatip Liselerinin önünü kesmek adına meslek liselerinin eğitimi bitirildi. Özgürlükler ortadan kaldırılarak binlerce genç kızın okuma hakları gasp edildi. Binlerce kamu görevlisi yalnızca inancından dolayı işlerinden atıldı. Üniversitede ikna ovaları adı altında gestapo kampları kuruldu. Bankaların batırılması sonucu milletin 50 milyar doları çalındı. Yeşil sermaye denilerek Anadolu esnafı, iş adamları ve iş yerleri fişlendi. Oluşturulan ekonomik krizler sonucu halk fakirleştirildi. Milletin parasıyla alınan silahlar, millete doğrultuldu. Bu bağlamda 28 Şubatın postmodern darbecilerinin, halk nezdinde mahkûm oldukları gibi, hukuk önünde de mahkûm olabilmeleri için 28 Şubat’ın üzerinden 1000 yıl geçse de Memur-Sen olarak mücadelemizi sürdüreceğimizi bildiririz." dedi.
Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın