Çevremizi saran bu gerilim fırtınası, zayıf devletler için bir felaket, Türkiye için ise tarihi bir hesaplaşma ve yükseliş arenasına döndü.
Doğu'da ve Batı'da tırmanan her savaş, Türk savunma sanayiinin ve Mehmetçiğin bileği bükülmez gücünü dünya egemenlerinin yüzüne bir tokat gibi çarpmıştır. Artık bölgesel dengeler, küresel güçlerin vizyonuna göre değil; Ankara'nın sahadaki çelik iradesine göre şekillenmektedir. Çevremizdeki çatışmalar, Batı'nın güvenlik illüzyonunu yıkarken; Türkiye'yi geçilmez bir kale, enerji ve ticaret yollarının tek hakimi, patronu yapmıştır.