BORSALARDAKİ DEĞİŞİM AMERİKA KAYNAKLI
Ekonomi Bakanı Çağlayan, dünya borsalarında düşüş yaşandığını, faizlerin yükseldiğini, bir taraftan da parite değişiklik gösterdiğini belirterek, "Bu Amerika Merkez Bankası kaynaklı ama kısmi ve geçicidir"
Fikir - 21-06-2013 08:23
Beraberinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Diyarbakır Green Park Otelde düzenlenen "Yeni Teşvik Sisteminin 1. Yılı-Yatırım Teşvikleri Zirvesi"nde konuşan Bakan Çağlayan, bugün gösterge faizlerinin 7,60'lara, dolar kurunun 1,915'e çıktığını, borsada ise yüzde 4'lük düşüşün görüldüğünü söyledi. Bunun dünyadaki konjonktürel gelişmelerden kaynaklandığını, Amerika Merkez Bankası Başkanının dün yaptığı açıklamayla ilgili olduğunu vurgulayan Çağlayan, "Dünyadaki para arzının yapılıp yapılmayacağı yani parasal genişlemenin sağlanıp sağlanamayacağı ile ilgili gelişmedir. Dünyada bu düşüş yaşanıyor" ifadesini kullandı.
"Dünyanın odaklandığı konu Çin'deki büyümenin yavaşlamasıdır"
Çağlayan, dünya borsalarında düşüş yaşadığını, faizlerin yükseldiğini kaydederek, şöyle konuştu:
"Bir taraftan da parite değişiklik gösteriyor. Bu konuda bilelim ki bu Amerika Merkez Bankası kaynaklı ama kısmi ve geçicidir. Çok kısa bir süre sonra piyasa bunu çok daha iyi algılayacaktır çünkü dün Amerika Merkez Bankası 85 milyar doları 1 yıl süreyle daha piyasada tutacağını öngördü. Bu önemli bir gelişmedir. Eğer 'daraltacağım' deseydi bu rakamlar çok daha kötüye gidebilirdi. Ama bana göre Amerika'daki FED'in almış olduğu kararlardan öte tüm dünyanın odaklandığı konu Çin'deki büyümenin yavaşlamasıdır. Çin gibi bir dünya devi olan ülkenin büyümesinin yavaşlaması dünyanın bütün ülkelerinde bir şekilde hissedilecektir. Bu anlamada biz geçen yıl yaptığımız gibi pazar çeşitlendirme, bölge çeşitlendirmeye sivil toplum kuruluşları ve ihracatçılarımızla beraber her zaman olduğundan daha fazla devam edeceğiz. İnşallah Türkiye ihracatla büyüyen, istihdamını, yatırını, üretimini ihracatla geliştiren iç pazarını da sağlam tutan bir ülke olmaya devam edecek."
Bakan Çağlayan, Muşlu olduğunu hatırlatarak, Diyarbakır'a gelen iş adamları ve iş kadınlarına Kürtçe olarak "Hoş geldiniz, baş göz üstüne geldiniz" dedi.
"Teşvik sistemi ile ilgili sizlere hesap vermeye geldim" diyen Çağlayan, Türkiye'nin kalbinin bugün Diyarbakır'da attığını belirtti.
Bakan Çağlayan, bu teşvik sisteminin sivil toplum kuruluşlarının eseri olduğunu vurgulayarak, "Siz söylediniz biz yaptık. Aldığımız görüşler doğrultusunda bugüne kadar yapılamayan bir teşvik sistemini geliştirdik. Geçmişte teşvik sistemlerini eleştiren bir kişi olarak bu, en az eleştirilen, iş dünyasının yüzde 95'inden fazlasının desteğini alan bir teşvik sistemi oldu. Çünkü ortak aklın ürünü oldu" diye konuştu.
"31 Aralık 2013 tarihine kadar yapılan yatırımların yüksek yoğunluklu teşvik sisteminden faydalanmasını önümüzdeki yıllara aktarın" şeklinde bazı talepler geldiğine dikkati çeken Çağlayan, sürenin dolmasına 6 ay kaldığını hatırlattı.
Bakan Çağlayan, yapılacak yatırımın sadece yüzde 10'unun dahi bu yıl sonuna kadar yapılması halinde yüksek haklardan yararlanmayı beraberinde getireceğini belirtti. Günü geldiğinde konuyu değerlendireceğini kaydeden Çağlayan bunun bir söz veya taahhüt olarak algılanmaması uyarısında bulundu.
"Bugün gelinen nokta önemlidir"
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, çözüm sürecinin konuşulmaya başladığı günden itibaren bölgeye etkisinin rakamlarla ifade edilecek durumda olduğunu ifade ederek, bu rakamların huzurun, barışın çözüm sürecinin ne anlama geldiğini gösterdiğini belirtti.
Çözüm sürecini bir Kürt vatandaş olarak, ülkesinin birlik ve beraberliğine her zaman bağlı bir insan olarak çok önemsediğini vurgulayan Çağlayan şöyle dedi:
"Çözüm süreci ile bölgeye yatırımlar sel gibi akmaya başladı. Bu süreç keşke 10-15 veya 20 yıl önce başlasaydı, bu süreci başlatan başbakanın elinden de ben öpseydim. Türkiye bu işte çok geç kalmıştır ancak bugün gelinen nokta önemlidir. Bu bir siyasi kararlılığı, siyasi duruşu göze alarak cesaretle yapılacak bir iştir. Türkiye'de Kürt'ün ne kadar hakkı varsa Türk'ün de o kadar hakkı var. Türk'ün ne kadar hakkı varsa Arap'ın Boşnak'ın, Türkmen'in de o kadar hakkı var. Türkiye bu farkıllıkları ile mozaik olan bir ülkedir. Kardeşlerimle memleketim Muş'a yatırım kararı aldık. Kent merkezinde bir cami, Malazgirt ilçesinde de bir meslek yüksek okulu yaptırıyoruz. Malazgirt'i seçme nedenimiz Malazgirt'in kardeşliğin başladığı tarih olmasıdır. Selçuklu İmparatoru Alparslan o dönemde orada yerleşik olan bir Kürt beyliğinin 15 bin askerinin desteğiyle Anadolu'ya girmiştir. İşte Malazgirt'te Türk'ün Kürt'ün kardeşliği 1071'de yazılmıştır. İster Kürt ister Türk olsun, ister Alevi ister Sünni olsun her ne olursa olsun. Yeter ki bu ülkenin bölünmez bütünlüğünden, birliğinden, devleti ve bayrağının tekliğinden yana olsun herkesin başımızın üstünde yeri var. Çözüm süreci bunları bize sağlamaya başladı. İş dünyası bugün bölgeye yatırım çağrısı ve elçiliği yapmaya geldi".
Bankaların bölge yatırımcısından istediği yüksek teminatlar
Çağlayan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in konuşmasında söz ettiği bankaların bölgede yatırım yapmak isteyen girişimciden diğer bölgelere oranla 3 kat fazla teminat istemesine ilişkin eleştirisine, "Dile getirilen konuda yüzde 100 haklısınız" dedi.
Böyle bir teşvik sistemi hayata geçirildiğinde bir senkrizasyon olması gerektiğine dikkati çeken Bakan Çağlayan, şirketlerin yatırım için bol ve ucuz yatırım sermayesi desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Bakan Çağlayan, bunun için faizlerin düşmesinin son derece önemli olduğuna değinerek şunları kaydetti:
"Bankaların bilhassa yatırımcılara ve KOBİ'lere 6. bölgede pozitif ayrımcılık yaparak destek vermesi memleket meselesidir. Bu anlamda bankacıları akla, izana ve edebe davet ediyorum. Her birimiz, 'önce ülkemiz' demek durumundayız. Tabii ki para kazanacaksınız gözümüz yok ama siz kalkıp Muş, Diyarbakır, Hakkari ve Batman'da kredi verirken bu bölgenin topraklarını ipotek kabul etmezseniz bundan daha hadsizlik olur mu? Ülkenin bir çakıl taşı bile Hakkari ve Şırnak'ta ne ise Edirne'de de odur arkadaşlar. Bu kapsamda bankaların bu bölgenin arazilerini ipotek kabul etmemesi gibi bir tavrı mutlak surette terketmesi gerekiyor. Bankaların Doğu ve Güneydoğu'ya kredi verirken karşılığında yüksek teminatlar almasını doğru bulmuyorum. Banka elbette risk görüyorsa o şirkete ya kredi vermeyecek ya da teminatı daha fazla isteyecektir. Ben de banka olsam aynı şeyi yapardım ama bunun yanı sıra bankalarımızın hiç olmazsa eşit durumda olanlara ve bu bölgelere karşı bir vatandaşlık sorumluluğu içinde olup, teşvik ve yatırımların patlaması ve parlaması için destek vermesi gerekir".
Bakan Çağlayan, Türkiye'nin tasarruf açısından son derece fakir bir ülke olduğunu ifade ederek, Türkiye'de dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi girişim sermayesi çok ucuz maliyetli uzun vadeli kredilerin olmadığını belirtti.
5084 sayılı Teşvik Sistemi
Bakan Çağlayan, 5084 sayılı Teşvik Sistemini hatırlatarak, "Bu teşviğin süresi birkaç kez uzatıldığı için artık suyu çıkmıştı" diye konuştu.
Bakanlar Kurulu kararı ile yayınlanacak ve mevcut işletmeler için verilecek destek mekanizmasının uygulanmasına 1 Ocak 2013'ten itibaren başlanacağını aktaran Çağlayan, böylece aradan geçen sürenin kapatılmasının sözkonusu olacağını vurguladı.
Bunda bölgeler arası farklılık getirileceğine dikkati çeken Çağlayan, "6. bölgede 6 yıl, 5. bölgede 5 yıl, 4. bölgede 4 yıl süreyle SSK işveren payından çıkan yasaya göre 6 puanlık bir indirim öngörülüyor. 5 puan da önceden vardı. Yüzde 20 olan SSK işveren payının 11 puanı devlet tarafından karşılanmış oldu. Böylelikle arada bir denge kurulmaya çalışıldı" dedi.
"OSB'lere bakış yeniden gözden geçirilmelidir"
Bakan Çağlayan, Diyarbakır'da kurulan Tarım ve Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi'nin temelini Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker ile attıklarını hatırlatarak, Diyarbakır'ın bu manada pilot bir il olduğunu, iyi yaparsa da kötü yaparsa da diğer illere örnek olacağını belirtti.
Bu Tarım ve Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi'nin gelişiminin diğer bölgelerin ve sektörün gelişimi açısından önemli görülmesi gerektiğini dile getiren Bakan Çağlayan, "Bu manada Organize Sanayi Bölgeleri'ne (OSB) bakış yeniden gözden geçirilmelidir" ifadesini kullandı.
Çağlayan, teşvik sisteminin yürürlüğe girdiği 19 Haziran 2012'den bugüne kadar 4 bin 840 yatırım projesi için belge düzenlediklerini, bu yatırımlar kapsamında 76 milyar liralık sabit harcama ve 178 bin istihdam öngörüldüğünü söyledi.
Bunun bir önceki yılın aynı dönemine göre, yatırım projesi sayısında yüzde 22, yatırım harcaması tutarında yüzde 62, öngörülen istihdamda ise yüzde 59'luk bir artış olduğunu kaydeden Çağlayan, yatırım başına düşen harcama tutarının ise 11,8 milyon liradan 15,7 milyon liraya yükseldiğini bildirdi.
Bir yatırımda ortalama 28 yeni istihdam yaratılırken, son dönemde gerçekleştirilmeye başlanan yatırımların ortalama 37 kişilik ilave istihdam yarattığını, bununla özel sektör tarafından gerçekleştirilen yatırımlarda ölçeğin büyüdüğünü gösterdiğini ifade eden Çağlayan, "Görüyorum ki; yatırımcılarımız da benimle aynı fikirde, kimse frene basmadan gaz vermeye devam ediyor" ifadesini kullandı.
"En büyük silahımız büyük ölçekli yatırımların teşviki uygulamasıdır"
Bakan Çağlayan, ihracat kredilerinde de artış olduğunu dile getirdi.
"Bu yılın nisan ayı itibarıyla ihracat kredileri yüzde 8,1 artışla 44 milyar liraya, İhracat Garantili Yatırım Kredileri ise yüzde 84,3 artışla 2,1 milyar liraya yükseldi" diyen Çağlayan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu ne demek? Türkiye, artık ihracat odaklı büyüme sistemine geçmiştir. İhracat odaklı yatırımlara daha çok yönelmiş demektir. Geçtiğimiz yıl net ihracat yüzde 2,2'lik büyümemize 4,1 puan katkı sağlamıştı. Bu yılın ilk çeyreğinde maalesef, aynı etkiyi görebilmiş değiliz. Ama bu yıl sonu için hedeflediğimiz 158 milyar dolarlık ihracatımızın yüzde 4'lük büyümemize çok önemli katkı sağlayacağından hiç şüphem yok.
Yeni teşvik sisteminde 268 adet uluslararası sermayeli yatırım için teşvik belgesi düzenledik. Bu belgelerdeki sabit yatırım tutarı yüzde 62'lik artışla 10,5 milyar liraya yükseldi. Uluslararası sermayeyi ülkemize çekebilmek için en büyük silahımızdan biri Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki Uygulamasıdır. Bu kapsamda düzenlediğimiz 19 büyük ölçekli teşvik belgesinin 12'si uluslararası sermayeli yatırımcılar adına düzenlendi. Bu rakam önceki yıl yalnızca 4'tü. Bu projeler içinde motorlu kara taşıtı imalatı ve makine teçhizat imalatı yatırımlarının ağırlıklı olduğunu söyleyebiliriz. Rakamlar çok şükür artıyor. Artık gençlerimiz, iş aş umuduyla yerinden yurdundan olmayacak. Herkes doğduğu yerde doyma şansına sahip olacak."
"1. bölgemiz ilk sırada"
Teşvik uygulamalarına göre dağılımın yapısının değiştiğini, nitelikli yatırım projelerinin toplam projeler içindeki payının yükseldiğini ifade eden Çağlayan, 7'ye ulaşan stratejik yatırım projesi kapsamında 9 milyar liralık yatırım harcamasının yapılacağını söyledi.
Çağlayan bu yatırımların, sistemi kurgulanırken hedeflendiği gibi, ithalat bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlayacak projeler olduğunu vurgulayarak, şöyle dedi:
"Düzenlediğimiz belge adedinin sektörel dağılımına baktığımızda, imalat sektörünün 3 bin 1 teşvik belgesi ile ilk sırada, hizmetler sektörünün bin 320 teşvik belgesiyle ikinci sırada yer aldığını görüyoruz. Yatırım tutarı açısından ise yaklaşık 36 milyar lirayla imalat sektörü başı çekerken, 17,5 milyar lirayla enerji sektörü ikinci sırada yer aldı.
Bölgesel açıdan ise bin 766 teşvik belgesi ve 32,8 milyar lira ile 1. bölgemiz ilk sırada. Zaman zaman 'Teşvikleri siz illere çok daha fazla verdiniz dolayısıyla yatırımların tamamı oraya kayacak' diyenler için bu bir cevaptır. Bu bölgemizi 797 teşvik belgesi ve 11,7 milyar liralık yatırım tutarı ile ikinci bölgemiz takip ediyor. İstihdam rakamlarına baktığımızda 69 bin 248 kişiyle 1. bölge ve 27 bin 465 kişi ile 6. bölge ilk iki sırayı paylaşıyor. "
"Yatırımcı büyük ölçekli yatırıma yöneldi"
Ekonomi Bakanı Çağlayan, önceki yılla bir kıyaslama yapıldığında tüm sektörlerde belge adedi ve yatırım tutarında önemli artışlar kaydedildiğini dile getirerek, "Sadece enerji projelerinde adet bazında küçük bir düşüş olsa da, yatırım tutarı açısından enerji sektöründe gerçekleştirilecek yatırımlar yüzde 28'lik artış gösterdi" şeklinde konuştu.
"19 Haziran 2012'den bugüne kadar 4 bin 840 yatırım projesi için belge düzenledik.Yatırımcılarımız daha büyük ölçekli yatırımlara yönelmiş, bu da bizi ziyadesiyle mutlu ediyor" ifadesini kullanan Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Madencilik sektöründe yapılacak yatırım tutarı yüzde 389 artıyor, sabit yatırım tutarı 6,2 milyar lira. Ülkemizin doğal yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılması noktasında teşvik sistemi önemli ölçüde etkili olmuş görünüyor. Madenlerimizi şimdi kazanmaya başladık. Mayıs ayında yaptığımız kömür yatırımlarına yönelik düzenlemenin etkisiyle, önümüzdeki dönemde sektör yatırımlarında daha da büyük artışlar bekliyoruz. Yeri gelmişken öncelikli yatırım konuları arasında yer alan eğitim sektörüne yönelik yatırımlardaki müthiş ilerlemeden de bahsetmek istiyorum. Önceki yıl 53 olan eğitim yatırımı sayısı bugün itibariyle 259'a yükselerek, tam 5 katına çıkmış durumda. 6. bölgede belge adedi yüzde 79 artışla 321’den 575'e, sabit yatırım tutarı yüzde 269 artarak 2,2 milyar liradan 8,2 milyar liraya, istihdam da ise yüzde 183 artışla 9 bin 708'den 27 bin 465'e yükselmiştir. Bölgeler arasındaki en yüksek artışlar 6. bölgemizde yaşanmış."
Çağlayan, yeni dönemde iller arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmak için 2 temel değişiklik yaptıklarını, bu sayede 5. ve 6. bölgelerde yapılacak yatırım projelerinde bir önceki döneme göre ciddi artışlar olduğunu söyledi.
5. bölgede yapılacak bölgesel yatırımlarda yüzde 157, 6. bölgede yapılacak bölgesel yatırımlarda ise yüzde 246 artış olduğunu vurgulayan Bakan Çağlayan, "Bilhassa 6. bölgedeki bölgesel yatırımların toplam bölgesel yatırımlar içindeki payının yüzde 11’den yüzde 20’ye çıkmış olması son derece çarpıcı. Umuyorum ki; bölgeler arasındaki gelişmişlik farkı önümüzdeki dönemde daha da azalacak" diye konuştu.
"İstihdamda yaşanacak artışlar bizim için çok değerlidir"
Bakan Çağlayan, 6. bölgeye verdikleri destek neticesinde son bir yılda 575 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenlediklerini anlatarak, şunları söyledi:
"Bu belgeler kapsamında yaratılacak istihdam 27 bin 465 kişidir. Çözüm sürecini yaşadığımız şu günlerde istihdamda yaşanacak artışlar bizim için çok değerlidir. Umut ediyorum ki artık gençlerimiz, iş aş umuduyla yerinden yurdundan olmayacak. Herkes doğduğu yerde doyma şansına sahip olacak. Bölgedeki istihdam sorunun çözümüne katkı sağlamak için ağırlıklı olarak emek yoğun sektörlerde gerçekleştirilecek yatırımları bölgeye çekmeyi hedeflemiştik. Bunun için bölgeye ciddi istihdam destekleri verdik. Bu sayede, 6. bölgede yatırım yapan bir yatırımcı için asgari ücretin yükü yaklaşık yüzde 40 azaldı. Ne mutlu ki 2 bin 800 kişilik istihdam yaratacak olan 16 proje, bugün itibarıyla tamamlandı ve işletmeye geçti.
Yeni sistemin 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren geçerli olacağını, bu anlamda yatırımlarına başlamış olan yatırımcılarımızı mağdur etmeyeceğimizi ifade etmiştik. Bu koşuldaki 4 proje ile beraber 6. bölgemizde tamamlanmış yatırımlar 20'ye, istihdam sayısı da 3 bin 106’ya ulaşmış durumda. Bu 20 firmamız 3 bin 106 ilave istihdam için istihdam desteklerinden faydalanmaya başladı. 10 yıl boyunca firmalarımıza bu desteğimiz devam edecek."
"Düşük faizli kredi verin"
5 bölgenin toplamında 11 yatırım projesi tamamlanmışken 6. bölgede 20 projenin tamamlanarak işletmeye geçtiğini bildiren Çağlayan, "Bu sonuç, 6. bölgenin ne kadar dinamik olduğunu gösteriyor. Bankalara seslenmek istiyorum; 7 puandan devletin vazgeçtiği bir ortamda hadi sizde gelin bir mertlik, sizde cömertlik yapın, sosyal sorumluluk üstlenin 6. bölgedeki yatırımcı kardeşlerimize daha öncelikli ve daha düşük faizli kredi verin" dedi.
Diyarbakır'ın ihracatı 30 kat arttı
Bakan Çağlayan, Diyarbakır'ın, 2002'de sadece 6,8 milyon dolarlık ihracat yaptığını 2012'de bu rakamın 200 milyon dolara dayandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"10 yılda neredeyse 30 kat artıştan bahsediyorum. 2002'de 18 Diyarbakırlı ihracatçı firmamız 23 ülke ve bölgeye ihracat yapıyordu; 2012’de tam 161 firmamız 66 ülke ve bölgeye ihracat yapıyor. TİM verilerine göre; 1 Ocak-18 Haziran 2013 arasında Diyarbakır’ın ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10 artışla 90,4 milyon dolar oldu. İthalatına bakacak olursak; 2002’de 7,3 milyon dolar olan Diyarbakır'ın ithalatı 2012'de 69 milyon dolara yükselmiş. Yani, 10 yıl önce dış ticaret açığı veren Diyarbakır bugün dış ticaret fazlası vererek dünya ile daha fazla bütünleşen, daha fazla entegre olan bir kentimiz."
Günün Diğer Haberleri