Sayan, Tera Portföy Yönetim Şirketi (PYŞ) yöneticisi Emre Tezmen’in savcılık ifadesinden bir kesit yayımlarken, krizin arkasında finansal manipülasyonların yanı sıra regülasyon otoriteleri ve bürokratik müdahalelerin bulunduğunu öne sürdü.
Paylaşımlarda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) hedef alınırken, krizin perde arkasına dair ağır sorular yöneltildi.
EMRE TEZMEN’İN SAVCILIK İFADESİ
Sayan’ın paylaştığı savcılık tutanağında, Tera PYŞ’nin temerrüde düşmesi ve binlerce vatandaşın mağduriyetiyle ilgili soruya şirket yetkilisi Emre Tezmen’in verdiği savunma yer aldı. Tezmen ifadesinde, yaşanan tablodan ötürü üzüntü duyduğunu ancak şirketin ve yöneticilerin herhangi bir kasıt veya kusurunun bulunmadığını iddia etti.
Daha önce mali sıkıntı yaşayan Pusula gibi şirketlerde mağduriyet oluşmaması adına destek verdiklerini öne süren Tezmen, krizin patlama sebebini SPK’nın adımlarına bağladı:
"Sermaye Piyasası Kurulu’nun yapmış olduğu düzenlemeler sonucu sektörde oluşmuş olan panik havası bir günde 300 milyar lira gibi önemli bir yatırımcı para çekiş talebi oluşturmuştur. Böyle bir rakamın bırakın Türkiye’yi, dünyadaki birçok finansal kurumu zor duruma sokması normaldir. Eğer Sermaye Piyasası Kanunu ve mevzuatlarından kaynaklanan haklarımızın kullanılması engellenmemiş ve fonlarımız bizim kontrolümüz dışında tasfiyeye sokulmamış olsaydı bu durum yatırımcı mağduriyeti asla ve kata oluşturmayacaktı. Eğer görevimin başında olma imkanı olursa bu mağduriyetin giderilmesi konusunda maddi manevi her türlü çalışmanın hazır olduğunu ifade etmek isterim."
REGÜLASYON ZAFİYETİ Mİ, PİYASA DOLANDIRICILIĞI MI
Paylaşılan savunmanın ardından piyasa uzmanları ve hukukçular, krizin iki boyutuna dikkat çekti. Portföy yöneticilerinin yatırımcı tasarruflarını basiretli şekilde yönetmek yerine belirli hisselerde yapay fiyat hareketleri oluşturması, haksız menfaat sağlaması ve içeriden öğrenenlerin ticareti (insider trading) yoluyla hareket etmesinin açık bir suç teşkil ettiği vurgulandı. Bu kapsamda yöneticilerin "suçsuzluk" iddiasının hukuken ve vicdanen kabul edilemeyeceği kaydedildi.
Buna karşılık, regülatör kurum olan SPK’nın süreci yönetme biçimi de sert eleştirilerin hedefi oldu. Otoritenin müdahale sinyallerini verdiği 28 Ağustos tarihinin krizde bir kırılma noktası olduğu belirtilerek şu değerlendirmelere yer verildi:
Müdahale sürecinin şeffaf yönetilememesi ciddi bir bilgi sızıntısına yol açtı.
Sızıntıyı önceden haber alan imtiyazlı aktörler 28 Ağustos sonrasında hızla satış yaparak varlıklarını kurtardı.
Habersiz olan küçük yatırımcılar ise içeride kalarak tasfiye kararlarıyla birikimlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Faaliyet iptalleri ve aceleci tasfiye kararlarının sistemi rehabilite etmek yerine "kurunun yanında yaşı da yaktığı" savunuldu.
Uzmanlar, piyasaya güvenin yeniden tesisi için 28 Ağustos sonrasındaki şüpheli çıkışların ilkesel olarak geçersiz sayılması ve haksız kazançların tahsil edilerek mağdurlara aktarılmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu ifade ediyor.
Savcı Sayan’dan BDDK Başkanına Doğrudan Sorular: "20 Milyar Lira İddiası Doğru Mu?"
Savcı Sayan, paylaşımlarında doğrudan BDDK Başkanı’nı hedef alarak kamuoyu adına yanıtlanması istemiyle bir dizi ağır soru yöneltti. Sayan, kriz patlamadan hemen önce gerçekleştiğini iddia ettiği temaslara dikkat çekerek şu soruları sordu:
Şirket Devri Talebi: "Emre Tezmen'i telefonla arayıp Pusula Holding ve Katılımevim'i satın almasını isteyip ret cevabı aldınız mı?"
20 Milyar TL Kaynak İsteği: "Krizin patlamasından birkaç gün önce Tezmen’i görüşmeye çağırarak Pusula ve Katılımevim’i kurtarmak için 20 milyar TL temin etmesini istediniz mi? Görüşmede kimler vardı?"
Takasbank Kredisi Taahhüdü: "20 milyar lira karşılığında 'Pazartesi günü Takasbank’tan sana 35 milyar TL kredi vereceğim' dediniz mi? Takasbank bu krediyi neden vermedi; mevzuat engelse bu söz nasıl verildi?"
Bürokrat ve Siyasilerin Hisseleri: "Tezmen’in aktardığı iddia edilen 20 milyar TL’nin, yakın üst düzey bürokrat ve siyasilerin hisselerini kurtarmak için kullanıldığı iddiası doğru mu?"
Hisse İddiaları: "Pusula Holding’de yüzde 2,5, Katılımevim’de ise yüzde 4,5 oranında hissesi bulunan bir yakınınız veya akrabanız var mı?"
Denetim Raporu: "Bu fon şebekesine bağlı firmaların faaliyetlerini daha önce takip ettiniz mi, hazırladığınız bir risk raporunu ilgili bakan ve kurumlara sundunuz mu?"
ÖLÜMÜME MAL OLSA DA BU MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİM
Fon vurguncularına ve sorumluluğu bulunan bürokratlara sert sözlerle yüklenen Sayan, mücadelesinin şahsi bir hesaplaşma olmadığını belirterek meydan okudu:
"Dedelerimiz bu toprakları emlakçıdan satın almadı; kan döktü, can verdi. Bu milletin alın terini sömürenlerin, yetimin hakkına göz dikenlerin peşini bırakmayacağım. Makamına, mevkisine, kimin arkasına saklandığına bakmaksızın elimdeki tüm bilgi ve belgeleri açıklamaya devam edeceğim. MASAK, SPK, BDDK ve ekonomi yönetiminde ihmali veya kastı bulunan herkes yargı önünde hesap vermelidir."
Kamuoyunda infiale yol açan fon krizi ve ortaya atılan bu ağır iddialar karşısında ilgili kurumlardan ve BDDK'dan gelecek resmi açıklamalar bekleniyor.