Cemaat Ak Parti’ye 2005 Yılından Sonra Sızdı

Cemaat, devleti ele geçirme hedefine engel olan dürüst bürokratları bertaraf etmek için AK Parti üzerinden harekete geçerek 2005 yılından sonra AK Partiye sızmaya başladı

Güncel - 15-01-2015 14:10

Cemaat, devleti ele geçirme hedefine engel olan dürüst bürokratları bertaraf etmek için AK Parti üzerinden harekete geçerek 2005 yılından sonra AK Partiye sızmaya başladı..  Cemaat kendisine engel olabilecek bürokratları AK Parti’den uzaklaştırılmalarını sağladı ve onların yerine “Cemaat İmamları” nı görevlendirmeye başladı.  Emniyet İstihbaratın kilit ismi Sabri Uzun’un belgelerle destekleyerek yazdığı İn isimli kitabında yer verdiği bölümde o dönemi şöyle anlatıyor;  Cemaat, Türkiye’de Kasım 2002’de iktidara gelen Ak Parti hükümetinin, er geç askerler tarafından uzaklaştırılacağına inanıyordu. Muhtemel bir Ak Parti- Asker çatışması durumunda da Cemaat’in bürokrat kadrolarının harcanmasını istemiyordu. Bu nedenle Cemaat, 2002-2005 yılları arasında hiçbir “imamının” bürokraside görev almasını istemedi. Geçen zaman içinde Ak Parti hükümetinin, beraber çalıştığı bürokratlarla “başarılı” olduğunu görünce yeni bir taktik belirledi; ihbar mektubu ve ihbar elektronik postalarıyla o bürokratlar görevden alınıp, yerlerine Cemaat İmamları getirilmeye başlandı.  Cemaat o bürokratları, devleti işgal amaçlarının önünde engel olarak görüyordu. Cemaat, namuslu bürokratları bertaraf etmeye ve onların yerine kendi hakim-savcı, emniyet müdürü ve komutan görünümlü imamlarını görevlendirmeye başladı. Bu operasyonlara en iyi örnek, Hanefi Avcı (2005), Sabri Uzun (2006), emin Arslan (2009) gibi Cemaat’in devleti ele geçirmesini deşifre edecek istihbaratçıların, Cemaat tarafından Ak Parti üzerinden bertaraf edilmesidir. 2013 Mayıs’ında MİT Müsteşar Yardımcısı Muhammet Dervişoğlu hakkında da ihbar mektubu yazarak soruşturma başlattılar ama Ak Parti, o tarihte meselenin farkına vardığı için başarılı olamadılar.  Son sözüm şu; Ak Parti’nin 2005 yılı öncesinde getirdiği bürokratların içinde hiç “Cemaat İmamı” yoktu.  Ak Parti’nin yalan ihbarlarla, dürüst, sadık, samimi bürokratlarını harcadığını söyleyebilirim. Cemaat, samimi, dürüst, işinin ehli, liyakatli bürokratları adli-idari soruşturmalarla görevlerinden aldırdı. Böylece Ak Parti’yi, hem o bürokratlardan uzaklaştırdı, hem de kendi kuşatması ve himayesi altına aldı.
Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın