Doğanın intikamı yoktur: borcunu tahsil eder!

Son yaşanan sel felaketi bir kez daha yüzümüze sarsıcı bir tokat gibi çarptı.

Köşe Yazıları - 16-10-2026 18:02

Sokaklar adeta göle döndü, ana caddeler nehre dönüştü, canlar gitti, ocaklar söndü, insanların yıllarca didinip biriktirdiği mallar dakikalar içinde yok oldu. Şimdi hep birlikte aynı nakaratı tekrarlıyoruz, aynı sahte şaşkınlıkları oynuyoruz. Soruyorum size: Suçlu gerçekten gökyüzünden yağan yağmur mu? Yoksa o yağmurun akıp gideceği yolları, milyarlarca yıllık su yataklarını arsızca, hunharca betonla tıkayan insanoğlunun ta kendisi mi? Atalarımız boşa dememiş: "Su yatağını bulur." Bu öyle sıradan bir söz değildir. İnsanoğlu üzerine ne kadar beton dökerse döksün, aradan bin sene de geçse doğa kendi yerini bir gün mutlaka geri alır.

HAFIZANIZI TAZELEYİN: BİZ NE ZAMAN AKILLANACAĞIZ?

Geriye dönüp son 10-20 yıllık hafızamızı bir tazeleyelim mi? Şöyle bir hatırlayın bakalım. Ülke olarak hangi dersi aldık? 2019’da Araklı’da canlarımız sel sularına kapılıp gitmedi mi? Hatırlayın! 2021 yılında Kastamonu Bozkurt’ta dere yatağına yapılan binaların nasıl kağıt gibi yıkıldığını, o büyük felakette kaç insanın hayatını kaybettiğini ne çabuk unuttunuz? Hatırlayın! 2023 yılında, deprem felaketinin hemen ardından Şanlıurfa ve Adıyaman’da çadırları, caddeleri, alt geçitleri basan, insanları yutan o sel felaketini ne ara hafızanızdan sildiniz? Karadeniz sahil şeridinde, mermer gibi parlatılan o otoyolların denizle derelerin bağını koparması yüzünden her yıl istisnasız yaşanan taşkınları nereye koyacağız? Soruyorum size: Biz ne zaman akıllanacağız? Aklımızı başımıza almak için daha kaç canın gitmesi, daha kaç şehrin sular altında kalması gerekiyor?

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Günün Diğer Haberleri