Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

Doğanın intikamı yoktur: borcunu tahsil eder!

Paylaş:

Sokaklar adeta göle döndü, ana caddeler nehre dönüştü, canlar gitti, ocaklar söndü, insanların yıllarca didinip biriktirdiği mallar dakikalar içinde yok oldu. Şimdi hep birlikte aynı nakaratı tekrarlıyoruz, aynı sahte şaşkınlıkları oynuyoruz. Soruyorum size: Suçlu gerçekten gökyüzünden yağan yağmur mu? Yoksa o yağmurun akıp gideceği yolları, milyarlarca yıllık su yataklarını arsızca, hunharca betonla tıkayan insanoğlunun ta kendisi mi? Atalarımız boşa dememiş: "Su yatağını bulur." Bu öyle sıradan bir söz değildir. İnsanoğlu üzerine ne kadar beton dökerse döksün, aradan bin sene de geçse doğa kendi yerini bir gün mutlaka geri alır.

HAFIZANIZI TAZELEYİN: BİZ NE ZAMAN AKILLANACAĞIZ?

Geriye dönüp son 10-20 yıllık hafızamızı bir tazeleyelim mi? Şöyle bir hatırlayın bakalım. Ülke olarak hangi dersi aldık? 2019’da Araklı’da canlarımız sel sularına kapılıp gitmedi mi? Hatırlayın! 2021 yılında Kastamonu Bozkurt’ta dere yatağına yapılan binaların nasıl kağıt gibi yıkıldığını, o büyük felakette kaç insanın hayatını kaybettiğini ne çabuk unuttunuz? Hatırlayın! 2023 yılında, deprem felaketinin hemen ardından Şanlıurfa ve Adıyaman’da çadırları, caddeleri, alt geçitleri basan, insanları yutan o sel felaketini ne ara hafızanızdan sildiniz? Karadeniz sahil şeridinde, mermer gibi parlatılan o otoyolların denizle derelerin bağını koparması yüzünden her yıl istisnasız yaşanan taşkınları nereye koyacağız? Soruyorum size: Biz ne zaman akıllanacağız? Aklımızı başımıza almak için daha kaç canın gitmesi, daha kaç şehrin sular altında kalması gerekiyor?

DEPREM BÖLGESİNDE KAFASINA GÖRE YAPI YAPANLAR, GECEKONDULAŞANLAR VE SANAYİ SİTELERİ!

İşin boyutu sadece Karadeniz’le ya da sıradan taşkınlarla sınırlı değil; bakın, asıl skandal deprem bölgesinde gözlerimizin önünde yaşanıyor! Asrın felaketini yaşamış, toprağı hâlâ can çekişen o yaralı deprem bölgesinde bile akıllanmadık. Enkaz kaldırma çalışmaları biter bitmez, bilimi, fenni ve zemin etüdünü tamamen bir kenara bırakıp kafasına göre bina dikenler, kuralları hiçe sayarak rastgele yapılaşanlar ve ovaların bereketli topraklarını, su yollarını işgal edip sanayi siteleri kuranlar adeta yeni bir facianın davetiyesini çıkarıyor. Depremde yıkılan şehrin dersini almayıp, getirip sanayi sitelerini yine su ve deprem hatlarının tam üstüne kurmak hangi vicdanın, hangi akıl tutulmasının ürünüdür? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Depremle yıkılanı selin, sel ile yıkılanı rantın götürdüğü bu vicdansız düzene artık yeter denilmelidir!

DERE YATAĞINA AVM YAPMAK HANGİ AKLIN ÜRÜNÜDÜR?

Dere yataklarına dikilen o devasa yapılar, yönü yapay kanallarla değiştirilmeye çalışılan akarsular selin önünde nasıl duracak sanıyordunuz? Aynı semtin içine hem sanayi sitesi, hem lüks villa, hem de gökdelen imarı veren bir şehircilik anlayışı dünyanın neresinde görülmüştür? Bu planlama falan değildir, bu resmen ve alenen bir şehri katletmektir! Yerel yönetimlerin eliyle ormanlar kuşa çevriliyor, yol güzergahları ranta ve yandaşın arsasına göre eğilip bükülüyor, derelerin tam kalbine koskoca AVM’ler kuruluyor. Ondan sonra da kameraların karşısına geçip "Ne yapalım, takdiriilahi, asrın felaketi" diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. Yağma yok! Bu yaşananlar asla ve kat'a doğal afet değildir; bu, doğaya ve bilime meydan okuma cüretinin, açgözlülüğün ağır bedelidir.

YÜCE KİTAPTA BİLE AVAZ AVAZ UYARILIYORUZ!

Biz Müslüman bir toplumuz değil mi? Muhafazakar olmakla, inançlı olmakla övünürüz. Peki, inandığımız o Yüce Kitap bize ne emrediyor? Açın bakın tefsir kaynaklarına; Kur'an-ı Kerim'de tam 49 yerde doğrudan "akletmek", "aklını kullanmak" ve "akıl erdirmek" fiili geçer. Yüce Allah onlarca ayette yüzümüze adeta çarpar gibi "Hâlâ akletmez misiniz?", "Hiç düşünmez misiniz?" diye sormuyor mu? Allah insana bilimi, aklı, mantığı ve tedbiri emrediyor. Siz kutsal kitabın "akledin" emrini yok sayıp derenin ortasına bina dikeceksiniz, sonra da felaket gelince kader diyeceksiniz. Bu dine de, akla da hakarettir!

BELEDİYELER KİMSENİN ŞAHSİ ÇİFTLİĞİ DEĞİLDİR!

Bu gidişata artık kökten ve acilen bir dur denmek zorundadır. Şehirleşme, altyapı, ormanlar ve imar planları; paradan başka ilah tanımayan, gözünü tamamen rant bürümüş o ortaklığın eline asla bırakılmamalıdır. Burada sadece müteahhitleri suçlayıp işin içinden sıyrılmaya çalışmak tam bir kurnazlıktır. O müteahhide o ruhsatı veren, imar planını rant uğruna eğip büken belediyeler ve yerel yöneticiler de bu vebalin tam göbeğindedir! Hepsi bir olmuş, paradan ve koltuktan başka hiçbir kutsal tanımayan kirli bir çark kurmuşlar. Bu çark, partiler üstü, esnemeyen ve kişiye göre değişmeyen net bir Devlet Kanunu ile kırılmalıdır. Belediyeler, her seçilen başkanın kendi keyfine göre at koşturduğu, yandaşını zengin ettiği, imar sözleri dağıttığı birer şahsi çiftlik olamaz! Ne devletin kasası ne de devletin masası, yerel yönetimlerin rant pazarlıklarına alet edilmelidir. İmar planları bilimin, coğrafyanın ve uzun vadeli devlet aklının elinde olmalıdır; günübirlik siyasi şovların değil!

ACİL EYLEM PLANI ŞARTTIR!

Peki, ne yapmalı? Çözüm ortadadır ve ertelenemez. İlk olarak, dere yatakları ve deprem bölgelerindeki riskli zeminler üzerinde bulunan tüm yapılar acilen denetlenmeli, kuralsız yapılaşmaya ve rastgele sanayi sitelerine asla geçit verilmemelidir. İkinci olarak, imar kararlarına imza atan bürokratlardan belediye başkanlarına kadar herkesin "siyasi dokunulmazlık" kalkanı kaldırılmalı, rant cinayetlerine katı ve tavizsiz cezaî yaptırımlar getirilmelidir. Bilim insanlarının, Jeoloji Mühendisleri Odası'nın ve şehir plancılarının uyarıları bundan böyle birer "tavsiye" değil, hukuki olarak uyulması zorunlu bağlayıcı kararlar olmalıdır.

Unutmayalım ki; doğaya karşı işlenen suçların zaman aşımı yoktur. Bugün sustuğumuz, göz yumduğumuz her usulsüz imar, yarın çocuklarımızın hayatına mal olacak yeni bir felaketin tetikleyicisidir.

Sel felaketinde ve deprem yıkımlarında hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, geride kalan acılı ailelerine ve milletimize sabırlar diliyorum.

Selam ve dua ile...

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Mehmet Ali Çamoğlu — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat