Oysa büyük resmi kaçırıyoruz. İlahi kelamın ve insanlığa gönderilmiş tüm peygamberlerin aslında tek bir ortak hedefi vardı: Yeryüzünde adaleti, ahlakı ve insanın insanla olan barışını inşa etmek. Kur’an’ın "adalet" dediğine Tevrat "hakkaniyet" der, İncil "sevgi" diye seslenir, Zebur ise bunu "gönül temizliği" olarak besteler.
Farklı zamanlarda, farklı coğrafyalara inen bu ilahi rehberler, aslında insanlığın o bitmek bilmeyen huzur arayışına verilmiş aynı evrensel cevaptır. Gelin, dinler tarihinin ve kutsal metinlerin o ortak vicdanına birlikte bakalım.
TEVRAT’IN ON EMRE DAYALI TOPLUM HUKUKU: SOKAĞI VE CANI KORUMAK
Bugün sokakların güvenli olmasından, suçların azalmasından ve cezaevlerinin boşalmasından bahsediyorsak, Hz. Musa’ya indirilen Tevrat’ın (Tora) kalbindeki "On Emir"e bakmak zorundayız. Çıkış bölümünde açıkça ilan edilen emirler, toplumsal düzenin en sert ve en net bariyerleridir: "Öldürmeyeceksin", "Çalmayacaksın", "Yalan şahitlik yapmayacaksın", "Komşunun hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin."
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ