Düşünce, suret dokumasının ipliğidir!
Hz Mevlana'nın bu sözü içinde saklı öyle bir sır ve mana var ki, insanın hayretler içinde kalmaması mümkün değil
Fikir - 18-01-2016 12:13
Hz Mevlana'nın bu sözü içinde saklı öyle bir sır ve mana var ki, insanın hayretler içinde kalmaması mümkün değil. Hazretten çağımız modern ilmi ve fennine ışık tutacak muhteşem bir ipucu.
İnsanın var oluşunun veya edilişinin; Bir mana iken nasıl bir varlığa ve yahut bir düşünce iken nasıl bir şekle dönüştüğünün ipuçlarını veriyor bize.
Hakkın, Zahir ve Batın isimlerinin yaratılıştaki gizli tecellisini gözlerimizin ve akıllarımızın önüne perde adından sinsice seriyor!
Müminler gayb'e inanırlar. Gayb, yok olan bir şey değildir. Var olduğuna inandığımız fakat gözle göremediğimiz ve elle tutamadığımız gibi gösteremediğimiz bir can ve akıl gibidir. Gaybte buna benzer.! Bu misal yönüyle izahıdır ama keyfiyeti aynı olmayabilir.
Maddenin özüne derinlemesine inildiğin de, dünya aklı ve gözüyle, teknoloji dahil bunun keşfedilemeyeceğini, buradaki gizli sırrın yani Murad-ı İlahinin; aslında Allah'ın güzel bir düşüncesi olduğunu bize vurgulamaktadır.
Onu görmenin ise ancak başka bir akıl ve bir göze sahib olmakla mümkün olduğunu bize gösteriyor. Alemler ve insan yaratılmadan önce (murad edilmiş) düşünülmüş, sonra bu düşünce ol emri ile yaratılmışa dönüştürülmüştür.
‘Allah insanı kendi suretinde yarattı’ sözündeki sır insanın onun isim ve sıfatlarının tecellisi olduğu gibi alemlerin özü olduğunu, Allah Teala’nın sıfatlarının insanda da cüzi olarak tecelli ettiği yani göründüğüdür. Mesela hak sever, insan da sever. Hak murad eder, insan da murad eder vs. Bunun gibi bir çok özelliğin insanda var edilmesi, özellik itibarı ile yani huy itibari iledir. Yoksa Zat itibarı ile değildir.
Kısaca insanın, niyet ettiği ve düşünerek gerçekleştirdiği veya içinde sakladığı, iyi yada kötü olan her düşünce, fiil veya eserin hakikatte, ahiret ve mana aleminde bir surete dönüştüğünü yarın insanı karşılayacağını ona güzel yada çirkin süretler de görüneceğini Hz Mevlana bize çok güzel bir şekilde ifade etmektedir.
Bunu bir örnekle özetlersek, mühendisin boş bir arazi üzerinde kuracağı bir binayı yani eseri önce hayalinde tasarlaması (Tasavvur etmesi veya düşünmesi) daha sonra onu gerçekleştirmesi gibidir. Yani mimar veya mühendisin böyle bir hayali düşüncesi olmasaydı binanın böylece o boş arazide bir şekle bürünmeyeceği de muhakkaktı. Boş arazi temsilen yokluk alemine benzer. O da bir ilahi düşünce sonucu yaratılmıştır. Orada düşünceler yani muradlar şekilsiz ve suretsizdirler. Sonradan yaratılan alemlere suret ve şekilleri itibarıyla kabiliyetleri ile birlikte takdir sırasıyla gelmişlerdir..
Kısaca ''düşünce; suret dokumasının ipliğidir'' sözü bu meyanda dır. Maddenin en sonu düşüncedir ve hakikati de bu düşüncenin içindedir. Bu düşünce öyle sanıldığı bibi latif, güçsüz veya hassas bir şey değil, bilakis hakikatinde şuurlu ve külli aklın kudret sıfatıyla donanmış, bilmediğimiz bir çok hakikatleri içinde barındıran büyük bir ilahi güç ve gizli bir ilahi kuvvettir. Gerisini siz düşünün..!
Henüz doğmamış bir çocuğun 3 göbek önceki atasına bir bakın, anne ve babaları daha doğmamış, onların da babaları ve annelerinin evlenmemiş olduğunu bir düşünün, kısaca çocuk bir hiç iken, genlerin içinde gizli bir murad iken, yani gözle veya fenle dahi görülemeyecek kadar yok hükmünde iken, fennin dahi aciz kaldığı keşfedemediği şeyin aslında bir mana ya da düşünce olduğunu, insanın ve tüm varlıkların düşüncelerden şeklinin yaratıldığını ima etmektedir.
Dünya ilmiyle bunu çözmek belki mümkün değil. Ama basiret feraset ve mana ilmine vakıf olanlar, yani “ilimde rusuh sahibi olanlar” ancak takdir edildiği kadar bunu görebilir veya anlayabilirler.
Hz Mevlana hakikati anlamanın yolunu' hakikatin ayak izleri, ayağına ters nal çakılmış bir ata benzetir. Mananın izlerinden yani işaretlerinden eseri bulmayı ve yahut da maddenin içine girmekle yani özüne gitmekle de manayı yani düşünceyi veyahut manayı keşfetmeyi bize söyler.!
Aslında insanın aradığı her şey, her şekil, her suret düşünceden meydana gelir. Sen şekle bağlanma, düşünceye bağlan.! Ey can! İyi şeylerden başka bir şey düşünme! Çünkü, düşünce, suret dokumasının ipliğidir. Güzelleşen ve iyi olan düşünceden doğan her suret, güzeldir.
Tersi de öyledir yani çirkinleşen ve çirkin olan her düşünceden doğan her surette haliyle çirkin olacaktır.! Hem bu dünyada hem de ikinci hayatta.
Ama hakikatinde insan, güzel düşünceden ibarettir. Bu sebeble insanın güzelleşen ve iyi olan her düşüncesinden doğan her suret ve işler güzeldir iyidir. Sözündeki hikmet bu olsa gerektir. Allah en iyisini bilir.
Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın