Erdoğan, Sarkozy, Burma..

Sayın, kıymetli, muhterem, Başbakanımız Köşk’e çıkmaya niyetli

Köşe Yazıları - 13-05-2012 17:59

Sayın, kıymetli, muhterem, Başbakanımız Köşk’e çıkmaya niyetli. Köşke çıkarken bütün gücünü ve yetkisini yanında götürmek istiyor.
 
Sonuçları itibariyle Rahmetli Özal’ın ve rahmetsiz Demirel’in yaptığı hatayı yapmak istemiyor. (Hata kendi açısından istenen sonucu alamaması)
 
Rahmetli Turgut Özal’ın denediği emanetçi başbakan modelinin toplum tarafından kabul görmemesi Rahmetli Özal’ın hesap etmediği bir şeydi.
 
Rahmetsiz Demirel’se Özal’ın tersine köşke çıkarken emanetçi olmayan birine görev verdi.
 
Fakat o da fikri ve siyasi çatışma yaşadı, kendi istediği sonucu alamadı.
 
Şimdi başbakanımız bu tecrübelerin ışığında köşke bütün yetkileriyle çıkmak istiyor.
 
O da başkanlık ya da yarı başkanlık sistemi…
 
Başbakanımız bunu istiyor ya her şey toz pembe..
 
Türkiye başkanlık ya da yarı başkanlık sistemine hazır mı, bunun alt yapısı, üst yapısı, fiziki şartları ne zaman hazırlanacak, bu sistem bu kadar aceleye getirilir mi, bir sürü bilinmeyenli denklem.
 
Belki faydalı olabilecek bir sistemi aceleye getirerek başlamadan bitireceğiz..
 
Bunlar her halde bir şeye ol dersek olacak diye düşünüyorlar…
 
Eskiler bilir.. Bir çizgi film vardı.. Değiş tonton diyorlardı değişiyordu.. Her halde bu sistemi de
öyle değiştirecekler.. Değiş sistem, tamam.
 
Görüldüğü gibi Sayın Başbakanımız yaşadığı sürece gücü kimseye  kaptırmaya niyeti yok..
 
Ya emeklilikte de aynı gücü kullanmak isterse..
 
Ya daha da öteye götürmek isterse…
 
SARKOZY’YE FRANSA HALKINDAN DERS
Fransa Halkı sebebi ne olursa olsun, ‘Sarkozy güle güle’ demiştir..
 
Sıra artık bizdedir..
 
Yetkililerimiz, orada yaşayan Türkler ve Fransa da yaşayan Müslümanlar iyi örgütlenerek bundan sonrasını yeniden planlamalıdır.
 
Bu seçim sonuçlarını mutlaka lehimize çevirmeliyiz ki bundan sonra hiçbir idareci Türkiye’ye karşı böyle işlere kalkışmasın!.
 
METİN BURMA’NIN ÇELİŞKİLERİ
 
Çarşamba akşamı Metin Burma’yı bir dernekte dinledik..
 
Söyledikleri ile uygulamalarının birçok konuda çeliştiğini gördük..
 
Fakat misafir olması münasebetiyle üzerine gidilmedi..
 
Fakat bir gazetecinin sorduğu soruya öyle bir cevap verdi ki; sanki millet hiç bir şey bilmiyor, anlamıyor.. Millet saf, millet salak..
 
Gazetecinin sorusu; son zamanlarda gündemden düşmeyen Esentepe piknik parkınınnın durumuydu..
 
Başkan getirdi meseleyi, yolun önemine vurgu yaptı..
 
Sanki oradakiler yola karşı çıkıyormuş gibi bir söylemde bulundu..
 
Sunum boyunca Atakum’un neresine, nasıl park kazandırırım diye mücadele ettiğinden dem vuran başkan, var olan ve içinde 50 ağaç bulunan bir parkın imara açılarak inşaat alanına dönüştürülmesine sesini çıkartmamış.. Parktan bahçeden bahsediyor..
 
‘Bu park bu haliyle korunabilir miydi’ sorusuna ‘Tabii ki korunabilirdi’ diyor..
 
‘O parkı verdiğiniz şahsa başka bir arsa verilemez miydi’ sorusuna, adres göstererek ‘Şuradan
Verilebilirdi’ diyor..
 
O zaman mahalleli soruyor: ‘Bu arsayı, bu vatandaşa neden verdiniz?’
 
Madem parkı, yeşili bu kadar önemsiyorsunuz; bu ağaçların, parkın yok edilmesine neden itiraz etmediniz?
 
Evet Sayın Başkan, kendinizle çelişiyorsunuz, bu da size yakışmıyor!
 
Düşmez kalkmaz bir Allah!..
 
Esen kalın
Günün Diğer Haberleri
haber yazılımı