Gazeteciye Ters Kelepçe

Bir dönem “asayiş” denildi mi Türkiye’de akla ilk Adana gelirdi. Mizahın da hedefi olurdu bu durum.

Fikir - 08-07-2025 17:53

Ancak son dönemde bu “ünvan” adeta Samsun’a devrolmuş durumda. Her gün yeni bir kavga, yeni bir bıçaklama, yeni bir silah sesi… Ancak bu kez mesele çok daha vahim ve farklı: bu kez bir gazeteci hedefte.

Samsun’da yaşanan bir park kavgası üzerine olay yerine polis ekipleri sevk ediliyor. Aynı anda bir gazeteci, Recep Yazgan, olay yerinde görev başında. Cadde üzerinde gelişmeleri görüntülemeye çalışırken bir polis memurunun müdahalesine maruz kalıyor. Recep Yazgan “Gazeteciyim” diye bağırıyor ama nafile. Yere yatırılıyor, ters kelepçeleniyor, yaka paça gözaltına alınıyor.

Bu görüntüler sosyal medyada yayılınca hem gazetecilik camiası hem de kamuoyu ayağa kalktı. Gazeteciye yapılan bu muamele sadece bireysel bir hak ihlali değil; halkın haber alma hakkına doğrudan bir saldırıdır. Yerde sürüklenen yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda kamu vicdanıydı.

Bu yaşanan ne yazık ki Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği kırılgan noktayı gözler önüne seriyor. Oysa gazeteci kamusal bir görev yapar. Tıpkı orada görev yapan polis memuru gibi. Fakat güç kullanma yetkisi olanın sorumluluğu daha ağırdır. Bu sorumluluğu taşımayan her kişi, yalnızca bireysel bir hataya değil, kurumsal güvene de zarar verir.

Olay sonrası gazeteci dernekleri bir birı ardına açıklamalar yaptı. Tepki büyüktü. Ve akşam saatlerinde Samsun Valiliği’nden gelen açıklama dikkat çekiciydi: Polis memuru hakkında hem disiplin soruşturması başlatıldı hem de açığa alındı.

Bu, kamuoyu baskısının doğru ve sağlıklı bir sonucu. Ancak sadece açığa alma yetmez. Bu olayın hukuki süreci şeffaf biçimde ilerlemeli, gerekirse yargı önüne taşınmalıdır. Bu şehirde görevini yapan bir gazeteci sokak ortasında ters kelepçeyle gözaltına alınabiliyorsa olay çok daha ciddi demektir.

Samsun, bu tabloyu hak etmiyor. Bir basın şehridir Samsun. Türkiye’nin dört bir yanına değerli gazeteciler yetiştirmiştir. Şimdi onlardan birinin mesleğini yaparken uğradığı şiddet, tüm şehirde infial yaratıyorsa bu hâlâ umut var demektir.

Biz gazeteciyiz. Ve yalnızca gerçeğin peşindeyiz. Gazeteci arkadaşımız Recep Yazgan'a tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın