Hastahane mi, Doktorhane mi?

Gaziantep’te dedesini tedavi etmeye çalışan doktoru, bıçaklayarak öldüren bir pislik sebebiyle, doktorlara şiddet ülkemizin gündemine yeniden oturdu

Köşe Yazıları - 02-05-2012 14:36

Gaziantep’te dedesini tedavi etmeye çalışan doktoru, bıçaklayarak öldüren bir pislik sebebiyle, doktorlara şiddet ülkemizin gündemine yeniden oturdu.
 
Canice şehit edilen uzman doktorumuza Allah(c.c)’tan rahmet, ailesine ve tüm sağlık camiasına baş sağlığı ve sabır dilerim.
 
Yıllarca emek verilerek yetiştirilen bir doktoru böyle öldürenlere, saldıranlara alçak ve pislik sıfatları bile az gelir.
 
Katiline gelince, 2-3 sene sonra serbesttir merak etmeyin, yaşı küçük diye fazla ceza almaz, çünkü bizim hukukumuz böyle garabetlerle doludur…
 
İdam cezasının olmadığı ama yüzlerce “güya” faili meçhulün olduğu, ısmarlama katillerin bizi meşgul edip, asıl katillerin saklandığı ülkemiz de daha çok cinayetler işlenir.
 
İlgililer de köklü çözüm yerine, biraz timsah gözyaşı döker sonra da doktorun adı hastaneye verilir ve yeni bir şiddete kadar alçakça saldırılar sürüp gider…
Şimdi ise gelelim madalyonun diğer tarafına:
 
Doktorlara veya sağlık görevlilerine şiddetin artmasında hep hastalar mı suçlu?
 
Sağlıkçıların hiç suçu yok mu?
 
Yıllardır hem devletten maaş alıp hem de hastalarından bıçak parası adı altında hastasını soyan aç gözlere…
 
Devletin hastanesine gelen hastayı özele yönlendirip komisyon alan aşağılıklara…
 
Özel muayenehanesine uğramadan devlete gelen hastalara hakaret eden, onları aşağılayan insan bile denmeyecek yaratıklara…
 
Kaçak organ nakli mafyalarının piyonu olanlara, özel bir hastanenin reklamı amacıyla göz taraması yapıyoruz deyip bozuk cihazla onlarca kişinin gözünü kör edenlere…
 
Kuyrukta hastalar beklerken, içerde ilaç komisyoncularıyla prim ve yurtdışı gezi muhabbeti yaparak mesleğini yere düşürenlere…
 
Alçak ve pislik demeyecek miyiz?
 
Bu kurumların adı Hasta hane iken yıllarca keyif sürülen ve özel muayenehanelerin sevk kapısı görülerek, fakir hastaların bile insafsızca soyulduğu doktor haneye çeviren bazı gözü dönmüşlerin hasta yakınlarını tahrikte hiç hataları yok mu?
 
Hastasına, sanayide yaptırdığı demiri, platin diye takan, miadı dolmuş Çin malı kalp pillerini Devletin hastanesinde hastasına takan şerefsizlere…
 
Bu ahlaksızlara hangi sıfatı uygun göreceğiz?
 
Hastanesinin bozulan cihazını aylarca yaptırmayıp ta, insanları özele soyduranlara başhekim mi diyeceğiz yoksa baş ahlaksız mı diyeceğiz?
 
Sağlıkçıya yapılan saldırıya çok doğru bir tavırla, hemen açıklama yapan Sağlık Bakanı ve İl yetkilileri kendi mensuplarının yaptıklarını niye görmez?
 
Sağlıkçıya yapılan saldırıya (haklı olarak) alçakça diyen yetkililer, hasta haklarına bazı sağlıkçılar tarafından yapılan saldırılara neden alçakça demez?
 
Yoksa işin içinde kendi yakınları da mı var, ya da gereksiz ve adaletsiz bir meslek taassubu mudur?
 
Sağlıkçılara yapılan saldırıların bitmesi için önce o saldırılara psikolojik zemin hazırlayan ve bizzat bazı sağlık mensupları tarafından hastalara yapılan ahlaksızlıklar bitmelidir…
 
Yazdıklarımda bu kutsal mesleğe gönül vermiş fedakâr sağlıkçılarımıza zerre kadar eleştiri yoktur.
 
Eleştirim bu kutsal mesleği kirleten, mesleğin içindeki olası alçaklaradır…
 
Siz hiç yanlış teşhis, tedavi veya doktor ihmali ile ölen veya sakat kalan hastanın adının verildiği hastane duydunuz mu?
 
Yok ise, burada bile bir ikiyüzlülük veya aymazlık yok mu?
 
Hastahaneler adı üzerinde, hastalar için vardır öyle değil mi?
 
Yoksa isimleri değişti de “Doktorhane” ya da “Sağlıkçıhane” mi oldu?
 
İşini dürüstçe yapanlara selam ve saygılarımızla…
Günün Diğer Haberleri
haber yazılımı