Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne resmi itiraz dilekçesi sunan İlkadım mahalle muhtarı, projenin İdare Mahkemesi'ndeki bilirkişi raporuna, imar mevzuatına ve çevre sağlığına aykırı olduğunu belirterek kapasite artışının durdurulmasını ve tesisin şehir dışındaki alternatif bir alana taşınmasını istedi.
2080 yılına kadar şehri kuşatacaklar
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün askıya çıkan ÇED raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesinde çarpıcı detaylara yer verildi.
Düzenli depolama projelerinde ÇED sürecinden önce İl Mahalli Çevre Kurulu (MÇK) tarafından uygun yer seçimi yapılması gerektiği hatırlatılarak, mevcut MÇK kararının yalnızca tek bir lot (4. Lot) yapımı için alındığı aktarıldı.
Buna karşılık projeye 4, 5, 6, 7 ve 8. Lotlar şeklinde ilave depolama alanları dahil edildiğine dikkat çekilen dilekçede, şu ifadelere yer verildi:
"Bu projenin ilave lotlarla birlikte yaklaşık 2080 yılına kadar devam edeceği anlaşılmaktadır. Gelişen imar ve yerleşim alanları dikkate alındığında, bu sahanın 2080 yılına kadar çöp depolamaya tahsis edilmesi, ilerleyen süreçte tesisin tamamen kentin göbeğinde kalması anlamına gelecektir. Nüfus artışı ve kentleşme baskısı göz ardı edilmiş, 10 yıl sonra şehir merkezine dönüşecek bir alanda kapasite artırımına gidilerek telafisi imkânsız kamu zararına yol açılmıştır."
Mahkeme bilirkişisi planı kusurlu buldu
Muhtarların başvurusunda, Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 18 Nisan 2025 tarihli ve 168 sayılı 1/50.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği kararına karşı Samsun 2. İdare Mahkemesi'nde (Dosya No: 2025/862-E.) açılan iptal davasına dikkat çekildi.
Dava dosyasına giren resmi bilirkişi raporunun özetinde şu teknik kusurlar kayda geçirildi:
Planlama hiyerarşisi ihlali: Üst ölçekli 1/100.000 plan hükümlerinin ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'ndeki kademeli birliktelik ilkelerinin çiğnendiği,
Bilimsel etüt eksikliği: Çevresel risk analizleri (ÇED) ve taşkın durumu etütleri gibi makro düzeydeki sakınım sınırları kesinleşmeden fonksiyon değişikliğine gidildiği,
Mevzuata uyumsuzluk: Plan açıklama raporunun bilimsel ve analitik veriler yönünden yetersiz kaldığı ve mer'i imar mevzuatına uyum sağlamadığı tespit edildi.
Aktif heyelan bölgesi ve arıtmasız sızıntı suyu tehlikesi
İtiraz dilekçesinde projenin çevre ve insan sağlığı açısından barındırdığı diğer riskler sıralandı:
Aktif heyelan tehdidi: Tesisin kapasite artışı planlanan sahasının sınırında doğrudan aktif heyelan bölgesinin bulunduğu ve facia riskine rağmen tedbir alınmadan genişleme planlandığı vurgulandı.
Kanalizasyon ve arıtma altyapısı yok: Bölgede atıksu arıtma tesisi ve kanalizasyon altyapısı bulunmadığı, çöplerden sızan sular ile ağır metal içeren fermantasyon sıvılarının çevreye karıştığı, vidanjörle taşıma yönteminin ise ne teknik ne de fiziki olarak sürdürülebilir olmadığı ifade edildi.
Mevzuat sınırı aşıldı: Tesisin 250 metre yakınında hobi bahçesi ve yerleşim yapılarının yer aldığı, Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik gereğince 250 metrelik koruma bandı içinde konut bulunmaması kuralının ihlal edildiği aktarıldı.
Ulaşım ve koku kâbusu: Güzergâhta Samsun Adli Tıp Kurumu, Samsun T Tipi Kapalı-Açık Ceza İnfaz Kurumu ve TOKİ konutlarının yer aldığı, 2025 yılında atık taşıyan araçların devrilmesiyle etrafa çöplerin saçıldığı, rehabilite edilmeyen sokak hayvanlarının atıkları çevreye yaydığı ve mahallelerin ağır koku sebebiyle nefes alamaz hale geldiği kaydedildi.
Evlerimizin camını açamaz hale getirildi
Kadamut, Aşağıavdan, Ahulu, Hastane, Kavacık, Tepecik, Kıran, Kuşçulu, Çatalkaya, Çanakçı, Kapaklı, Bilmece, Çetinkaya, Yeşiltepe, Pazar ve Anadolu mahallelerinin de aralarında bulunduğu İlkadım ilçesinin çok sayıda muhtarı hazırlanan ortak metne resmi mühür ve imzalarıyla destek verdi.
Muhtarlar adına dilekçede yer alan ortak çağrıda şu ifadelere yer verildi: "İnsanların temiz hava almak için geldiği ata topraklarında çöp kokusundan pencere dahi açamaz hale geldik.
Doğalgaz ve altyapının ulaştığı bu bölgeler artık şehrin gelişme aksıdır. Şehrin menfaati için yapılacak yatırımlara karşı değiliz; ancak kentin tam ortasında kalacak bir çöp sahasını kabul etmiyoruz. Kapasite artışı iptal edilmeli, katı atık tesisleri şehir merkezinden uzak, gelişim havzasında yer almayan alternatif alanlara taşınmalıdır."