Kan, Küfür, Hakaret Eşittir Muhalefet...

Salı günleri grup toplantıları oluyor

Türkiye - 25-05-2016 12:18

Salı günleri grup toplantıları oluyor. Parti başkanları kendi gruplarında konuşmalar yapıyorlar. Satır aralarında memleket için hayırlı bir şey olabilir mi diye merakla dinliyoruz. Siyasetçiler ve birlikte çalıştıkları ekipler derken bir sürü insanın emeği olan konuşmalar bunlar. Bir vizyon koyuyorlar ortaya. Bir memleket hayali anlatabilirler, gözümüzden kaçan ya da küçük gördüğümüz bir sorunun aslında ne büyük bir dert olduğunu fark ettirebilirler diye dikkatli dinliyoruz.  Kılıçdaroğlu bu haftaki konuşmasını AK Parti’ye oy veren seçmeni uyararak başladı. Aklınızı başınıza alın, dedi. CHP’yi anlatmak yerine CHP oy vermeyenleri fırçaladı. Paylaşabileceğimiz, halk olarak “Hadi inşallah” diyebileceğimiz bir şey söylemedi yani. Fırça yedik CHP’ye oy vermedik diye. Sadece yediğimiz fırçayla kalsaydık iyiydi ama yetmedi bu Kılıçdaroğlu’na. Kendine yumurta atarak protesto edenlerin ne kadar şerefsiz insanlar olduğunu anlattı. Kılıçdaroğlu şerefsiz dedikçe, salonda alkışın ve bağırtının dozu yükseldi, o ‘şerefsiz’ dedi salon bağırdı derken o hakaret ettikçe dinleyen CHP’liler çılgınlar gibi kendilerinden geçtiler. Bu da yetmedi Kılıçdaroğlu’na devreye kendini kaybetmiş trans halindeki devrimci CHP’liler girdi ve “Tayyip’in p..leri” diye bağırmaya başladılar. Arada sırada münferit cezbeler halinde başka küfürler de duyuldu.  Bunlar yeter mi Kılıçdaroğlu’na, yetmedi! Başbakan Binali Yıldırım’ın adından yola çıkarak büyük bir dehayla siyasi bir çözümleme yaptı. Öyle bir küfretti ki, geleneksel CHP kültürüne bir tuğla daha koymuş oldu. Binali Yıldırım’ın, Cumhurbaşkanı’na “Kime istersen binerim, kimden istersen inerim” dediğini ifade etti. Ne önemi var bütün bunların? “Bu adamın ve etrafındakilerin ne olduğu belli, tarihleri belli zihniyet belli” diyebilirsiniz.  Şu kısmı önemli; başkanlık sistemine geçiş sürecimizde memlekete katkı yapacak kapasitesi olmayan bu adamların hepsi mecburen küfür ve hakarete sarılacaklar. Her gün giderek daha fazla sövecekler. Sövmenin aldığı alkışın şehveti dayanılmazdır. Memleket için ortak olacakları, omuz verecekleri hiçbir yeteneği yok bu adamların. Her gece kendilerini daha da fazla işe yaramaz ve değeriz hissediyorlar. Kendi kendilerini eziyorlar. Mesela Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle gurur duyamıyorlar. Moralleri bozuluyor, göğüsleri sıkışıyor çünkü iyi şeyleri kendilerine nispet olsun diye yapıldı zannediyorlar. İcraatları kendilerine nispet yapılıyor zannedip sinirleniyorlar. İsrail’e, Almanya’ya, İngiltere’ye nispet olacak başarıları kendi üzerlerine alınıp onlar adına sataşıyorlar. Bu sıradan bir eziklik değildir. Dikkatli olmak lazım. Her geçen gün daha çok sövecekler ve sonunda, sürekli söz ettikleri kan aksın diye çalışacaklar... Erem ŞENTÜRK / Diriliş Postası
Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın