Hangi isimlendirme, sıfatlandırma kime nasıl hoş görünürse görünsün umurumda değil; Fransız İhtilali'nin kavramlarıyla kendimi tanımlamayı reddediyorum. Westfalya Barışı'nın bize yansıması olarak, 1600'lerden itibaren ülkemizde var olan bütün kanallar, su olmaya karar verip akanlar için önceden kazılmış tuzaklı yerlerdir. İyi niyetle yapılan her iş nihayetinde o barajlarda toplanıp, dışarıya yarayan enerjiler olarak yine bize, bu millete karşı dönüyor. İş ve mahsul verimini yükselttiğiniz tarla eğer başkasına aitse kâr ve kisp de onların hanelerine yazılacaktır. Dünyadaki siyasi hareketlerin bire bir yansıması şeklinde kurgulanmış her "işler toplamı" ancak yine dışarının kazanç defterine kayıtlı, bizim zararımıza kazançlar olacaktır. İstediğiniz kadar millilik iddia edin, takip ettiğiniz izlek, söylem kalıbı, içinde ne olursa olsun öz itibariyle dünyadaki, aslında tek elden örgütlenmiş, tek bir çatı altındaki farklı odaların kurumu, kuruluşu olacaktır. Boşuna kürek çekmeye gerek yok.
Telef olan, rotasız hayatlar
19:47 - Köşe Yazıları