Kibrit çöpünden insanlarız…

Kendime bir kahve yapmak üzere mutfağa gidiyorum

Köşe Yazıları - 11-01-2014 09:46

Kendime bir kahve yapmak üzere mutfağa gidiyorum. Suyu ısıtmak için ocağa doğru yöneldiğimde fark ediyorum ki elektrikler kesilmiş.

Hay aksi!

Bir yandan söyleniyor öte yandan çekmeceleri karıştırıyor ve çok geçmeden bir kibrit buluyorum. Daha önce bir kibritle karşılaştığımda hiç bu kadar sevinmemiştim. Tüm bunları yaparken bir de kendi kendime “Bu ne kahve içme azmi!” diye şaşırıyorum…  

Kutunun içinden bir kibrit seçiyor ve sürtüyorum alev alması için. Ocağın düğmesini çeviriyor ve alevlenen kibrit çöpüyle gazı buluşturup suyu ateşe koyuyorum. Artık yapmam gereken tek şey suyun kaynamasını beklemek. Beklerken elimde tuttuğum kibrit kutusuyla gayriihtiyari oynadığımı fark ediyorum. Kutuyu açıp kapıyor, çeviriyor, havaya atıp tutuyor ve bazen de tutamıyorum…

İşte tam bu sırada, yere düşürdüğüm anda çocukluğumdan bir kesit canlanıyor hafızamda. Döşemenin üzerine dağıttığımız ve birbirine değmeden toplamaya çalıştığımız kibrit çöpü oyunu...

Bu oyunu ne zaman oynasam hep yanmışımdır. Dikkat, rikkat, sabır ve yumuşak dokunuşlarla oynanması esas olan bu oyunu, her zaman aceleci ve sabırsız olan ben kaybediyordum elbette…

Düşünüyorum da hayatımız ne çok benziyor kibrit çöpü oyununa. Önce dağıtıyor sonra da diğer insanlara zarar vermeden toplamaya çalışıyoruz. Her defasında yanan olmak umutlarımızı törpülüyor fakat soldurmuyor... Çünkü bu oyun aslında başkalarına dokunmadan, başkalarına temas etmeden yaşanılamayacağını işaret ediyor. Dağıttığımız her bir kibrit çöpü bizleri temsil ediyor. Başka hayatlara dokunmadan yaşanılamayacağının en güzel kanıtıdır bu oyun.

Kaybede kaybede öğreniyor işte insan kazanmayı…

Narin olur kibrit çöpleri, en ufak darbede kırılabilir. Biz insanlar da öyle değil miyiz? Birbirimizi tutmasını bilmezsek incitebilir, incinebiliriz…

Tutmayı bilmeliyiz sevdiklerimizi, bir kibrit çöpünü tutmayı bilmek gibi… Yanımızda yakınımızda dursun sevdiklerimiz. Tutabildiğimiz kadar tutunabiliriz…

Ateş çıkarır kibrit çöpleri, sürttüğünüzde ateşlenir… İnsanoğlu da öyledir. En ufak sürtüştüğünüzde ağzına geleni söyleyiverir. Ateşlenir, celallenir… Kendisini de çevresindekileri de yakar kavurur.

Alt tarafı bir fincan kahve içmek istemiştim. Bir kahve içme isteği beni nerelere sürükledi böyle. Kahvem bitti fakat durduğum yer değişti…

Bir kutu kibrit çöpüyüz hayatın değişik noktalarına savrulan…

Kimimiz yakıyor, kimimiz kırılıyoruz…

Kendimizi toplayamıyor da toplanmayı bekliyoruz.

Biri bize dokunsa, biri bize dokunmasa…
Günün Diğer Haberleri