KUZULARIN SESSİZLİĞİ
Samsun medyası Ünal Yavuz’un Denge Gazetesi’nde yazdığı ‘Bir İtiraf, Bir Özür’ yazısına tepkisiz kaldı.
Türkiye - 16-08-2013 12:18
Yavuz yazısında Medya – Siyaset ilişkisini yaşadıklarıyla ve bütün çıplaklığıyla ortaya koyarak Samsun / Yerel Medya açısında önemli bir özeleştirinin kapısını aralamıştı.
Ünal Yavuz’un yazısı Samsun medyasında önemli bir tartışmanın fitilini ateşlemesi gerekirken böyle bir yazının ‘YOK’ farz edilmesi, Yavuz örneğinde görülen medya – siyasetçi çarpık ilişkilerinin daha başka örneklerinin olup olmadığını akıllara getiriyor..
Yerel medyanın ilkeli, bağımsız, dürüst ve çıkar çevrelerinin güdümünden uzak yayıncılık yapabilmesinin tartışmaya açılarak imkanlarının aranması bakımından bir MİLAT olmasını umduğumuz Ünal Yavuz yazısının hiç bir yerel medyada görülmemesi, hiçbir köşe yazarı tarafından değerlendirilmemesi yerel medyanın kendi özeleştirisi bakımından önemli bir fırsatı da görmezden geldiği / geleceği anlamını taşıyor.
BİR TEK YAVUZ MU?
Ünal Yavuz’un cesur çıkışının medya - siyasetçi- işadamı çarpık ilişkisi ile bağımsızlığı engellenen yerel medyamızda daha kimlerin kimler ile masa başı anlaşmalar yaptığı ve hangi siyasetçinin önünü kesmek için hangi rakamlar karşılığında gazetesini, tesislerini ve kalemini hizmete sunduğunun ortaya çıkmasının; hem gazetecileri, hem siyasetçileri ve hem de ‘Demokratik seçimlerin teminatı olan ve olacak’ herkesi ilgilendirecek önemli bir nokta olduğuna da temas ederek Yavuz’un yazısını unutturmamak adına önemli bulduğumuz yerlerini yeniden ‘gözleri çıkartacak bir şekilde göz planına’ alıyoruz:
YUSUZ ZİYA YILMAZ İLE KAHVALTI
Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Yılmaz'la o dönem abi kardeş gibi görüşüyor gerçekten de kendisini çok seviyordum...
Yıllara dayanan farklı bir dostluğumuz vardı..
Seçimler yanaşıyor zaman hızla ilerliyordu...
Birgün Sayın Başkanı sabah kahvaltısına davet ettim...
Kuş sütü eksik bir kahvaltı yaptık...
Memnun oldu Sayın Başkan...
Kahvelerimiz geldi, keyfide yerindeydi...
Kendisine Samsun'da hem gazete çıkartıp hem matbaa işleri yapan 3-4 gazete olduğunu, yanlız bu işlerin Samsun'da bir gazeteye verildiğini ve hakkaniyet gereği bunun yanlış olduğunu söyledim...
Hemen oracıkta Genel Sekreter Kenan Şara'yı arayıp benim bu sıkıntımı dile getirdi ve bana dönerek;
"Bundan sonra böyle bir şey olmayacak. Senin kurduğun bu güzel tesislere belediyenin her türlü işi verilecek ve ayrım yapılmayacak" dedi.
VE KENAN ŞARA DEVREDE
Kısa bir süre sonra Sayın Kenan Şara'yı ziyaret ederek onla da aynı sıkıntıları paylaştım. Bana "Ünal Bey bu olayı düzelteceğiz. Bundan sonra sana da belediyeden matbaa işleri verilecek" dedi.
O dönem Gazi Belediye Başkanlığı'nı Nihat Batur yapıyordu...
AK Parti'nin adayı Süleyman Kaldırım'ın Gazi Belediye Başkanlığı'na ismi açıklansa da tanınmamış bir aday olduğu için Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından Gazi'de seçimi Sayın Kaldırım'ın kazanamayacağı görüşü hakimdi...
Sayın Nihat Batur onlar için potansiyel bir tehlikeydi ve başkanlığı yeniden kazanmasını istemiyorlardı.
Hatta CHP'li Vedat Yılmaz'ın seçimleri kazanması onların daha da işine geliyordu.
Senaryo yazılmış ama uygulamadaki figüranlar henüz hazır değildi...
FİGÜRAN YAVUZ VE GÜLE GÜLE BATUR
Meğer o figüranlardan birinin ben olduğunu Sayın Şara'yla yaptığım görüşmeden sonra anlayabildim...
Bu arada Sayın Nihat Batur çok sevdiğim, saydığım bir insandı ve dönemde çok iyi görüşüyorduk...
Sayın Şara o günkü görüşmemizde bana aynen şunları söyledi;
Ünal Bey senin matbaan ve gazeten güçlü. Biz burada Nihat Batur'un seçim kazanmasını istemiyoruz.
Bunun gazetende sürekli olarak işlenmesini istiyorum...
Bunu kibar dille söylese de anlamı şuydu..
Nihat Batur seçimleri kazanmayacak!..
Ertesi gün Gazi Belediye ile ilgili bir haber yaptım...
Belediyeye çağrılıp 10 milyarlık bir inşaat firmasının çeki verildi...
O dönem matbaamıza verilen işler o kadar çoğaldı ki, aldığımız işlerin hepsi belediyenin kayıtlarında mevcuttur. Bu arada para ile vicdanım arasında sürekli gidip geliyor ve yaptığım işin doğru olup olmadığını kendi içimde sürekli sorguluyordum..
Nihat Batur seçimleri kaybetmiş, Süleyman Kaldırım Gazi Belediyesi'nin yeni başkanı seçilmişti...
Büyükşehir'i ise yine Sayın Yılmaz kazanmıştı...
Keyifler yerindeydi...
Peki seçimler bittikten sonra ne oldu?..
Sayın Şara bizi unutup kendi bildiği ekibiyle yola devam etti..
Öküz öldü, ortaklık ise bozulmuştu...
Seçimden sonra matbaamıza hiçbir iş verilmediği gibi bunu sorguladığımda, Başkan Yılmaz'la Sayın Şara sürekli aramızı açmak için yoğun uğraşlar vermiş ve bunu başarmıştı...
O gündür bu gündür Sayın Yılmaz'la görüşmüyorum..
Görüşmekte istemiyorum...
Hakkımı asla helal etmiyorum...
Yazının tamamı için:
http://www.dengegazetesi.com.tr/author_article_detail.php?id=8251