Mahalle Nereye Gitti?

Bir zamanlar evle iş arasında bir yer vardı. Ne tam ev, ne tam iş. Bakkalın önü, çınarın altı, apartman girişindeki o basamak, akşamüstü sandalyelerin kaldırıma taştığı o sokak.

Köşe Yazıları - 02-11-2026 16:34

 Adını sormadan selam verdiğin, para harcamak zorunda kalmadan oturduğun, yüzünün tanındığı yerler. Çayın demlendiği, dedikodunun döndüğü, çocukların top koşturduğu o ortak avlu.

 

Sosyologlar buralara "üçüncü mekân" diyor. Ev birinci, iş ikinci; üçüncüsü ise ikisi arasındaki o nefes alma alanı. Kimliğini kanıtlamadan girebildiğin, bir şey satın almak zorunda olmadan kalabildiğin, adının değil yüzünün tanındığı yer. Aidiyet dediğimiz o kökleşme duygusu, işte oralarda büyür. Ne satın aldığınla değil, orada olmanla var olursun.

 

Sonra o mekânlar teker teker kayboldu. Yerlerini kapalı siteler, AVM'ler, güvenlikli kapılar, tek başına yapılan alışverişler aldı. Şehir dışa doğru büyüdükçe içimiz daraldı. Artık komşunun adını değil, kombinin arıza kodunu biliyoruz. Asansörde göz göze gelmemek için telefona bakıyoruz. Kapımızın önünden geçen yüzler tanıdık değil; sadece kalabalık.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Günün Diğer Haberleri