Makineye Söylediklerimiz, Birbirimize Söyleyemediklerimiz

Bir akşam yemeğinde tartışma çıkıyor. Masadakilerden biri bir şeyin böyle olduğunu iddia ediyor, öteki öyle olmadığında ısrar ediyor. Eskiden bu tartışmalar ansiklopediyle, sonra arama motoruyla biterdi. Şimdi biri telefonunu alıp yapay zekâya soruyor, cevabı yüksek sesle okuyor ve masa susuyor.

Köşe Yazıları - 26-09-2026 14:20

Kimse "Bu makine nereden biliyor?" diye sormuyor. Hakem artık o. İşte yapay zekânın sosyal hayatımıza ne kadar sessizce yerleştiğinin en sade görüntüsü bu.

Artık doğum günü mesajlarını, taziye yazılarını, iş yerindeki gergin e-postaları, hatta sevgiliye atılacak barışma mesajını bir makineyle birlikte yazıyoruz. Flört uygulamalarında karşı tarafa atılan esprili ilk cümlenin kaçı gerçekten o kişiye ait, bilmiyoruz. Çocuğuyla tartışan bir baba, ona ne yazacağını bilemeyip yapay zekâya danışıyor; bir yanda "Kendi çocuğuma ne diyeceğimi bir programa soruyorum" mahcubiyeti, öbür yanda işe yaramasının rahatlığı. Bugünün tam fotoğrafı bu ikisinin arasında bir yerde duruyor.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Günün Diğer Haberleri