Hazine'nin 2026 yılı Ocak-Temmuz dönemi nakit gerçekleşmelerini analiz eden raporda, faiz ödemelerinin korkutucu boyutlara ulaştığı ve vatandaşın refah payını doğrudan azalttığı ortaya kondu.
Raporun en çarpıcı gerçeği, milletin alın terinden toplanan gelirlerin büyük bir kısmının "faiz canavarı" tarafından yutulması oldu.
RAKAMLAR KORKUTUCU
HÜDA PAR İktisat Başkanlığı'nın açıkladığı Hazine Nakit Gerçekleşmeleri raporuna göre, Ocak-Temmuz 2026 döneminde Toplam Gelir 9.33 Trilyon TL olarak gerçekleşti. Buna karşılık, Toplam Giderler 10.79 Trilyon TL'ye ulaştı. Bütçe açığının ana nedeninin, tek başına 1.76 Trilyon TL'ye ulaşan Faiz Ödemesi olduğu belirtildi. Bu rakamlar, ülkenin mali yapısındaki faiz sarmalının büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
1.76 TRİLYON TL NEREDE KULLANILABİLİRDİ?
Raporda yer alan en çarpıcı soru ise şu: "Eğer faiz ödemesi olmasaydı, bu 1.76 Trilyon TL nereye harcanabilirdi?" HÜDA PAR, bu devasa kaynağın halkın refahı için nasıl kullanılabileceğine dair somut örnekler sunarak, kaybedilen fırsatın büyüklüğüne dikkat çekti. Rapora göre, bu para ile:
Vergi yükü azaltılabilir, çalışanların ücret kesintileri düşürülerek halkın cebi rahatlatılabilirdi.
Dar gelirli vatandaşlar için daha fazla sosyal konut üretilebilir, barınma sorunu çözülebilirdi.
Tarım ve hayvancılık sektörüne daha güçlü ve doğrudan destekler sağlanabilir, gıda fiyatları düşürülebilirdi.
Gençlerin istihdamını artıracak ve işsizliği azaltacak yatırımlar yapılabilirdi.
Eğitimden sağlığa kadar tüm kamu hizmetlerinin kapasitesi ve kalitesi artırılabilirdi.
Sosyal destekler genişletilerek, dezavantajlı kesimlerin refah artışı sağlanabilirdi.
"BORCU BORÇLA ÇEVİRMEK DEĞİL, EMEĞİ DEĞERLİ KILMAK"
Toplanan her kuruş gelirin milletin emeği olduğunu vurgulayan HÜDA PAR İktisat Başkanlığı, mevcut mali düzeni sert bir dille eleştirdi.
Partinin açıklamasında, mali düzenin borcu borçla çeviren bir sistemden, emeği değerli kılan, yükü adil dağıtan ve imkânları hakça paylaşan yeni bir sisteme dönüşmesi gerektiği belirtildi. Bu eleştiri, ekonomide köklü bir sistem değişikliği ihtiyacına işaret ediyor.