Bu eleştiri kültürü aklıma şu ayeti getirdi: “Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk”, derler. De ki: “Allah’la, O’nun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?” (Tevbe/65) Alay konusu edilemeyecek değerlerimiz de varmış.
İnsanların sahip oldukları düşüncelere, sarfettikleri sözlere ve takındıkları tutumlara bakarak dini ve dini değerleri sorgulamak, alay konusu etmek, yokmuş gibi davranmak olacak şey mi Allah aşkına? Bir Müslümana yakışan bir durum mu bu?
Toplumda cereyan eden hataları ve alenen işlenen kusurları dinimizin birer emriymiş gibi algı oluşturmaya çalışanları veya bu minvalde oyun ve eğlence tertipleyenleri iyi niyetli olduklarına inanmamı beklemeyin. Bu tür yaklaşımların nereden geldiği belli değil ancak kimlere hizmet ettiği ayan beyan kabak gibi duruyor ortada. Bunun hayra alamet olmadığını bu satırlar aracılığıyla siz değerli okuyucularıma bir kez daha aktarmak istiyorum.
Halbuki tam tersi bir durum cereyan ediyor olmalıydı. Dinimizin emirlerine ve yasaklarına bakarak insanların düşüncelerini, sarfettikleri sözlerini ve sergiledikleri davranışlarını değerlendirmeliydik. Bu doğru bir davranış, bu da yanlış bir tutum diyerek ayet ve hadisler eşliğinde eleştirilerimizi sıralamalıydık. Her konuda başkalaşım geçirdiğimiz gibi bu konuda da değişime uğradığımızı itiraf etmek durumundayım.