Yaklaşık yüzde 1,5’lik başarı diliminden öğrenci kabul eden okulun, sahip olduğu yüksek öğrenci potansiyelini üniversite yerleştirme başarısına yeterince yansıtamadığı yönündeki eleştiriler, okul yönetimi ve eğitim politikalarının yeniden sorgulanmasını gündeme getiriyor.
Sosyal Projeler Değerli, Ancak Öncelik Akademik Başarı
Öğrencilerin sosyal, kültürel ve bilimsel projelerde yer alması şüphesiz eğitim sürecinin önemli bir parçası.
Aziz Atik Fen Lisesi öğrencilerinin Hazarfen başta olmak üzere çeşitli projelerde ortaya koyduğu çalışmalar da gençlerin çok yönlü gelişimi açısından kıymet taşıyor.
Ancak bir fen lisesinin temel misyonu açısından bakıldığında önceliğin akademik başarı olması gerektiği belirtiliyor.
Fen liseleri, Türkiye’nin en yüksek akademik başarı gösteren öğrencilerini bünyesine kazandıran özel eğitim kurumları arasında bulunuyor.
Dolayısıyla bu okulların temel hedeflerinden biri, öğrencilerini başta mühendislik, tıp, temel bilimler olmak üzere nitelikli yükseköğretim programlarına hazırlamak.
Sosyal ve bilimsel faaliyetlerin akademik eğitimi desteklemesi gerekirken, üniversite sınavına hazırlık sürecinin önüne geçmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Yüzde 1,5’lik Dilimden Alıp Geride Kalmak
Eleştirilerin merkezinde ise okulun öğrenci kabulündeki yüksek başarı seviyesi bulunuyor.
Aziz Atik Fen Lisesi’nin yaklaşık yüzde 1,5’lik başarı diliminden öğrenci kabul ettiği ifade edilirken, Mardin Midyat Fen Lisesi’nin yaklaşık yüzde 6’lık dilimden öğrenci aldığı belirtiliyor.
Aradaki öğrenci kabul düzeyi farkına rağmen akademik sonuçlar karşılaştırıldığında ortaya çıkan tablo, Aziz Atik Fen Lisesi’nin mevcut eğitim performansının sorgulanmasını gerektiriyor.
Çünkü yüzde 1,5’lik dilimden öğrenci alan bir okulun, daha geniş bir başarı diliminden öğrenci kabul eden okullar karşısında akademik açıdan geride kalması, yalnızca öğrencilerin performansıyla açıklanabilecek bir durum olarak görülmüyor.
Burada asıl sorulması gereken soru şu:
Yüksek akademik potansiyele sahip öğrenciler neden üniversite başarısına aynı ölçüde yansıtılamıyor?
Mesele Yönetim Anlayışında mı?
Ortaya çıkan tablonun eğitim yönetimi açısından kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bir okulun başarısı yalnızca öğrencilerin sınav sonuçlarıyla değil; okul yönetiminin hedef belirleme kapasitesi, öğretmen kadrosunun motivasyonu, ölçme-değerlendirme sistemi, rehberlik çalışmaları ve üniversite sınavına hazırlık stratejileriyle birlikte ele alınmalı.
Bu nedenle Aziz Atik Fen Lisesi’nin son yıllardaki akademik verilerinin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması, okulun üniversite yerleştirme sonuçlarının geçmiş yıllarla karşılaştırılması ve ortaya çıkan tablonun eğitim yöneticileri tarafından objektif biçimde değerlendirilmesi önem taşıyor.
Eğitim Yönetiminde Liyakat ve Sonuç Esas Olmalı
Eğitim kurumlarının yönetiminde liyakat ve başarı ölçütünün daha fazla öne çıkarılması gerektiği görüşü de tartışmanın önemli başlıklarından biri.
Okulu yöneten kadroların; akademik başarıyı yükseltebilmesi, öğrencilerin üniversite sınavlarındaki performansını artırabilmesi, öğretmen kadrosunu ortak hedef etrafında buluşturabilmesi ve okulun sahip olduğu potansiyeli doğru yönlendirebilmesi bekleniyor.
Başarı gösteren yöneticilerin desteklenmesi, beklenen akademik performansı ortaya koyamayan yönetimlerin ise objektif kriterlerle değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Türkiye’de sınav gerçeği var
Sosyal, kültürel ve bilimsel faaliyetler elbette öğrencilerin gelişimine katkı sağlayan önemli unsurlar. Ancak fen lisesi düzeyinde eğitim alan, Türkiye’nin en başarılı öğrencileri arasında yer alan gençlerin geleceğini belirleyen temel göstergelerden biri akademik eğitimlerinin niteliği ve yükseköğretime yerleşme başarısıdır.
Bu nedenle Aziz Atik Fen Lisesi’nin sahip olduğu yüzde 1,5’lik öğrenci potansiyelinin, Samsun’un gurur duyacağı çok daha yüksek üniversite başarılarına dönüştürülmesi gerekiyor.
Samsun’un seçkin öğrencilerini bünyesinde toplayan bir fen lisesinde hedef yalnızca iyi projeler üretmek değil; iyi projeler üreten, güçlü akademik sonuçlar alan ve öğrencilerini Türkiye’nin en nitelikli üniversitelerine taşıyan bir eğitim modeli oluşturmak olmalı.
Asıl mesele de tam olarak burada başlıyor: Yüksek potansiyelli öğrencilerden oluşan Aziz Atik Fen Lisesi, neden sahip olduğu potansiyelin karşılığını akademik başarıda yeterince gösteremiyor?