Siyonizm Araştırmalarının Öncüsü Doç. Dr. Yaşar Kutluay’ın Mezarı Nerede?

1967 yılında kaleme aldığı "Siyonizm ve Türkiye" eseriyle dönemin en kritik belgelerini kamuoyuna kazandıran ilahiyatçı ve akademisyen Doç. Dr. Yaşar Kutluay, kitabının yayımlanmasından iki yıl sonra Akdeniz’de bir tekneyle açıldığı denizde sırra kadem bastı; aradan geçen yarım asrı aşkın süreye rağmen naaşına dahi ulaşılamadı.

Güncel - 03-11-2026 18:01

Türkiye’de Siyonizm, Yahudilik ve Orta Doğu araştırmalarının akademik düzeydeki ilk ve en yetkin isimlerinden biri olan Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaşar Kutluay’ın 1969 yılındaki şüpheli kayboluşu, yakın tarihin en karanlık sayfalarından biri olmayı sürdürüyor. İleri derecede İbranice bilen ve doğrudan birincil kaynaklara inerek yaptığı analizlerle dikkat çeken Kutluay, 12 Aralık 1969'da Mersin’in Silifke ilçesinden tekneyle açıldığı Akdeniz sularında iz bırakmadan ortadan kayboldu.

Theodor Herzl’in Günlüklerini Türkiye Gündemine Taşıyan İlk İsim

Doç. Dr. Yaşar Kutluay, 1967 yılında yayımladığı "Siyonizm ve Türkiye" adlı eseriyle Türk fikir ve akademi dünyasında bir ilke imza attı. Kutluay, Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl’in hatıratındaki "Osmanlı ile Kavga" bölümlerini tercüme edip derleyerek, Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşanan perde arkası diplomasiyi belgeleriyle ortaya koydu.

Bugün tarihe mal olan Theodor Herzl ile Sultan II. Abdülhamid arasındaki Filistin pazarlıkları, Herzl’in Osmanlı’nın tüm dış borçlarını ödeme taahhüdüne karşılık II. Abdülhamid Han’ın Filistin topraklarını kesin bir dille vermeyi reddetmesi ve Herzl’in Osmanlı idaresine yönelik stratejileri Türkiye’de ilk defa Kutluay’ın çeviri ve tahlilleriyle kayıtlara geçti.

Dil Hâkimiyeti ve Erişilmesi Zor Arşivler

O dönemde Türkiye’de Siyonizm kavramının dahi yeterince bilinmediği ve kaynak sıkıntısının had safhada olduğu bir konjonktürde çalışmalarını yürüten Kutluay, İbraniceye ve semitik dillere olan üst düzey hâkimiyeti sayesinde doğrudan orijinal belgelere ulaştı. Kitabında Osmanlı’nın çöküş sürecinde yürütülen faaliyetleri, Siyonist hareketin hedeflerini ve bölge üzerindeki planlarını somut dokümanlarla gözler önüne serdi.

Silifke’de Sır Dolu Kayboluş: Naaşı Bulunamadı

Çevresine çok daha kritik belge ve bilgilere ulaştığını, yeni çalışmalar hazırlığında olduğunu ifade eden Yaşar Kutluay, 12 Aralık 1969 tarihinde Silifke kıyılarından bir tekneyle denize açıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Günlerce havadan ve denizden sürdürülen arama çalışmalarına rağmen ne tekneye ne de Kutluay’a ait en ufak bir ize rastlanmadı.

Akademik kariyerinin ve araştırmalarının zirvesindeyken yaşanan bu esrarengiz kayıp, kamuoyunda ve entelektüel çevrelerde "faili meçhul bir suikast" şüphesini doğurdu. Kutluay’ın yabancı istihbarat servislerinin hedefi haline geldiği iddiaları dönemin basınında ve kulislerinde sıklıkla dile getirilse de olayın perde arkası hiçbir zaman aydınlatılamadı. Yaşar Kutluay, ardında bıraktığı çığır açıcı kaynak eserler ve çözülememiş bir sır perdesiyle anılmaya devam ediyor.

Günün Diğer Haberleri