Siz Hala Özgür Basın Mı Diyorsunuz!
Akşam Yazarı Emin Pazarcı, ‘özgür basına darbe’ iddialarına kendi yaşadığı olaylar ile cevap veriyor
Türkiye - 23-09-2015 11:24
Akşam Yazarı Emin Pazarcı, ‘özgür basına darbe’ iddialarına kendi yaşadığı olaylar ile cevap veriyor..
Pazarcı, “Özgür Basına Darbe” diye bağırıp duranların içlerinde de bol miktarda sonradan “gazeteci” kimliği kazanan isim var olduğu kaydederek şöyle devam ediyor;
“Bunlara bir de Zaman Gazetesi kökenli olup daha sonra bir anda yükselen ve diğer yayın organlarında köşe başlarını kapan isimleri de eklemek lazım…
Oysa, o şikayet ettikleri “basına darbe” yıllar önce yapıldı. O darbenin içinde bunların bazıları da son derece aktif rol aldı.
Mesela Bugün Gazetesi, Mehmet Ali Ilıcak tarafından Türk Basın Hayatı’na kazandırıldı. Önce “dünden bugüne Tercüman” adıyla çıktı. Ardından ismi “Bugün” olarak değiştirildi ve Akın İpek’e satıldı.
Ne olduysa ondan sonra oldu…
Bir anda Zaman Gazetesi kökenli Bülent Keneş adı ortaya çıktı. Gazetenin en tepesine getirildi. Attığı adımlar ve uyguladığı politikalar yüzünden, Türk Basını’nın efsane ismi rahmetli Kemal Ilıcak’ın oğlu Mehmet Ali, Bugün’ü bırakıp ayrılmak zorunda kaldı. Oysa Mehmet Ali Ilıcak, AKŞAM ve Tercüman gazetelerini yeniden yayına geçirip okuyucuya kabul ettirmiş bir isimdi. Kendisini ispat etmişti.
Sonra, gazeteye yine Zaman kökenli Erhan Başyurt Genel Yayın Yönetmeni yapıldı. Ankara’ya da yine aynı kökten gelen Adem Yavuz Arslan temsilci olarak getirildi. Gelenler basın piyasasında pek tanınmayan isimlerdi. Hepsinin ortak özelliği ise, belli bir yapıya mensup olmalarıydı.
* * *
Operasyon devam etti…
İstanbul’da Selahattin Sadıkoğlu gibi yılların gazetecisi olan isimler gönderildi. Ankara’da da ben ve bazı arkadaşların işine son verildi.
Bütün bu uygulamalar yapılırken hukuk ve basın etiği ayaklar altına alındı. Mesela benim aldığım aylık yarı yarıya düşürüldü. Daha sonra da tazminatım bu düşürülmüş miktar üzerinden hesaplanmaya çalışıldı.
Allah’tan Türkiye’de mahkemeler var. Açtım davayı, kazandım; hakkım olanı da Akın İpek’ten kuruşuna kadar tahsil ettim.
İşte, asıl “Özgür Basına Darbe” buydu. 2008 Yılı’nda biz gazeteciler planlı bir şekilde uzaklaştırıldık ve yerimize belli bir yapıya mensup insanlar getirildi.
İlginçtir, bugün ortalığı ayağa kaldıran meslek kuruluşlarının herhangi birinden de çıt çıkmadı.
* * *
Aradan yıllar geçti. Bütün Türkiye bir “Paralel Yapı” gerçeğiyle karşılaştı. Akın İpek’le ilgili çeşitli iddialar ortaya atıldı. Akın İpek de zaten Fetullah Gülen’e bağlılığını kamuoyu önünde açıkladı.
Bu arada Ankara’daki Adem Yavuz Arslan apar topar Amerika’ya gitti.
Belli ki birilerinden haber almış, hakkında yakalama kararı çıkmasına çeyrek kala Akın İpek de özel uçağına binip soluğu İngiltere’de aldı.
Gazetenin “yazar” diye eline kalem verdiği eski savcı Gültekin Avcı ise “örgüt üyeliğinden” tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İşte olayın kısa hikâyesi budur!
Asıl darbe gazeteciler olarak 2008’de bize yapılmıştı. Yine biz ucuz kurtulanlardanız, “Ergenekoncu” diye içeri atılmadık. Siz hâlâ “Özgür Basına Darbe” mi diyorsunuz?
Emin Pazarcı - AKŞAM